Ben Devletim! Ben de Milletim…


Mustafa BAĞ

Mustafa BAĞ

Okunma 27 Ekim 2014, 10:49

Ben Devletim! Ben de Milletim…

Kırşehir’de kurumlara tahsis edilmiş halkın birikimleri olan binalar, tesisler ve mefruşatlar vardır. Bu yapılar birileri mesut ve bahtiyar olsun, saltanatını sürsün ve perçinlesin diye o kişinin emrine amade edilmez. Yöneticilerin sorumlulukları vardır. Tüm bu yapılanma halka hizmet etmek için halkın vergi ve birikimleri ile gerçekleşir. Eğer ki siz halkın refah payının bu şekilde heba edilmesine göz yumuyorsanız siz vatan hainisiniz. Yok, ben onlardan haberdarım diyorsanız suçun ortağısınız.

Kırşehir eski Vilayet binası. Deprem riski var bahanesiyle boşaltıldı. İçindeki mefruşat talan edildi. Yeni yerler. Yeni mefruşatlar alındı. Camlar kırıldı. Çelik dolaplar hurdacılar tarafından üst katlardan pencerelerden aşağılara atıldı. Kamyonlara yüklenip eritilmek ve birilerinin cebine para olmak için hattat haneye götürüldü. Bende bu olayların videoları var. Özel İdare Genel sekreterini aradım ve yağmayı ihbar ettim. Hiç bir şey değişmedi.

Yıllarca Fen Lisesi diye hizmet veren vakıflara ait devasa bina. Fen lisesi taşındı. Bina yağmacıların, evsizlerin ve fuhşun merkezi oldu. Hurdacılar kablolarına kadar söktüler. Kalorifer petekleri hurdacılara gitti. Milli eğitim Müdürlüğü bu binanın çürümesini seyretti. Hâlada seyrediyor. Öğretmenler odasında bulunan çek yatlar odalara taksim edilerek keyif odaları oluşturuldu. İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu binayı halen Vakfa iade etmedi.

Karakurt kaplıcasını hırsıza ihale ettiler. Valilik para alamadı. Adamı çıkarttı. Kaplıcayı çürümeye terk etti.  Dünyaca ünlü Karakurt kaplıcası yağmanın içine itildi. Üç yıldır faaliyeti olmayan. Mitolojisi Avrupa’da bilinen Karakurt kaplıcası yerle bir edildi.

Eski kadın doğum hastanesi fuhşun, balicilerin, evsizlerin mekanı oldu. Üniversite bu binayı alıp yeniden yapılandırıp yurt haline getirmek yerine ihaleyle yeniden yurt yaptı. Tüm iç donanımı söküldü. Parçalandı. Yazık oldu devasa hastane binasına.

‘ VALİ ŞENTÜRK’E AÇIK MAKTUPTUR ‘

Bu gerçekleri Valimiz Sn. Necati Şentürk'ün de bilmesini; konuya hassasiyetini çekmek istiyoruz.

Sn. Valim;

Çekim tarihi 18 Ekim 2014 olan Ahi Evran üniversitesi Aşıkpaşa kampusuna bağlı Beden Eğitimi Yüksek Okul binasına ait bir video izledim. Bu görüntüleri sesleri kapatılmış halde dahi izleseniz görüntülerdeki rezalete küfreder, ağzınız dolu kusarsınız. Bu rezaleti görmezden gelmek. Eski görüntüler demek. Tüy dikmektir. Umursamaz tavırlar sergileyenler suç işlemiştir. AEÜ yöneticileri önlem almayarak Devletin malına. Milletin refah payının çalınmasına yağmalanmasına göz yumarak suça iştirak etmişlerdir.

Biz bu yöneticileri asla hak etmiyoruz. Birileri diyor ki; sizler hak ettiğiniz yerdesiniz. Bu lafı düşünüyorum gerçekten çok doğru. Bizleri kimler yönetip, kimler bu şehre yön veriyor? İtirazı olmayan. İsyanı olmayan insanda erdem olmaz.

Audi’ye binmek. Lojmanda hizmetçilerle yaşamak belki de ayrıcalık gibi geliyordur rektöre. Seçilemediği gün tası tarağı toplayıp bu şehirden çekip gideceksin. Tıpkı halefin gibi. Ondan bir farkla. Yasaların arkasına sığınarak hiçte hak etmediğin hastaneden aldığın döner sermaye farkıyla iyice semirmiş olacaksın. Yanındaki avenelerin de çekip gidecek. Vicdanınla baş başa kaldığında ne düşüneceksin bilmiyorum. Audi ile seyahat ederken aracının önünde yanıp sönen fırıldaklı lambalarında sönecek. Birikimlerinle neye binersin bilmem. Anı olarak kalsın diyerek o fırıldak lambaları birçok şaibeye konu olan Kia cipe taktırırsın sanırım.
Rektör O ham ve çıplak görüntüleri izlediğinde ne düşünmüştür bilemiyorum ama. Bu şehre gelmek isteyecek olan onlarca vatan evladının bir değil bin kez düşünmesine neden oldun. Bir şehir üniversitesi, bir şehir senin basiretsiz tutumun sayesinde ancak bu kadar aşağılanırdı. Başardın.  Ebeveynler düşünecek. Bu nasıl Ahi şehri. Bu üniversite bir ahlak filozofunun ismini ne denli kirletmişler diyecek.

