Abdalların sorunları


Avşar Cihan

Avşar Cihan

Okunma 22 Haziran 2013, 11:26

Bilmiyorum okudunuz mu?

“Kırşehir Son Haber” gazetemizin Çarşamba günkü sayısında, Kamanlı Abdallar adına konuşma yapan Akbaba Karakuş’un duygularını, “Bir Dokun, Bin Ah İşit-Abdallar Dert Küpü” başlığıyla vermiştik.

Bugün, bir kısmı Bağbaşı ve Kervansaray Mahalleleri’nde, bir kısmı Kaman Sarıuşağı Mahallesi’nde, bir kısmı da İzmir Karabağlar’da yaşayan Abdallarımız var.
Geçen yıl, İzmir’de yaşayanların yoksulluk içerisinde olduklarını ve naylon, kâğıt ve cam toplayıp yaşamlarını idame etmeye çalıştıklarına bizzat tanık olmuştum.
Deyim yerindeyse sefillik içerisinde, perim perişan yaşıyorlar.

Bildiğiniz gibi, bu toprakların yetiştirdiği Büyük Ozan Merhum Neşet Ertaş’a vefa örneği olarak Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nde “Bozkırın Tezenesi; Neşet Ertaş” konulu ulusal bir sempozyum (bilgi şöleni) düzenlendi.

Büyük Ozan’ın tüm yönleriyle ele alındığı bilgi şöleni, 13-14 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirildi. Bilgi şöleninde; Neşet Ertaş’ın sanat geleneği, felsefesi, sanatçı kişiliği gibi birçok konu ele alınarak isminin bilim dünyasında da yaşatılmasına katkı sağlanması hedeflendi.

Ayrıca, Abdalların dünü ve bugünü de ele alındı
Ben, olayın bilimsel yönüne değinmeyeceğim.

Bilimsel tespitler ve sorunları çözüme ulaştırabilme noktasındaki çabalar uzun süreç gerektiriyor.
Önemli olan, Abdalların sorunlarını çözebilmek için çizilecek yol haritasında.

Bu nedenle düğünümüzde çağırıp oynayan, iyi günümüzde yanımızda olan, Abdal geleneğini en iyi şekilde sunmaya çalışan ve iç içe yaşamak suretiyle bizden biri olan Abdalların sorunlarını masaya yatırmak ve çözüm yolu bulmaktır.

Hem de ivedilikle!

Bu nedenle çok iyi tespitlerin yer aldığı Akbaba Karakuş’un söylemini, burada ilin atanmış ve seçilmişlerin görüşlerine sunmak istedim.
Karar siz okurlarımızın.

"Bizler, Türkmen aşiretinin masum, ezilen horlanan sanatçılarıyız.

Bizler, asırlardır toplumun acılarını, sorunlarını, ezilmişliklerini, kendi acılarımızı, kendi sorunlarımızı yalın bir Türkçe, bölgesel bir lehçe ile şiir olarak bozlak olarak asırlardır çalıp söyleriz.

Bizler, tarihsel süreç içerisinde zulme, baskıya boyun eğmeyen, ezenden değil ezilenden yana olan gönüller sultanı Hacı Bektaşların, ‘Kim olursan ol, ne olursan ol gel’ diyen Mevlanaların, Hacı Bayramların, Dadaloğlu'nun nesilleriyiz.

Bizler ve önderlerimiz bugünkü temsilcileriyle bundan sonra da Dadaloğlu, Hacı Taşan, Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş, Çekiç Ali’den aldığımız emaneti bizden sonraki nesillere taşımak için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak maalesef artık bu kültürü yaşayamaz hale geldik.

Ülkemiz gelişiyor, büyüyor. Halkımızın refah düzeyi her gün biraz daha yükselirken ne hikmetse bizlerin olmayan yaşam kalitesi gerilere, çok daha gerilere gidiyor.

Nefes alamaz haldeyiz.

Devletimin imkânlarında biz neden yararlanamıyoruz? Sarıuşağı Mahallesi, Abdal geleneğinin ocağıdır. Ama gelin görün ki ocak sönmüştür; artık dumanımız tütmüyor.

Ülkemiz gelişirken biz dibe vurduk.

Kaman Abdalı perişandır. Kaman Abdalı sıkıntıdadır. Kaman Abdalı kışın bir ayrı dert çeker, yazın ayrı bir dert çeker. Buradan yöneticilerimize sesleniyorum. Lütfen Sarıuşağı Mahallesi’ne geliniz. Yoksul sofralarımızın ve gönüllerimizin konuğu olunuz. Bizi dinleyin. Sorunlarımıza çare olun. Birçoğumuz tek bir göz odada. Birçoğumuz damında, çatısı olmayan, tuvaleti, banyosu, suyu bulunmayan evlerde yaşıyoruz. İnsanca yaşamak bizim hakkımız değil mi?

Dünyanın dört bir yanında sıkıntıya düşen insanların yardımına koşan, sınırları içinde binlerce Göçmeni en iyi şartlarda barındıran, burnunun ucundaki bizleri neden görmüyorlar? Bir torba çimento, bir kepçe kum için çalmadığımız kapı kalmıyor. Azarlanmaktan, hor görülmekten, aşağılanmaktan bıktık. Ama devletimizden umudumuzu kesmedik

Sayın Milletvekillerimiz, inşallah bu sesimize kulak verirler. Bizler siyaset bilmeyiz. Bizler gönlü tok insanlarız. Bizi duyunuz. Bizi görünüz. Abdal nesli yok olmak üzeredir. Lütfen milli gelirlerden payımıza düşeni bize harcayınız. Buradan Sayın Başkanımıza da küçük bir paragraf açmak istiyorum. Sayın Başkanım (Kaman Belediye Başkanı Erhan Talu). Bizim şartlarımızı en iyi siz biliyorsunuz. Çünkü hep yanımızdasınız. Yaptıklarınızı biliyoruz. Bugüne kadar Belediye kapısından hiç boş dönmedik. Sorunlarımıza, taleplerimize duyarsız kalmadınız. En azından adam yerine konulduk."
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.