Defterdara soralım mı?


Mustafa BAĞ

Mustafa BAĞ

Okunma 09 Mayıs 2014, 13:43

Defterdara soralım mı?
Ya da bir bilene!

Devletin en önemli gelir kaynağı olan vergi, özel ya da tüzel kişilerin her türlü iktisadi faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlardan, kamu harcamalarının finansmanı için devletin egemenlik gücünü kullanarak aldığı bir paydır. Ancak, bazı mükellefler çeşitli nedenlerle bu gelirlerinden devlete hiç pay vermemek ya da daha az vermek için kayıtlarının bir kısmını veya tamamını kayıt dışına çıkarma eğilimindedirler. Çağdaş vergi sistemleri beyan esasına dayanmaktadır. Beyan esası, verginin ödeme gücüne göre alınmasını sağlayan ve dolayısıyla vergilemede adalet ilkesinin gerçekleştirilmesinde daha etkin bir yöntem gibi gözükür. Oysa ahlaksızlara. Hırsızlara. Rüşvetçilere zemin hazırlayan bir yöntem biçimidir. Çalarlar. Kaçırırlar. İktidar siyasi çıkarlar uğruna yandaşlarının milyonlarca lira borçlarını siler. Kimin parasını silerler. Oysa milletin refah payının talanı vardır. Vurgun vardır.

Hep diyorum ya. Bu milletin %99’u Müslüman ancak %60 hırsız diye. Aşağıda yazacaklarım aynen hırsızları tarif etmektedir. Vergi takibi, yeterli ve etkin bir denetim mekanizmasıyla desteklenmediği takdirde kayıt dışı ekonomi ortaya çıkarken hırsızlar. Kaçakçılar köçekçilere gün doğuyor.

Kara paracı, Rüşvetçi ve Kaçakçı İranlı 24 yaşındaki sözde iş adamı Türkiye’nin %15 cari açığını ben kapattım diyor. Milyon dolarlık köşklerde kasırlarda yaşıyor. Bugüne kadar hırsızlık yaptığı bu devlete asgari ücretli kadar dahi.  Beş kuruş vergi ödememiş. Bu ülkede, hırsızı koruyan bir sistem ve bu adamdan nüfuzunu kullanarak rüşvet alan, kara paracıdan maaile beslenen bakanlar var. Bir dönme İranlı ile Türkiye Cumhuriyetini yöneten Bakanlar arasındaki muhabbete bir bakar mısınız? Aşkları, sevgileri dolarlar üzerine. Vize üzerine. Servet değerinde kol saati üzerine… Altın kaçakçılığı üzerine. Döviz bürosunda aklanan 250 milyar Amerikan Doları. Edirne gümrüğümde yakalanan tır dolusu uyuşturucu altından çıkan İranlı dönme. Bu ülkeyi kaçakçı, köçekçi ülkesi yaptılar. Paralel devlet iyi ki var ki bunların rezaleti ortaya çıktı. Hırsızlıkları ortaya döküldü. Anlamadığım bu milletin paralel adlı yapıya niçin düşman olduğu!
Devlet malı deniz. Milleti de keriz ya!

Mükelleflerin birçoğu çeşitli nedenlerle bu gelirlerinden devlete hiç pay vermemek ya da daha az vermek için kayıtlarının bir kısmını veya tamamını kayıt dışına çıkarma gibi bir gayretin içindedirler. Milletini soyan anlayış. Soygun anlayışına bağlı olarak; iktidar çıkarttığı yüzlerce çeşit vergiyle milleti soyma eğilimindeyken,  mükellefte vergi kaçırmayı daha evla görüyor. Yukarıdaki çalıyor. Aşağıdaki kaçırıyor.

Kırşehir vergi rekortmenleri açıklandı. Tahsin Üçgül açık ara farkla Kırşehir vergi rekortmeni unvanını yakaladı. ‘Gazeteler…’ Kim Tahsin Üçgül? Esasta bir Kırşehir beyefendisi. Düzgün, dürüst, işini yapan naif bir insan. Ne iş yapar bu adam? Bildiğim kadarıyla muhasebeci. Başka? Kırşehir Kent Konseyinin de Başkanı. Daha başka? Daha Başka, başka? Başka dallarda bir ticari unvanı var mı? Sanmam. Tahsin Üçgül’ü öncelikle ülkesini dolandırmadığı. Devletine kazık atmadığı. Kara para aklamadığı. Rüşvet dağıtmadığı için gönülden kutluyorum.

