Doğru sözü söylemekten korkmayın


Zafer Çam

Zafer Çam

Okunma 09 Mart 2015, 11:06

Doğru sözü söylemekten korkmayın
Toplum olarak büyük ölçüde kaybettiğimiz değerlerden biri de doğru, dürüst, güvenilir olma vasfımız. 
Bugün, toplumumuzda var olan birçok sıkıntının temelinde, fertlerin birbirlerine güvenleri zayıfladı, doğru, dürüst sözünün eri diyeceğimiz insanlar yok denecek kadar etrafımızda azaldı. 
Hâlbuki yüce dinimizin bizden istediği vasıfların en başında doğru, dürüst ve güvenilir, ahlaklı insan olmamız.
Fakat bugün toplumlarda güvenilir, doğru, dürüst, ahlaklı olanları kapı dışarı ediyorlar. 
Bunlar kapı dışarı etsellerde bizde doğruyu söylemeye, doğru ve güvenilir olmaya, karar verdik.
Eskiden kalma bir deyim vardır, “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” derlerdi. 
Kovsunlar ne yapalım, Allah’ın arzı geniş değil mi? 
Dünyada köy mü kalmadı, dokuzda kovarlarsa on var, on bir var, on iki var, varda da var.
Bizde Allah’ın başka arzına gideriz kaldığımız yerden devam ederiz.
Fakat nereye gidersek gidelim, hangi konumda olursak olalım, biz bildiğimiz, inandığımız doğru sözü her yerde her ortamda söylemek için varız, formatımız buna uygun ne yapalım.
''Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.''
Ahzab Suresi(70) Allah bizden doğru olmamızı isterken.
Biz eğri söz mü söyleyelim.
Allah varken kullara mı, yaranacağız.
Bize yakışan dosdoğru sözleri söylemek,”dost doğru olmak”.
Çünkü biz yaratılmışların en şereflisi olmak istiyoruz.
Onun için biz kimsenin kınamasında değil Allah’ın kınamasında korkuyoruz.
Kimin çıkarına dokunursa dokunsun sözümüzü esirgemeyiz, hatır gönül demeyerek doğruyu savunan, herkesin kusurunu yüzüne karşı söyleyen ve çıkarcılardan, ikiyüzlülerden, menfaatçilerden sözümüzü esirgemeyiz. 
Günümüzde özellikle çıkarlarını düşünen insanların çoğaldığını görmekteyiz.
Fedakârlığın azaldığı yerlerde yalan, dolan, hile, ahlâksızlık artıyor ve insanlar ikiyüzlü oluyor. 
Böyle bir ortamda doğru sözlü olan, sözünü esirgemeyen ve sakınmadan herkesi eleştiren kişiyi kimse sevmez olmuş. 
Herkes onu kınıyor, yanından ve yöresinden uzaklaştırmaya çalışıyor. 
Çünkü bu kişi doğru sözleriyle ahlâksızlık üzerine bina edilmiş, menfaat düzenini, bozmaya çalışır ve çok kimseyi rahatsız eder. Dolayısıyla çıkarları zedelenen, kusurları yüzüne söylenen, ikiyüzlülükleri yüzlerine çarpılan insanlar tarafından hor görülüp kovulurlar.
Mert ve doğru sözlüleri günümüzde çok fazla kimseler sevmez, dürüst olmayanlar onun yanından kaçar.
Bunlar kendisi gibi dürüst olmayan menfaat çeteleriyle dost olmaya çalışırlar ne zaman menfaatleri karşılaşır işte o zaman bunların dostlukları da biter.
Dürüst olmayan menfaat çetelerinin dostluğunu güvenilmez.
Bizde bu menfaat guruplarını yakinen tanıdığımız için aslında çok da güvenmiyoruz.
Allah bize ömür verdiği süre, doğru olup, dürüst kalacağız, bu menfaat çeteleriyle mücadeleye etmeye devam edeceğiz.
İnşallah.
Seçimlere haftalar kaldı, ilimizde siyasi partilerin adayları netleşti gibi
Kırşehir Meydanların da gözükmeye başladılar.
İlimizde iktidar partisinde ve MHP de aday patlaması var.
CHP aza kanat etti üçü geçemedi.
Ak parti aday adayları postu serdiler Ankara’ya.
Fazla zaman kalmadı, çember daralıyor, partilerde adaylar netleşecek.
Bizde burada deriz ki, ey aday adayları, doğru olun, dürüst davranın, güveninilir olmaya bakın, menfaat çetelerinin yanında olmayın, nasılsanız öyle görünün. 
Yoksa ne kadar doğru, dürüst, güvenilir görünmeye çalışsanız da dünya küçüldü, iletişim dünyasında çok çabuk paylaşılıyor.