Sen bu şehrin evladısın. Bir Kırşehirli olarak utanmayacak mısın. Yanındakiler belki utanmayacak. Çünkü onların çokta umurunda olmayacak. Neden soruşturma açmıyor suçluları cezalandırılmasını sağlamıyorsun. İşte bu anlaşılır gibi değil.
Zatıalileriniz çok iyi hatırlayacak. Sizler o zamanlar Mucur MYO Müdürüydünüz. AEÜ hurda demir yolsuzluğu ortaya çıkmıştı. Had da mezuniyet platformunun da hurdacılara satıldığı anlaşılmıştı. Ardından hurda kağıtçılar çıkmıştı. Demek ki AEÜ yağma Hasanın böreği. Herkesin eli o tepsinin içinde. Bu elleri kırması gereken ben değilim ki. Sensin rektör. Sensin. O günkü olayları bir hatırla. Hani üniversiteye boy aptesti aldıracağım diyordun ya. Sen bırak boy aptesti aldırmayı. Bu görüntülerle anlaşılıyor ki sen AEÜ külliyen cenabet etmişsin.

Hele tüm eğitim birimlerinin altyapı eksikliklerinin (bina, donanım ve diğer teknolojiler) hızla giderileceğini söyledin. Adı olan varlığı olmayan Tıp Fakültesinden döner sermaye ile nemalandınız. Tıp Fakültesine yönelik bir arpa boyu yol almadınız.
İnsan AEÜ nün çok muhteşem ve zengin bir bütçesi olduğunu düşünüyor. Her şeyi yeniden alıyorsunuz. Bu üniversite daha 10 yaşında. Hurda gözüyle bakılan sıraların yığılmış hâli. Anlıyorum ki sizin vicdanınız yok. Sizler bu milletin yoksullaşmasında oluşan mihenk taşlarından birisiniz.

Biraz insaf! Rektör olarak böylesine sorumsuz söylemler savurup olayı ortaya çıkartanları töhmet altına sokmaya çalıştınız. Görüntüler ve açıklamalarınız. Bizler böyle birinin “sorumlu bir rektör” olmasını nasıl bekleyebiliriz ki?
Diğer taraftan, hiç kuşkusuz, üniversitelerde akademik personel kıyımı yaptınız. Bu gerçeği saklamanıza gerek yok. elimizde isim, isim bu kıyımın listesi, var. Bilim yuvası yandaş yuvası olduysa kabahatin çoğu kimin? Bu Üniversite ben yaptım oldu üniversitesi olabilir mi?

Bana onlarca gelen yazılar var. birinde aynen şu cümleler kurulu. “Kent kaçkını akademik gettoların, üniversite ile kent ve kentliler arasında olması gereken “işbirliği, diyalog, kaynaşma” ve “ortak yaşam kültürü” nü oluşturamayan üniversitenin öğrenciye, bize ve topluma yararı ne?”  Üniversitenin en büyük görevlerinden birisi, eğitim ile bilimin kent kültürüne kazandırılması;  kent kültürünün de eğitim ve bilime esin kaynağı kılınmasını sağlayarak,  çağdaş ve kimlikli bireyler yetiştirmenin, kentleşmemizin temellerini atmasıdır. Yaptınız mı? Yaptıysanız 18 Ekim’de Aşık Paşa kampusunda çekilen görüntülere bir bakın. Derslikte yatak. Ve yerlerde çağdaş Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün posteri. Kırılmış, dökülmüş sınıflar.

Halktan kopuk. İçe dönük. Sadece personeliyle uğraşan. Bilim yerine siyasetçinin koltuk altına giren. Kent varlığına ne katabilirim düşüncesinden uzak. Dahası var. niçin aday oldun. Niçin o koltuğa oturduğunda bu şehrin özlediği hizmeti, desteği vermedin. Senin maaşını bir gün vermeseler feryadı basarsın değil mi. Yenilenme için neden ödenek yok diye feryat etmedin. Promosyonları özel binitler yerine dersliklere. Daha iyi koşullara kaydırarak kullanmadın.

Rektör Davul ağıl da bulunan AEÜ ait olan yerleşkeye giden yolu hiç gördü mü? Yoksa Audi bu yolda nazik bedeninizi hiç sarsmıyor mu? Bana diyecekler ki! Yahu bu adam o kadar kişi arasında yapılan yarış sonucu zar zor rektör olmuş. Bir Audi’ye binmesin mi? Binsinde önünde yanıp sönen fırıldakları bari söksün. Arkamdan onun aracının geldiğini gördüğümde aklıma farklı şeyler geliyor. Dilimi ısırıyorum.

Çünkü sizler üniversitedeki entelektüel sermayesini, toplumsal sorumluluk anlayışıyla kullanmıyorsunuz. Kırşehir’e bilimsel bir tane katkınız yoktur. Halktan niçin bu kadar kopuksunuz? Hiçbir şey üretmediğiniz için halkın içine çıkacak ne gücünüz nede kudretiniz var.  Entelektüel sermayenin insan zekâsından kaynaklanan bir unsur olmanın yanında bir entelektüel faaliyetler/ davranışlar bütünü olduğu ve insanlarda var olan ama görünmeyen dinamikleri harekete geçirdiği düşünülürse siz bu düşüncenin neresindesiniz?
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.