Defterdar hem şehri tanıyıp birde Kırşehir havası alayım diye caddelerinde hiç dolaşıyor mu? Dolaşırken hani eve bir şeyler alayım diyerek herhangi bir AVM’e uğrayıp şöyle etrafa bakınıyor mu? Caddelerde, sokaklarda dolaşırken etrafına bakıp koca, koca yükselen devasa inşaatları göremiyor mu? Ya da toptancıları. Ya da otobüs firmalarını?  Özel hastaneyi. Dershaneleri. Özel okulları.  Tilki Çiftliğini alan Muşlu. Sevdiğin bölgesini alan hayvan bütünleşmiş tesisi kuranlar. Akaryakıt şirketlerini. Tanıyor mu? Bu kuruluşların hepsi Konkordatomu ilan etti!

AVM’ler sinek mi avlıyor? Yoksa paramı basıyor. İnşaatların parası Hilali ahmer’den. Diğerlerin ki Allah’u taladan. Olabilir mi? Vesüpanallah.  El insaf ki, ne insaf!
Düzgün olmak bir muhasebeciyi Rekortmen yapıyor. Ya diğerleri? Defterdar sen benden daha iyi matematik yaparsın değil mi? Emrine verilmiş memurlar? Şair Eşref’i kaç kez okudun bilmem ama. Sana tavsiyem lütfen oku. Mustafa Kemal Atatürk derki: “Ülkeyi sevmek lafla değil. O’na hizmetle olur.” Anladınız mı? Bu ülkede memleket sever siyasileri biliyoruz. Ölüyü diriyi öptüler, gözü Cumhurbaşkanlığına diktiler.

‘Bir soğan soyuluyor yaşarıyor gözler.

Bir devlet soyuluyor aldırmıyor öküzler.’ Şair Eşref.

Kırşehir’de kaç inşaat müteahhidi var? Kırşehir’de bir dairenin fiyatı 250 bin ile 350 bin lira arasında. Bu adamların bindikleri otomobillere bir bakın!

Kırşehir’deki fabrikalar sinek mi avlıyor. Oto plazaları. Tarım aletleri satan plazalar… İnşaat malzemeleri satanlar.

Bu yazıyı okuyan defterdarın ilk tepkisi. Onlar başka şehirlerin vergi dairesine bağlı diyecek. Defterdar tanımıyorsa bana bir randevu versin kendilerini sokak, sokak. Cadde, cadde yol boyu gezdireyim. Hat da Mucur İlçesine ve ötesine yol boyu gidip sıfır otomobil satan pazarları ve un fabrikalarını görelim. Gezdireyim ki ne mahir şehir burası diyebilsin.

Bu şehrin Akbayır’da bunan bademliğine göz diken iş adamlarının plazalarına girip bir bakalım. Yılda kaç otomobil satıp kaç ton buğdayı una çevirip nerelere satıyorlar? Tahsin Üçgül’e vereceğiniz plaketin merteği lütfen gümüşten olsun. Bilmeyen yok ülkeyi yönetenlere sâri bir hastalık musallat oluyor onlar o kadar çok dürüstler ki! Hastalık ya oturdukları koltuktan. Ya da kırmızı halılardan bulaşıyor. Bu hastalığın adı “çalıp çırpma” ya da “hırsızlık yapma” koltuk düşkünlerini besleyen bir sistem var. bu sistemin bütün kirli işlerini aklamak için üstlenmiş sistem memurları var.

Evine ödeyemediği bin lira borç için icra gelen adam. Diğer yanda Milletin A… koyacağız diyen adamın silinen 460 milyonluk vergi borcu. SGK hiç iş ve geliri olmayana gönderdiği 47 liralık borç. Kim için? Gemicikler almak. Kasa sayılarını artırmak için olabilir mi. Ya da bu milletin A… koyduk diyen bir başka şerefsizin bir başka borçlarını silmek için olabilir mi?