Sizler gizleseniz de internet ortamı gizlemiyor, çok çabuk duyuluyor, okunuyor ve resmediliyor. 
Mevlana’nın dediği gibi “ya göründüğünüz gibi olun ya da olduğunuz gibi görünün ”demişti.
Bizde seçilecek, asılların vekili olacak, aday adayı arkadaşlarımıza tavsiyemiz olsun, nasıl görünürseniz öyle seçilirsiniz, kimlerle gezerseniz öyle tanınırsınız.
Bunu unutmayın.
Doğruluğun, dürüstlüğün zıddı olan yalancılık, kâfirliğin ve münafıklığın sıfatlarındandır. 
İslam dini asla yalancılığı, sözünde doğru olmayanı, insanları aldatanları kabul etmez. 
Mümin dürüst,  güvenilen, inanılan ve emniyet telkin eden insan demektir.
Mümin yalan söz söylemez, hile yapmaz, halkı aldatmaz, çıkarı ve menfaati için seçmenini kandıramaz. 
Bunları yapanın adı Müslüman olmaz, olsa olsa bunlar münafıklardan olur. 
Allah kitabı Kuran’da bakınız ne güzel anlatıyor.
''Hakkı batıl ile karıştırmayın. Bilerek hakkı gizlemeyin(yalan söylemeyin).''Bakara Suresi(42)
Allahın adıyla kimseyi yanıltmamak, yalan söylememek, kimseyi aldatmamak, kendi çıkarı için başkalarını kandırmamak, olduğundan başka türlü görünmemek, dürüst olmak, Müslüman’ca davranmanın adı olmalı. 
Çağımızda ve günümüzün koşullarında bunlar da kalmadı.
Dürüst güvenilir emin olabileceğimiz insanlar fenerle aranır oldu.
Aslında dürüst olmak, doğru olmak gerçekleri kabul etmektir... 
Doğru ve dürüst olmak, her zaman ve her koşulda doğru bildiğinin yanında olmaktır.
Dürüst olmak, doğru ve emin olmak en başta cesur olmayı gerektirir. 
Cesur olamadan dürüst, doğru olamaz insan. 
Yalnız kalmayı göze alamazsan dürüst ve emin olamazsın. 
Çıkarlarından yoksun kalmayı göze alamazsan dürüst ve doğru olamazsın. 
Dürüst olmanın, doğru kalmanın bedeli çok ağır bir erdemdir. 
Ama zaten bütün bunlardan ötürü de çok değerlidir. 
Günümüzde meydanlarda konuşulan sözlere bakarsanız herkes dürüst olduğunu söyler. 
Rahatça ve kolayca halkın gözüne bakarak inandırmaya çalışırlar. 
Ama biraz onların yakınlarında durur, nelerden çıkar sağladığına bakarsan görürsün ki gerçekte dürüst değillerdir.
Birbirine güvenmeyen insanlar çoğaldıkça da toplumda huzur, mutluluk ve kalkınma sağlanamaz. 
Bugün maalesef toplumumuzda karşılaştığımız birçok olay, güven duygularımızı zedelemekte, hatta güven duygusunun tamamen ortadan kalkmasına sebep olmaktadır. 
Bu durum öyle bir hal almakta ki, inanmadıkları halde birtakım çıkarlar için dilleriyle inandıklarını söyleyenler, yalancılar, inançta sahtecilik yapanlar; verilen sözü tutmayanlar, yapılan sözleşmeye uymayanlar meydanlarda. 
Hâlbuki yüce dinimiz, bizim çeşitli görevlere getireceğimiz, kendileriyle iş birliği yapacağımız, birlikte iş yapacağımız kişilerde hep adaletli, güvenilir, doğru, dürüst ve emin olma vasfını öne çıkarmamızı istemektedir. 
Kısaca, toplumsal hayatımızın her alanında, aile hayatında, iş hayatında, tahsil hayatında kişilerin "güvenilir olma" vasfı önem taşımaktadır. 
Sağlam toplum oluşabilmesi için devletin halkına, halkın devletine, vekilin asılına, seçilmişin seçenine, babanın çocuğuna, çocuğun babasına, karının kocasına, kocanın karısına, amirin memuruna, memurun amirine, işverenin işçisine, işçinin işverenine, hocanın talebesine, öğrencinin öğretmenine güvenmesi lazımdır.
Hayatımızı ve ömrümüz en güzel şekilde geçirmek istiyorsak, dünyanın loş sahte ışıkları için değil ahiretin nimetlerine kendimizi hazırlamalıyız.
Onun bunun menfaati için, eğri, büğrü olmayalım, sahte kuklaların, çıplak kralların, yanında yamulmayalım, doğru sözlerden ayrılmayalım.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.