Basra harap olduktan sonra


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 16 Haziran 2014, 12:45

Arapça bir deyimdir.((Ba’de harabül Basra) Bazen Bağdat harap olduktan sonra şeklinde de söylenir.Bu bölgeye yapılan  Moğol istilasından sonra taş üstünde taş kalmadığından halkın bu deyimi kullandığı rivayet edilir.Türkçemizde de kullanılan bu deyimler,’artık çok geç  ‘ anlamındadır.Aynı geçen Bor’un  Pazarı gibi.
 Moğol İmparatoru Cengiz Han Orta Asya,Doğu Avrupa,Çin ve Sibirya Ovaları’nı da istila etmiş,çok büyük katliamlar yapmıştır.Orta Asya’ya yaptığı saldırılar yüzünden bir çok Türk halkı Anadolu’ya göç etmiştir.

 Basra,(1980-1988) yılları arasında süren İran-Irak Savaşı’nın odak noktasıdır.Zengin petrol ve doğal gaz yatakları nedeniyle 1991 yılındaki Körfez Savaşı’nın- temel sebebidir.

Diğer taraftan,Anadolu Selçukluları’nın Moğollara yenilmesiyle sonuçlanan Kösedağ Muharebesi’nde (3.7.1243),Türk-İslam tarihinde önemli bir dönüm noktası olan bu savaş,Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılma sürecini başlatmıştır.

Bu savaşta Moğollar,Anadolu’yu istila ederek,vergiye bağlamış, Ahiliğin kurucusu,sanatkârların piri Ahi Evran Veli de Selçuklu yanlısı olduğundan Kırşehir’de Mevlana’nın oğlu Alaeddin Çelebi ile birlikte idam edilmiştir.(Mevlana’nın Moğol yanlısı olduğu ve oğlunun cenazesine dahi gelmediği belirtilir.)
Ural-Altay Grubuna dahil   Türk’e akraba milletlerden olan Cengiz Han, istila ettiği beldeleri yerle bir ettiğinden ve yaptığı büyük katliamlardan dolayı acaba Avrupa, -kendi zulümlerini  görmeyip-bu olaylara nispetle  genelleme yapılarak Türkleri ‘barbarlıkla’ suçlamalarının manevi cezasını Moğolların çekmesi gerekmez mi ?

Moğollar bahsini burada bitirecektim.Ki Basra’da olanlar mazide kalmıştı.Gel gör ki bölgemiz geçmişte olduğu gibi ,ilimden ziyade zulümle meşgul edilmekte.
Basra’nın harap olması deyiminden ders almayan günümüzdeki Irak ve Suriye’nin durumu içler acısı. Irak,üçe bölünmüş durumda.(Şii,Sünni Arap ,Kürt) Suriye,yanmış,yıkılmış,binlerce vatandaşı katledilmiş, kurtulabilen vatandaşları yurt ve yuvalarından kaçarak ağırlığı Türkiye ve Ürdün olmak üzere muhtelif bölgelere sığınmak suretiyle   canlarını zor kurtarmışlar...

Türkiye’ye 130 km. mesafede bulunan Musul, Irak-Şam Müslüman Devleti (IŞAD) denilen bir örgüt tarafından ele geçirilmiş, Tigret, Kerkük ,Samara,Behice düşmek üzere.Örgütün Suriye’nin de İdlip,Rakka ve Halep şehirlerinde etkin oldukları belirtiliyor.

Irak Başbakanı çaresiz,BM.den yardım istiyor,ordusu dağılmış vaziyette.Bu örgüt , Türkiye’nin Musul Konsolosluğundan bulunan 49 kişiyi (30’u özel harekat  görevlisi polis) rehin almış sorguluyor.Konsolosluk görevlileri dışında 32 tır şoförü ve 80 vatandaş da ellerinde.

Bu isyancı örgütün Türkiye’ye karşı vukuatı ilk değil.11 Mayıs 2013 ‘de Reyhanlı’da  meydana gelen bomba yüklü araçla yapılan saldırıda  53 insanın katlini de üstlenmişti.

