Ben’likten vazgeçip biz olabilmek


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 31 Aralık 2013, 19:00

Ben tekildir,biz çoğuldur.Çoğunlukta güç ve kuvvet vardır.Ama nedense çoğu kimse ‘benim’ der.Her şeyi,her başarıyı kendine mal eder.Ama biz olmak zordur.Çünkü biz olmak fedakârlık,emek ,paylaşım,güven ve sadakat  ister.Benlikten vazgeçip biz olabilsek,senlik-benlik davası da biter.

Kitabımızda anlatılır : Kör şeytan, “Ben ondan daha hayırlıyım.Beni ateşten yarattın.Adem’i ise çamurdan !”diyerek başladı itirazına.Bilindiği üzere Allah,meleklerden,kendi ruhundan yarattığı Adem’e yine zatını tazim için secde etmelerini istedi,melekler de secdeye kapandılar.Ancak benliğinden geçemeyen şeytan kibre,gurura kapıldı ve ebedi olarak Allah’ın rahmetinden mahrum kaldı.

 Ben ve Sen kimlikleri muhafaza edilerek Biz’e  ulaşılmalı  . Biz kimliği,  ferdilikten tüme varımdır aslında. Benlik duygusundan vazgeçmek yazıldığı kadar kolay değildir aslında.Yaratılışımızdaki benlik,var olabilmek için birleşerek biz olmaktır.Bu anlamda dünyada tekil şahıs yoktur,çift yaratılmışızdır.
 Kalplerimiz ben’lerle dolu.Ah sen’lere bir yer açabilsek,içimizde ben’i öldürebilsek  ben,sen’im olur,ben’im olmaz.
 Korku benlikten doğar,cesaret  biz olunduğunda vücut bulur.Ben’likten kurtulup biz olabilenler büyük,güzel ve başarı dolu hizmetlerin ortakçısıdırlar.Biz olma aşkı, kendi benliğini yok etmeden biz olma halidir.

 Hayatın her alanında birlik ve beraberliğe  ihtiyaç duyarız. Biz bize olabilmeyi düşleriz.Birlikten kuvvet doğacağına inanırız.Herkes kendinden  bir şey katarak  bir iş yaparsa, neticesi  bitirilen ortak iş olur.Ben kalarak ,bizi beslemek ne güzel bir duygudur.

 Şair Enis Behiç Koryürek,Milli Neşide şiirinde ,”Biz kimleriz ?..Biz Altay’dan gelen erleriz.” Derken ‘ben’ demiyor.Oysa kendisi ben’dir. Düşünerek insanın kendisine yüklediği benlik duygusundan kurtulması başarı veya başarısızlığa   ortak olması ulvi bir duygudur.

 Ziya Gökalp, “Sen ben yoğuz,biz varız/ Biz demek,bir demektir” derken yıllar sonra Atatürk’e olağanüstü işleri nasıl başardığı sorulduğunda ise, Ben dememiştir. “Bedenimin babası Ali Rıza Efendi,duygularımın babası Namık Kemal,fikirlerimin babası ise Ziya Gökalp’tir.” Tespitiyle müşterek çalışma ve benlikten ve biz olmaya işaret ederek kazanılan zaferleri milletin fedakâr desteğine borçlu olduğunu belirtmiştir.

Kendimizde bulunduğunu düşündüğümüz faziletlerin belki de daha üstünü,küçük gördüğümüz başka kimselerde de olabilir.Başkaları da bizden daha çalışkan,daha başarılı olabilir.İşte hor ve hakir görüp kendimizi onlardan üstün bilmek,gerçekte kendimizi küçülten yanlış düşüncelerdir.

 Necip Fazıl Kısakürek. “O erler ki,gönül fezasındalar,toprakta sürünme ezasındalar ! Yıldızları tesbih tesbih çeker de ,namazda arka saf  hizasındalar.!.”derken benlikten uzaklaşan alçakgönüllülüğe vurgu yapmaktadır.Yunus,’gönüllere girdiğini ‘n  resmini ve  Yunusluğunu başkalarının söylemesiyle fark etmiştir.

Her hizmeti ben yaptım.En önde ben oldum.Evim,arabam,yatım var.. diye birinciliği ve böbürlenmeyi düşünmek yerine,hep beraber olalım diye birlikteliği tercih etmek  daha uygun bir düşüncedir.Bir olmak iri ve diri olmaktır.

Benlik, “hep ben”  diyenin içindeki aşağılık duygusunu örtmek için takındığı bir üstünlük   maskesidir.

.Aslında çevresindekilerin arzu etmemesine rağmen  kişinin ‘baş olma duygusu’  bir hastalık ve bedbinliktir..Hastalığın teşhisi belli,tedavisi biz olabilmektir.
Albert Einstein, “Ne kadar çok bilgi o kadar küçük ego ; ne kadar az bilgi o kadar büyük ego” derken   bilginin  benlikle  ters orantılı olduğuna işaret etmektedir.
Kaldı ki bilgili , kendini ve nefsini aşmış kimselerde egodan/benlikten/bencillikten  eser bulunmaz.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.