Dürüst olmak...


Zafer Çam

Zafer Çam

Okunma 18 Ocak 2013, 12:12

Son günlerde televizyon kanallarında bir görüntü var hepinizin dikkatini çekmiş olabilir.

Benimde dikkatimi çekti ve sizlerle paylaşmak istedim. Bu ülkede, böyle liderler, böyle kardeşlerde varmış dedim.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun küçük kardeşi Celal Kılıçdaroğlu ile ilgili haberi gördünüz. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, en küçük kardeşi Celal'in İzmir'de bir inşaatta bekçi olarak çalıştığını doğrulayarak, şu açıklamayı yapıyor; "Edindiğiniz bilgi doğrudur. Kardeşim evinin ekmeğini alın teriyle kazanan bir emekçidir. Ekmeğini, aşını alın teriyle kazanan başı dik, onurlu milyonlarca emekçi gibi inşaatta çalışan kardeşime de, kolaylıklar, sağlık ve huzur diliyor, alnından öpüyorum."diye açıklamada bulundu.

CHP genel başkanını sevmeye bilirsiniz, CHP partiniz olmaya bilir...ülkemizde parlamentoda bulunan tüm parti liderleri böyle olmalı değil mi? Ülkemizde böyle liderler bulunmadığı için, böyle bir olay oldu mu dikkatimizi hemen çekiyor. Bizler bu yaşımıza kadar öyle çok liderler, başkanlar, partililer gördük ki, önce kendisini, ailesini, yakınlarını, partililerini zengin etmişlerdir, haram, helal demeden yetim hakkıyla ahireti boylamışlardır.

Bakınız! CHP genel başkanın kardeşi ne güzel anlatıyor, Celal Kılıçdaroğlu ağabeyinden neden yardım istemediğine ilişkin bir soruya ise şu cevabı veriyor: “İsterdim. Kendisi de yardımcı olurdu. Ancak o Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı. Ondan bana torpil yapmasını mı isteseydim? Böyle yaparsam onu zorda bırakmış olmaz mıyım?

Bu başkalarına haksızlık olmaz mı? Üstelik çalışmak ayıp değil ki… İş arıyordum, burada buldum. Masa başında oturmak bana uygun değil Burada halimden çok memnunum. Bizler başkaları gibi gemicik peşinde koşanlardan değiliz. Ağabeyimle telefonla görüştük. İzmir’de iş bulduğumu söyledim, o da memnun oldu.” Celal Kılıçdaroğlu elimde imkânlar vardı ağabeyimi arsaydım, bana iş bulabilirdi, bir ihalede alabilirdi, ama ben bunların hiç birini yapmadım, onurumla dik durdum ve normal insanlar gibi bir iş buldum ve çalışıyorum diyor bu ayıp değil ki der.

Bu sözler ülkeyi yönetenlerin kulaklarına küpe olmalı. Bir birimize sormalıyız bizler ne kadar dürüstüz. "Dürüst olmak'' doğruluğu benimsemek ve doğru olmak demektir. Dürüstlük, özde, sözde, yaşayışta doğru ve tutarlı olmayı gerektirir. Dürüst yetimin hakkını koruyan, mazlumun yanında zalimim karşısında dik durandır. Özde, sözde ve yaşamda dürüstlük insanın içinin ve dışının bir olmasıdır.

Kişi, düşündüğü ve inandığı neyse, onu söylemeli, onu yapmalıdır. Dürüst insan: Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan doğru insan. Bir insanı değerli yapan, diğerlerinin yanında seçkin kılan erdemdir, ahlaktır, Salih duruştur.

Dürüstlük yalanın en büyük karşıtı olduğundan yalansız yürüyen bir toplumun ve yalansız yaşanan bir hayatın kapılarını açar. Dürüstlüğün olduğu yerde toplumun ve insan ilişkilerinin temeli çok sağlamdır, kolay kolay sarsılmaz ve de yıkılmaz. Dürüstlük ticarette ve siyasette çok önemlidir. İşlerin kolaylıkla halledilmesini sağlar.