Musul, Osmanlı’nın kadim yurdu iken,(Bu bölgeler 900 yıl Türk hakimiyetinde idare edilmiştir)Mondros Mütarekesi’nden sonra İngilizler tarafından işgal edilmiş,işgal edildiği için Türkiye’nin Misak-ı Milli sınırları içinde yer alıyordu.

İngilizler zengin petrol yataklarına yakınlığı sebebiyle Türklere vermek istemiyordu.Türkiye savaştan yeni çıkmış,BM. üyesi değil çok zor durumda.Lozan’da çözüm bulunamadı.Ancak 1926 yılında Ankara Antlaşması ile  Musul,Irak sınırları içinde kaldı.Kerkük ve  Erbil, Musul’un hinterlandında olup Türk nüfusunun yoğun olarak yaşadıkları yurtlardı.

Musul,Kerkük,Telafer ve Erbil  Türkmenlerin kadim yurtları. Yakınları Türkiye’de yaşıyor.İnsanların kimliklerini değiştirip göç ettirseniz de,genleri asıllarını ele veriyor.Türküler,ağıtlar onları söylüyor.Bir Kerkük türküsünde söylendiği gibi, “Soyunum bak canıma / Hepsi sevda yarası “  misali hepsi can ve soydaş yarası.Arif Nihat Hoca’nın dediği gibi, “Hoyratlar söylenir ağıttan acıklı / Ağıtlar söylenir hoyrattan yanık.”

Günümüz şairlerinden Murat Ali İlerigiden, şiirle özetliyor durumu : “Yok farkım bende Ali,Osman,Mehmedim / Senin kimin Asya’dan at sürüp geldim / Kanım Türk’tür,senin kimin Türkmen’im / Söylenir türkülerde o garip yurt menim.”

Dünkü vilayetlerimiz,eyaletlerimiz başsız ,maziyi unutmuş,hatırlayanda yok..Türkmenler çaresiz.Devlet,   görünen yapıda  bir türlü .devlet geleneği oluşturulamadı.Biliriz k,devletlerde devamlılık olmalıdır.Vatandaşı yaşatılarak aidiyet bilinci oluşturulmalıdır.Her gelen yönetim,geleneği bir tarafa bırakmak suretiyle ,kimlikleri yok ederek,nüfus kayıtlarını silerek,kendi dünya görüşüne göre bir eğitim ve yönetim  sistemi oluşturursa bunun acıları 30-40 sene sonra fark edilir .Kaldı ki  Türk Devleti o bölgelerden çekileli 90 yıl oldu.Doksan yılda 4-5 nesil geldi geçti.Mazide bizim Kavalalı  Mehmet Ali Paşa’nın  yönettiği Mısır’da öyle.Fas,Tunus,Cezayir de.

İşte  iş,işten geçti.Basra,.Bağdat  harap oldu..Harap bir medeniyet  üzerine inşa edilecek yapı,köksüz olur.Cengiz Han’ın 8 asır önce yaptığı katliamlar günümüzde bizlere mal  edilir.

Bütün katliamlara rağmen Cengiz Han,bir Türk Hakanı gibi sevilir.Moğollar da Cengiz’in yaratılış efsanesini Türklere benzetir.Türkler, çocuklarına adını verir.
Ortadoğu’yu Türkiye  karıştırmadı.On yıl önce ABD’nin işgal ettiği Irak’ın durumu ortada.Osmanlı Devleti’ni batılı güçler elbirliğiyle yıktıktan sonra,bölgenin zengin doğal kaynaklarını yeni kurulan Türkiye’ye yedirmemek adına bölüp parçaladılar.

Halk tarih,demokrasi ve egemenlik konusunda bilinçsiz.Yüzyıllardır barış içinde yaşadığı,aynı kültür ve medeniyeti paylaştığı  Türkleri,emperyalistlerden kendine yakın görmüyor.Bu algı ve yanılgının değiştirilmesi için zamana ihtiyaç var.Lakin Basra harap oldu !. Çağlara aşan ortak akıllara ihtiyaç var.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.