Çevre ve Siyaset


Abdullah Çelik

Abdullah Çelik

Okunma 09 Haziran 2013, 17:37

Çevre hakkı, Anayasamızın 56. Maddesi’nde düzenlenmiştir.
Buna göre; “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir.”

Anayasamız, çevre hakkını; devletin ödevi, vatandaşın ödevi ve herkesin hakkı olarak üç açıdan düzenlenmiştir.
Çevre hakkını oluşturan unsurları üç başlıkta inceleyebiliriz.

Çevre Hakkının Öznesi: Çevre hakkının özneleri, bu hakkın kullanıcıları, yani bu hakka uyulmasını talep edebilecek yararlanıcılardır. Bu özneyi şimdiki ve gelecek kuşaklar olarak belirlemek mümkündür. Öznenin ikinci kısmı, çevre hakkının yararlanıcıları bakımından öteki haklarda bulunmayan bir özelliği de yansıtmaktadır. Bu hak günümüz insanlarının gelecek kuşaklara karşı sorumluluğu ve iki kuşak arasındaki dayanışmayı göstermektedir.
Çevre Hakkının Konusu: Korunması gerekli, çevresel değerleri ifade eder. Somutlaştıracak olursak, Çevre Kanunun 1. Maddesi’nde belirtildiği gibi, kırsal ve kentsel araziler, doğal kaynaklar, su, toprak, hava, doğal ve tarihsel değerler, atmosfer ormanlık alanlar kısacası yaşamın kendisi ve hatta biyosfer, çevre hakkının konusunu oluşturmaktadır.

Çevre Hakkının Muhatabı: Çevre hakkının muhatabının tespiti, sorumluluk ve yaptırım açısından önem taşır. Kısaca belirtecek olursak çevre hakkının kullanıcıları aynı zamanda muhataplarıdır. Keza devlet de muhataplar arasındadır.

İçinde bulunduğumuz son 20 yıl, bir insan hakkı olarak kişilerin ve toplulukların çevre hakkını hukuksal olarak tanıma, hakkın kullanım ve uygulama yöntemlerini belirleme zamanı olarak kabul edilmektedir. Yeni bir insan hakkı olarak son yıllarda uluslararası belge ve anayasalara giren ve çevre korumanın en etkili ve önemli hukuksal aracını oluşturan çevre hakkı, çevre hukukunun, ulusal alanda olduğu kadar, uluslararası alanda da ortaya çıkan bir görüntüsüdür. Çevrenin ve insan yaşamının korunmasına ilişkin bir hakkın tanınması, son 20-30 yılda duyarlı bir düşünce olarak ortaya çıkmıştır. Geleneksel insan hakları araçları ile önlenemeyen çevreye yönelik ihlâllerin aşılmasında çevre hakkı, insan haklarında evrimi sağlayan önemli bir özellikli hak türü olarak ortaya çıkmıştır. ( Kaynak-Vikisource Türkiye)

Devlet ve onu yönlendiren siyaset, insan için sağlıklı çevre şartlarını oluşturmak ve korumak zorunda. Ama maalesef ülkemizdeki parti ayırmaksızın siyasi yelpazenin çoğu renkleri kendine demokrat olduğundan, çevre ile ilgili politikalar alırken vatandaşın ve de özellikle o çevrede yaşayanların görüşleri alınmıyor. Geçmiş yıllarda Çernobil ve yakın zamanda teknoloji ülkesi Japonya’da çok büyük çevre felaketi yaşatan Nükleer Santral faciaları insanların hafızasındayken, insanların yaşadığı toprağında o insana sormadan bunları kurabiliyorsunuz. Bugün Almanya’nın tamamen kapatacağı açıkladığı nükleer canavarları, yurttaşa sormadan nefes alanıma sokabiliyorsunuz.

İstanbul’da İBB verilerine göre kişi başına 6 metrekare yeşil alan düşüyor. Küçük bir halı kadar. Çok yetersiz. Buna rağmen yeşil alanlar talan edilerek müteahhitlere teslim edilmiş. Binlerce site inşa ediliyor. Bugün İstanbul’un simgesi mimari harikası camilerin bile siluetini gökdelenler bozmuş durumda.
Şehrimiz için çevresel politikalar oluşturulurken, yaşayanların fikirleri alınmalı, iyi bir amaçla oluşturulan kent konseyleri daha aktif olmalı. Çevre örgütlerinin alınan kararları ortak olması demokrasi gereğidir.

Özellikle Kırşehir’in oksijen deposu olan, Dinekbağı, Karabacak, Çaydeğirmeni, Selavur, Özbağ gibi yeşil bölgeler korunmalıdır.
Her şeyin içinde para ve kârlılığı düşünmek insanlığa yapılmış en büyük ihanettir. Sağlıklı çevre şartlarında yaşamak hakkımızdır…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.