Dert bir değil


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 22 Mart 2013, 10:01

Ülkemizin çözmesi gereken o kadar dert var ki, güfte ve bestesi İzzet Altınmeşe’ye ait türküde olduğu gibi “elvan elvan”. Sıralamanın sayıya göre mi, nitelik veya niceliğe göre mi  yapılması gerektiğine karar vermek zor.  Çünkü hepsi can. Onca dert arasından seçtiklerim ;

1)      Trafik Kazaları: Son on yıl içinde ( 2002 – 2012 ) polis bölgelerinde meydana gelen ölümlü trafik kazalarında 42.721 kişi hayatını kaybettiği, en az  ölümlü trafik kazasının ise 3 bin 750 kişi ile 2012 yılında olduğu belirtilmektedir.(AA) On yılda kaybettiğimiz insan sayısı ayrı ayrı 6 ilimizin nüfusundan fazladır. Yani altı il büyüklüğünde insanımızı trafik canavarına kurban verdiğimiz ortaya çıkmaktadır. ( Bu iller Artvin, Ardahan, Bayburt, Tunceli, Gümüşhane ve Sinop )

2)      Ülke Savunmasında Verilen Şehitler: Terör şehitleri denilmektedir. Yabancı bir ülke ile değil, bazı vatandaşlarımızın bazı ülke vatandaşlarıyla bir olup ülkesinin asker, polis ve vatandaşlarının hayatına kastetmesidir.

2002-2010 yılları arasında ( 9 yılda ) 780 asker - polis ile en az bu kadar sivil vatandaş şehit düşmüştür. Terör belasından 1984 yılından 8.6.2012 tarihine kadar 28 yıl içinde verdiğimiz şehit sayısı 6 bin 169 olurken 4 bin 8 kişi gazi aramızdadır. Bu süre içerisinde 5 bin 687 vatandaşımız da hayatını kaybetmiştir.

Son dönem tarihimize  baktığımızda; 

Kurtuluş Savaşı’nda (1919-1922 ) yaklaşık 37 bin şehit, Kıbrıs Barış Harekatı’nda ( 1974 ) toplam 498 şehit düşen kahramanın bulunduğu tespit edilmiştir. ( Osmanlı Dönemini kapsayan  Sarıkamış ve Çanakkale ayrı bir araştırma konusudur.)

3)      Töre cinayetleri:  Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’nın araştırmalarına ( 2003 -2008 ) tarihleri arasında 5 yılda töre ve namus için 1.065 cinayet işlendiği tespit edilmiştir.

4)      İş Kazaları:  Son on yılda ( 2000 - 2010 ) 10 bin 723 işçi hayatını kaybetmiştir.

Derler ya “Ben bu derdin hangisine yanayım.” Ancak son on yıla sayı olarak baktığımızda 42 bini aşan bir rakamla trafik kazaları gelmektedir. Normal ölüm olmayan giden canların hepsi önemlidir. Lakin trafik kazalarını önlemek,en aza indirmek para veya uluslar arası  işbirliği gerektirmeyen üstesinden geleceğimiz bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yapılan bir araştırmada ilim, fen ve kültürde önde ülkelerden Japonya’da 1 yıl içinde kişi başına düşen kitap sayısı : 24, komşu Yunanistan’da 10,Fransa’da :14,Türkiye’de mi ?

Türkiye’de kişi başına düşen kitap sayısı yok, kitap başına düşen kişi sayısı var !. 1 yıl içinde kitap başına 6 kişi düşüyor. Durum ve kumaş bu olunca  saydığımız 4 problemin çözümünün zorlayıcı tedbirlerle değil, kitaplara yaklaşmakla örnek ülkelerdeki tahammül, olgunluk, nezaket ,hoşgörü ve erdem gibi duyguların hakim olduğu duygularla  erişebiliriz diye düşünmekteyim.

            Bizim kadim medeniyetimizde kalem efendileri, hanımefendiler, hürmette kusur etmeyen küçükler, sevgisini  esirgemeyen hakiki çelebi büyükler vardı. İnsanlarımız su gibi aziz, kitap gibi faydalı ve engindi. Ne oldu bize !.Sevgi - saygı yerine dert üretiliyor.

            Tabii ki insanları böyle olan millet, başka türlü olmazdı. Akif’in dediği gibi  “ Bir zamanlar biz de millet ,hem nasıl milletmişiz: / Gelmişiz dünyaya milliyet nasıl öğretmişiz !. Çaresiz değiliz.”Göster Allah’ım, bu millet kurtulur,tek mucize : / Bir “utanmak hissi “ ver gaip hazinenden bize !.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.