Anadolu’nun Maraş Kazası


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 08 Ocak 2018, 09:32

Anadolu’nun Maraş Kazası

Günümüzdeki Anadolu şehirleri bir asır önceye göre güllük gülüstanlık.Mübalağa olmasın bir Kayseri, bir Konya tüm Anadolu’yu besler.12.11.2012 tarihinde Büyükşehir olan Kahramanmaraş’tan bahsediyorum.
Maraş’ın  ( 1906-1911 ) dönemleri kapsayan tüm varlığı,  (“ 1914 Yılı Maraş Kazası “Yaşar Alparslan,Doç.Dr.Emin Toroğlu ,2015-Ankara) adlı  çalışmada orijinal Osmanlı  belgelerinden  olduğu gibi Latin harflerine  resmedilmiş,o zamanın hükümetince sorulan  tüm sorular ( varlık/yokluk )cevaplandırılarak başkent İstanbul’a gönderilmiştir.
Yapılan bu çalışmada her soruya cevap verilmiş,ancak  önemli  gördüğüm  bazı  konuları özet olarak paylaşmak istedim.
Bu istatistiki bilgi,ülkemizin tarihi coğrafyasını aydınlatmak bakımından değerli tarihi kaynaklar arasındadır. 19.Yüzyılın ikinci yarısından 20.Yüzyılın başlarına kadar Osmanlı Devleti vilayetlerinde hazırlanmış olan devlet ve vilayet salnamesindeki ayrıntılı  bilgiler önemli yer tutmaktadır.
Yukarıda belirtilen tarih aralığını kapsayan belgeler ,başkent İstanbul hükümetince hazırlanmış olup o yıllarda Halep vilayetine bağlı  Maraş Kazası hakkında çok önemli resmi bilgiler sunmaktadır.Matbu olarak merkezden hazırlanan  sorulara ,elle yazılıp verilen cevaplar dönemin Maraş’ını yansıtmaktadır.
Bazı sorulara verilen cevaplar , ülkenin pür melalini de göstermektedir.Şöyle ki ;
-Yarış ve spor yerleri yoktur.
-Şehir merkezi ile Çarşı ve Hükümet arasında bir kilomete uzunluğunda şose yolu var.
-Kaza dahilinde  Maraş-Antep arası 52 km.yolun 5 kilometresi şosedir.
-Kaza ile köyler arasında şose yok.
-Kaza merkezinde ağaç yoktur.
-Evlerin bir kısmı taştan ve bir kısmı bağdadi usüluyle ve bazıları da tahta ve kerpiçle inşa edilmiştir.
-Ticaret erbaının yüzde altmışı gayrimüslim, yüzde kırkı müslimdir.
-Kazada 130 öğretmenin 63’ü müslim,67’si gayrimüslimdir.
-Ölü doğanların kaydı tutulmamaktadır.
-Kazada 6 ecnebi,2 müslim doktor var. Köylerde yok.
-Çiftçi tarımda adi karasaban,orak ve döğen kullanmaktadır.(Yani alat-ı cedide sayılan pulluk,mibzer,orak ve harman makineleri yok.)
-Tarımda gübre kullanılmıyor.
-Kaza dahilinde ziraaat mektebi,numune tarlası,çiftlikleri ve hara yoktur.
-Reji İdaresi tütün  ektirmiyor.Çiftçi perişandır.( Reji İdaresi :Osmanlı Devletinin dış borçlarına karşılık,en önemli gelir kaynağı olan tütün,tuz ve kahveden alınan vergilerin toplanması için alacaklı ülkelerin kurduğu şirket )
-Devlete ait çiftlik yoktur.
-Kazada 1.ve 2.sınıf tüccar yoktur.3.sınıf bir tüccar,4.sınıf 7 tüccar var.
-Köylerde yeter miktarda mektep ve mescit olmadığından ekseri halk cahil kalmıştır.
-Güzel sanatlar ve resim.hak,oyma,heykel gibi sanayi yok.
-Kazada 1916 yılına kadar beş senelik ikinci sınıf bir rüştiyeden başka mektep açılmamıştır.Daha sonraları 21 mektep açıldı,ikibine yakın öğrencisi var.
-Kazada 12 Medrese (Yüksekokul) var.En meşhurları ve bânileri şöyledir  :

Taş Medrese :  Bânisi Dulkadirli/Zulkadirli Hükümdarı ıAlaüdevvle Beğ
Hatuniye       :  Bânisi Dulkadirli/Zulkadirli HükümdarI Alaüdevle Beğ
Kadiriyye      :  Bânisi Dulkadirli/Zulkadirli Hükümdarı Alaüdevvle Beğ
Nebeviyye     :     Bânisi Dulkadirli/Zulkadirli Hükümdar Alaüdevle Beğ
Bektûtiye       : Banisi Dulkadirli/Zulkadirli Hükümdarı Alaüdevle Beğ 
Kalender Paşa : Banisi Beyazıtoğlu Kalender Paşa
Hacı Abdullah Bey : Banisi Beyazıtoğlu Abullah Beğ