Çıkması muhtemel sorunları kaynağında çözer, en başında engeller. Ticarete akıcılık ve hız kazandırır. İlişkilerde de dürüstlük çok değerlidir. Dürüstlük güven duygusuna zemin hazırlar. Dürüstlüğünden emin olduğunuz kimseye rahatça güvenirsiniz. Güvendiğiniz kişilerle daha rahat ve mutlu olursunuz. Onlarla daha hayırlı işler yaparsınız.

"Dürüstlüğün eninde sonunda kazandırdığı, tecrübeyle sabittir." Peygamber efendimize peygamberlik gelmeden önce toplumun güvenilir, emin, dürüst insanı idi. Bu yüzde toplum onun adını Muhammed’in emin koymuştu, bu ismi ona yaşamış olduğu toplum vermişti. Mekke de başka dürüst insan yok muydu, elbette vardı, ama Muhammet onlardan daha dürüst olduğunda adını emin koymuşlardı, her konuda güven duydukları bir insandı, o kadar güven duymakta idiler ki, paralarını değerli eşyalarını, evlerinde eşlerine, evlatlarına dahi güvenmiyorlardı Muhammed’e güveniyorlardı ona bırakıyorlardı, zarar gelmeyeceğine emindiler. Toplumuzda dürüst insan bulmak o kadar zorlaştı ki bunların dinleri, mezhepleri, ırkları çok önemli değil Müslüman, Hıristiyan, Yahudi hiç fark etmiyor.

Önemeli olan dürüst olmak, güvenilir olmak, hak, hukuk, kul hakkını, yetimin malını yemeden yaşaya bilmek. Dürüst olmak, İslam dininin öğütlediği en güzel ahlaki davranışlardır. Günümüzde adı Müslüman olanları, hiç dürüst olarak görmüyoruz. Adları Müslüman olsa da yaşantıları hiç Müslümanlar gibi değil. Günümüzün Müslümanlığı ne Kuran’ın öngördüğü bir Müslümanlık, ne de peygamberlerinin yaşadığı bir Müslümanlık. Günümüzde kimlik Müslümanlığı hâkim, kuran Müslümanlığı terk edilmiş.

Kuran’ın tarifiyle bu tür Müslümanlar hüsranda olanlar, vay onları haline diyor. Kuran'da Allah Hz. Peygamber'e "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” buyurmuştur. Hz. Peygamber dürüstlüğün en büyük örneğidir. Dürüst olmak için uğraşan kimseler onu örnek alabilirler. Dürüstlük kuran çizgisinde gitmektir. Kuranı hayatlarını merkezine almalılar Kuran’ı haytalarının merkezine almazlarsa sonuç ortada dürüst Müslüman bulmazsınız.

Kuranda ne kadar uzaklaşırsanız hata ve kaybetme riskiniz o kadar artar. Sonrada Kuran’ı yaşayan bir Müslüman gördük mü bir kaşık suda boğmak isteriz. Nedeni de açık, bu insan işimize karışıyor, aşımıza karışıyor, eşimize karışıyor, siyasetimize karışıyor, hırsızlığımıza karışıyor, haksız kazancımıza karışıyor deriz.

Kimlik Müslümanlarının bu işlerine karışmayın sizden güzel sizden tatlı Müslüman yok. Ama ne zaman bunların işine karışmaya başladınız işte o zaman hak batıl savaşınız başlıyor. Toplumuzda dürüst insanlar var, ama biz istiyoruz ki Müslüman’ım diyenlerin, ilkesi kuran olmalı, çırpmayan, çalmayan, haksız kazanç elde etmeyen, dürüst, saygın, güvenile bilen insan olmalı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HALK KIRŞEHİR - 9 yıl önce
umarim bu yazdiklariniz insanlar nezlinde bir değer bulur ve yalnişlarindan bir an önce dönerler ve dini hayatlarina uydurmayip dinin gerektiğini hayatlarina aksettirirler saygilarimla....