Aklımızı doğru kullanmalıyız


Zafer Çam

Zafer Çam

Okunma 26 Temmuz 2016, 20:54

Aklımızı doğru kullanmalıyız
Aklını kullananlara, kiraya vermeyenler ve sorgulayanlara sözümüz yok.
Allah’ın verdiği aklı kiraya verenlere söyleyecek sözümüz çok.
Sözümüz sorgulamadan teslim olanlara.
Etrafımıza baktığımızda, gördüğümüz manzara çok acı, paralel bir yapıdan söz ediyorum. 
Ülkemizde cemaatin büyümesi, güçlenmesi, her kademede yapılanması, tek başına olmadı.
Bunun arkasında bazen siyasi hükümetler, bazen derin güçler oldu.
Cemaat denilen paralel yapılanma bugün ortaya çıkmış bir teşkilatlanma değil.
Elli yılık bir projeden bahsediyorum.
Bu projenin akıl babası ne kadar “gülenizim” dense de arkasında çok derin bir ellerin olduğu kesin.
Türkiye genelinde ve dünyada bu kadar örgütlenmek “gülenizim” kapasitesinden değil.
Yüz binlik nüfuslu Kırşehir’de bile baktığınız her yerde cemaatin yapılanmasını görürsünüz.
“Güleniz im’in” akıl babaları kimlerse çok güzel bir örgütlenme modeli sergilemiş.
Aktör olarak ta “güleniz mi” seçmişler.
Önce eğitimle bu işe soyundurmuşlar.
Yatırımı kime yapacaklarını önceden belirlermişler.
Yatırımın önceliği çocuklara ve gençler olmuş.
Eğitimin aktörleri geleceğin çocuklarını ve gençlerini elerinde yetiştirmek için önce barınma, sonra okullar oluşturmuşlar.
Çocukların temiz zihinlerini kontrol altıda tutmak için geceli gündüzlü “fetullahçı” eğitimler sunmuşlar.
Çocukların ve gençlerin zihinlerini körü körüne sorgulamadan teslim alan “cemaat” bakın bugün nasıl kontrol ediyor.
Çocukların tam geçiş sürecinde ellerine alan bu “paralel” yapı gençlerin zihinlerini bu güne kadar “cemaatlerin” ekseninde kotladılar.
“Cemaat” o kadar büyütüldü ki, gençlerin okuyacakları okullarından tutun, yapacakları ticaretlerine, evlenecekleri eşlerine kadar “paralel” yapı belirledi. 
Gelecekte ülkenin yönetim kadrosunda görev alacak örgenciler yetiştirdiler.
“Cemaat “ mensuplarının eğitimini, ticaretini, siyasetini “paralel” yapı belirledi.
Adı Cemaat olsa da, kendilerine İslamcı deseler de, bu yapılanma da İslam en sonda, birinci sırada menfaat ve çıkar.
Cemaatin partisi olmaz, menfaati olur.
Menfaati AKP, CHP, MHP, HDP deyse oy oranındır.
Cemaatin dinini, siyasetini, oyunu Amerikacı hoca belirler.
Hoca “cemaat” mensupları için çok değerli.
Zihinleri, beyinleri hep amerikancı hoca üzerine kotlanmış.
Paralel yapılanmada sorgulamadan hocaya karşı müthiş bir itaat var.
“Cemaat” mensupların baktığınız zaman hoca denilen zata sorgusuz teslimiyet görüyorsunuz.
Akıllarını kiraya verenlerin hali bu olsa gerek.
Koyun sürüsü gibi güdülmekteler.
Akılarını kiraya verenlerin ahi rette hesabı çok çetin olacak.
Akıl birlerinin elline kiraya vermek için değil, düşünmek, akdetmek için verildi.
Düşünmeyen, akletmeyen, sorgulamayan sürüleri güden çok olur.
Kim ki aklını hocasına, efendisine, abisine, üstadına, şeyhine, liderine verdiyse, sorgulamadan teslim olduysa, oturup düşünmeli.
Aklını kiradan kurtarıp yeniden sahip olmalı.
Aklımızı kullanmazsak, Kuran-ı Kerim’i okumazsak, davarlar gibi sürü oluruz.
Güdülür dururuz.
Hocalara, şeyhlere, efendiler, liderlere köle olursunuz.
Hoca diye sahiplendiğiniz kişiler insanları vahyin ışığında akılarını kullanmaya çağırandır.
Aksi halde, hocam diye sarıldığınız kişiler hakiki hoca değilse sizleri davar yerine koyuyorsa vay halinize. 
Bunların gerçek hoca olduğunu nereden anlayacağız derseniz? 
Rehberimiz kim olacak diye düşünürseniz? 
Kuran-ı Kerim ve Muhammed (s.a.v)den başkası değil.
Müslümanların kriterleri bunlar olmalıdır. 
Müslüman’ım diyen dinini kaynağından öğrenmeli.
Dinin kaynağı ataların dini değil, Allah’ın kitabı Kuran ve onun seçilmiş elçisi Muhammed (s.a.v ) olmalı.
Dinin kaynağında değil satılmış Amerikacı hocalardan öğrenirseniz haliniz bugünkü gibi olur.
Adı şeyh olsun, hoca efendi olsun, lideriniz olsun, sorgulamadan körü körüne itaat etmeyiniz.
Şükürler olsun Allah’a ki, biz kullarına ne güzel aklı vermiş, arabanın en güzelini, oturacağımız mekânların en modernini tercih ediyoruz da, ahir etimizi belirleyecek konularda aklımızı neden başkalarına teslim ediyoruz.
Bizlere dünyalık süsler, eğlenceler değil, ahir et lazım değil mi dostlar.
Bizler insan olarak aklımızda, fikrimizde sorumluyuz unutmayalım.
Aklımızı her zaman doğru yerde, doğru zamanlarda kullanalım.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.