-Kazada 10 müderris (Prof.) ve 250 öğrenci var.
-Çırak okulu yok.
-Çocuklardan gayimüslimlerin yüzde 70’i,müslimlerin yüzde 30’u okuma biliyor.
-Kütüphane yok.
-Sanayi mektebi yok.
-Ziraat ve ticaret mektepleri yok.
Böylesine fakr-ü zaruret içinde bulunan Maraş’ın Türk Kurtuluş Savaşında Fransızlara karşı topyekün gösterdiği üstün direniş ve cesaret, (31.10.1919) ülkemiz için moral kaynağı  olmuş ve TBMM tarafından kırmızı şeritli İstikal Madalyası ile,7 Şubat 1973 tarihli kanunla da Kahramanlık payesiyle ödüllendirilmiştir.
Kazada âsar-ı atika (eski eser ) olarak Dulkadirli Hâkimi Alaüddevle Beğ’in asrından cesim bir Kale ve Camii var.
Maraş’ta camii ve türbelerin dışında Afşin’de Ashab-ı Keyf Külliyesi de ayakta kalan  eserleri arasındadır.
Bir asır önce Anadolu’nun Maraş’ı böyle idi de ,  diğer şehirleri de benzer durumda ve  mamur değildi.
Kitap incelendiğinde görüleceği gibi Maraş’taki önemli yedi  medreseden beşinin bânisi Dulkadirli Hükümdarı Alaüddevle Beğ, (1480-1515 ) dört asır sonra ayakta kalan eski eserler de ona ait.
Hükümranlık dönemi içerisinde Sultanlar arasında en çok vakıf eseri bırakan Alaüddevle Bey (1480-1515), 1510 tarihli vakfiyesinde,Maraş Bedesteni’nin yakınlarındaki Mevlevi Yum Dede Zaviyesini inşa ettirdiğini ve zaviyenin geliri olarak aşağıdakileri bıraktığını vasiyet etmektedir ; 
1)Maraş Bedesteni’nin Doğu tarafındaki 15 dükkan,2) Mevlevi Yum Dede Zaviyesi etrafındaki arazi (Alaüddevle Bey’in inşa ettirdiği Kapalı Çarşı ile bu Zaviye,1 Şubat 1920 Fransız işgalinde yakılmıştır.) 3) Seki Çınarı Mezrası,4) Artıl Nahiyesindeki bir değirmen

Ne yazık ki günümüzdeki kalkınmış, büyükşehir olmuş Kahramanmaraş’ta Üniversite ve yüksekokullarda ,yeni inşa edilen büyük  camiilerde,bulvarlarda   adı yok.Ama Maraş tarihinde,coğrafyasında izi olmayanların adı var .
Peyami Safa tarihi şöyle tanımlar : “ Tarihin sürekliliğini kaybeden bir millet, herşeyini kaybetmeye   mahkumdur. Hafızası parça parça kopmuş bir akıl hastası gibi geçmişiyle, hatıralarıyla ve benliğini terkip eden bütün varlık unsurlarıyla ilişiği kesilmiştir.”
Dulkadiroğulları Beyliğinin Kırşehir  Sancağında , merhum hükümdar  Alaüddevle Bey’in adını taşıyan bir mekan var  mı ? 
Eserleri var,  ama adı yok. Oysa günümüzde Ahiliğin, tarihte Bektaşiliğin  merkezi olan  şehrimizde ,Kırşehir Tahrir Defterleri ve diğer kayıtların incelenmesinden  o zaman ki adıyla ; 
1)    Ahi Evran Türbesi
2)    Hacı Bektaş Balım Sultan Türbesi (Yeğeni büyük komutan Şahsuvar oğlu Ali Bey inşaa ettirmiştir.)
3)    Hacı Bektaş Cuma Camii(Yeğeni büyük komutan Şahvaroğlu Ali Bey inşaa ettirmiştir.)
4)    Karayusuf İniköyü Camii(Günümüzde Dulkadirli İnlimurat Köyü Camii )
5)    Kaman  Sofular  Köyü Camii  (Günümüzde Aydınlar Köyü)
6)    İğdecik Köyü Camii
7)    Hacı Köyü Camii
8)    Halifeli Camii (Ağca Meşhed Köyü )
9)    Vakf-ı Camii
Eserleri arasındadır. Bu ünlü hükümdar ,Oğuzların Bayat Boyu’ndan Fatih’in dayı tarafı  ve kayınbiraderi, Yavuz Sultan Selim’in dedesidir.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.