Bu milleti kandırıyorsunuz? Zavallı yerine koyuyorsunuz. Arkasını döndüğünde ensesiyle oynuyorsunuz. Yüzüne karşı dürüstlükten ahlaktan bahsediyorsunuz. Sahi hanginiz daha ahlaklı? Desem! Elbette ki siz. Çünkü siler bu millete efendilik yapanlarsınız.

Hırsızlık sanırım İslam ülkelerinde daha da yaygın. En kolay yol din iman ve Allah’la kandırmak olmalı ki insanları din ile uyutup ceplerindeki parayla cennet vaat etmek olmuş.

Size iki örnek. Üç yıl önce Tunus Cumhurbaşkanı Uçak dolusu Para ve altınla kaçtı. Kaddafi’de çaldı. Kaçamadı. Kanalizasyon borusu içinde çıkartılıp linç edildi. Irak Cumhurbaşkanı Saddam bu hırsızlığı oğullarıyla yaptı. Sonunda bedelini çok ağır ödedi.

Bu iş Türkiye’de çok daha ağır. Çok daha vahim. Bu ülkede mütemadiyen çalıyorlar. bu halk uyku halinden vazgeçemiyor.
Geçmişten günümüze….

Suat Hayri Ürgüplü. Gümrük bakanı iken Buğday ithalatı yolsuzluğundan yargılandı.

Adnan Menderes Nüfuzunu kullanarak fayda sağlamaktan yargılandı.

Celal Bayar Hediye köpeği Atatürk Orman Çiftliğine para karşılığı satmaktan yargılandı.

Süleyman Demirel kardeşlerine devletin imkânlarını sağlamaktan yargılandı.

Turgut Özal Yolsuzluk rekoru kırdı. Gazeteciye ‘sen o işi küçük Turgut’a sor’ diyecek kadar ileri gitti.

Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz’ın örtülü ödenekten hiç ettikleri 500 milyar lira. Onların siyasi sonları olmuştu.

Son olarak Recep Tayyip Erdoğan ve bakanları.

100 yıllık Cumhuriyette özelleştirme adıyla Rekor üstüne rekor kırdılar.

100 yıllık Cumhuriyet tarihinde rekor kırmanın ötesinde. Dünya ülkeleri yolsuzluk yapan siyasiler rekorunu kırdılar.

Sizleri Allaha havale etmiyorum. Kulun adaleti zaten yok. Nasılsa bir gün tökezleyeceksiniz. Burnunuzun direği bir şekilde kırılacaktır.

Kırşehir’de Bir muhasebeci Vergi Rekortmeni!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa yıldız - 8 yıl önce
mustafa bey siz ne kadar vergi ödediniz? yazarsanız menmun olurum....
Avatar
Mustafa BAĞ - 8 yıl önce @mustafa yıldız
merhaba. (mustafa yıldız bey
ben ülkeme 26 yıl kesintisiz hizmet ettim. devlet benden gelir vergisi olarak her ay maaşımdan. kaynağında % 17sini kesti. okuldan mezun olduktan sonra maaşım 850 liraydı. 144,50 lira her ay maaşımdan kesildi. devlete gelirim karşılığı olarak mali denge vergisi (%5) hariç yıllık ödediğim para 1734 liradır. 504 lirada yıllık mali denge vergisi. toplam 2238 lira. bu parayı devlet benden 1970 yılında alıyordu.
ben maaşımın karşılığı devlete 2,5 ay beş kuruş almadan çalıştım. daha sonraki yıllarda çıkartılan vergilerle süreç 4 aya kadar yükseldi. benim refah payım yükselmek yerine eridi. bugün türk vatandaşının devlete cebine beş kuruş girmeden 5 ay çalıştığını biliyorum.
her türk yurttaşı gibi otomobil, akaryakıt, elektrik, su, emlak ve aklıma gelmeyen onlarca kalem dolaylı vergiler beslenme gibi ihtiyaçlarıma %24lere varan kdv ödüyorum. çağdaş yaşamın eşyalarına ötv ödüyorum.
birileri için cennet olan bu ülke. birileri için cehennem oluyor.
mustafa bağ