Dürüstlük güzel şey...


Zafer Çam

Zafer Çam

Okunma 11 Haziran 2014, 10:21

Dürüstlük güzel şey...

İlimizde İnsanlık ölmemiş dedirtiyor insana,
Yaşamış olduğumuz ilimizin kadrini kıymetini bilmek lazım.
Basında, televizyonlarda her gün büyük kentlerde, yaşanmaz metropollerde, dolandırıcılık, hırsızlık, üçkâğıtçılık haberlerini duyarız kâh güleriz halimize, kâh hüzünleniriz dolandırıldığımıza.
Hayatın içerisinde yaşarken, başımızda birçok olaylar gelir geçer, bunları anlatmakla yazılara sığdıramayız.
Bunların içerisinde olumlu olanları dikkate almayız, olumsuz olanları hep anlatırız birçok eş, dost, ahbaplarla paylaşırız.
Geçen gün çok sevdiğim bir arkadaşla konuşurken ilimizde başında geçen bir olayı anlatı bende gerçekten takdire şayan bu olayı siz değerli okuyucularla paylaşmak istedim
Öncelikle burada Kırşehir Belediyesinin yaptığı,  yapacağı işler ve icraatlar övmek için ya da yalakalık yapmak için bir şeyler anlatmaya çalışmıyorum. Kimsenin bundan şüphesi olmasın. Kişiliğim ve karakterim buna uygun değil.
Bu nedenle de bu arkadaşımın İsmini vermek istemiyorum.  Sadece başından geçen bir olayı ve devamında yaşadıklarını anlatacağım. “Akşam iş dönüşü Ankara caddesindeki evimin önüne her zamanki gibi arabamı park ettim. Sabah işe gideceğim saatte arabamın yanına geldiğimde sol ön aynasının yerinde olmadığını, kırılmış, parçalarının arabanın kaputu üzerine bırakılıp gidildiğini gördüm. İşime geç kalmamak için polis çağırıp tutanak tutturmadım.  Arabayı gören mobese kayıtlarından çarpıp giden aracı tespit edebileceğimi düşünürken saat sabah 08.30  da henüz işyerime yeni gelmiştim ve  cep telefonum çaldı. Kendisinin Belediye Zabıta Müdürü olduğunu söyleyen biri, gece saat 02. 00 sıralarında belediyeye ait çöp arabasının arabamın aynasına çarptığını, geç saatte rahatsız etmemek için sabahı beklediklerini, plakadan telefonuma ulaşarak bilgi verdiklerini ve arabamın hemen getirilerek yaptırılacağını belirttiler. Kendilerine teşekkür ettim. Ve arabamı  belirttikleri yere getireceğimi söyledim. İki dakika sonra tekrar telefonum çaldı. Açtığımda Belediyenin Çevre Temizlik İşleri Müdürü olduğunu söyleyen biri aradı. Aynı incelik ve hassasiyetle Arabamı getirmemi İlgili hasarın derhal gidereceğini söylüyordu. Bunun üzerine arabamı aldım ve Belediye Çevre ve Temizlik İşleri Müdürlüğüne gittim. Beni bekliyorlarmış. Sıcak bir karşılama, çay ikramı derken Arabanın yedek parçasının burada bulunmaması nedeni ile Ankara’ ya telefon edildi ve gerekli parçanın kargoya verilmesi istendi. Bir gün sonra da beni telefonla arayarak Araba parçasının geldiğini telefonla bildirdiler. Arabamı götürdüm ve İlgili parça Ustanın alçak gönüllü ve  becerikli elleri ile yerine monte edilirken ben sıcak çayımı içiyordum.  Kendilerine teşekkür ederek İşyerime döndüm ve bu olayı işyeri arkadaşlarımla paylaştım.
Gelişen dünya düzeninde, gelişen teknolojik çağda insan ilişkileri ne yazık ki zayıflamış durumda. Teknoloji akıl almaz derecede ilerlerken Yardımseverlik, Kişisel ilişkiler, duyarsızlık, , bana necilik ve daha sayamadığım birçok toplumu toplum yapan değerler her geçen gün olumsuz yönde gelişmektedir. Bunlardan ne yazık ki kurumlar ve yöneticiler de etkilenmektedir. Nitekim daha öncede arabama vurup kaçan izini kaybettirenlerden ses seda çıkmadı hiç. Şu yaşadığım olay bu olumsuzluklara karşı hala bazı şeylerin yaşatılabileceği, kanısını uyandırdı bende. Sonra düşündüm. Acaba bana yapılan bu doğru davranış kişisel miydi yoksa kurumsal mıydı diye. Kişisel değildi çünkü o arkadaşların hiçbiri beni tanımaz; tanısalar da kendilerinin  vereceği bir karar ile böyle bir şey yapamazlardı. Evet, bu kurumsal bir davranıştı.
Ve bu çok doğru bir davranıştı. O kurumun Başkanından; yöneticilerine ve tüm personele;  doğruluk, dürüstlük, halka hizmet anlayışı için  verilen talimatının sonucuydu bu. 
O kırılan araba parçasının değeri belki çok yüksek değildi. 
Fakat İnsanları kazanabilmek, maddiyatla ölçülemeyecek kadar önemliydi.
Küçük birkaç şeyle de olsa bazen büyük işler yapılabileceğinin kanıtıydı bu yaşananlar. Ve sonuç ortadaydı. Başarının sırrı birkaç küçük şeyle başlıyordu. Bu nedenle Kurumsal Kimliğiniz altındaki  Tüm personelinize Teşekkür ediyorum” diyerek sözünü tamamlamıştı arkadaşım.
Gerçekten hoş bir davranış örneği.
Bu tür davranışlar tüm insanlarımızda olmalı, fakat zaman öyle değişti ki, tüm benliklerimizi bizlerden aldı götürdü.
Hayatımızı dünyevileştirdi, bizlere seküler bir dünya anlayışı verdi.
Günümüzde doğruluk hazinemizi yitirdik, hırsız, sahtekâr, sözünde durmayan, yalan konuşan, aldatan, kandıran bir dünya inşa ettik.
Bu dünyanın içerisinde düzgün, dürüst insan arar olduk.
Tarlaya ne ekiyorsak onu biçiyoruz, buğday ektiğimiz yerde arpa bekleyemeyiz buğday ektiysek buğday alırız.
Bugün ülkemizde insanlığa ne verdilerse onun meyvesini alıyorlar.
Batıyı taklit ettiler geldikleri yeri unutup dinimizi benliğimizde kaldırdılar, demokrasiyi din edindiler.
İnsanlarımızın elinde Kuran’ı aldılar yükseklere koydular, nakışlı torbalara sardılar, yüksek raflar kaldırdılar, siz bu kitabı anlamazsınız diye halkı kandırdılar.
Kutsal bildikleri gecelerde, kabirlerde, ölülerin arkasında anlamadan yasinler okudular, hatimler indirdiler, din tacirlerine paralar ödediler, bununla mutlu oldular.
Kuran’a dokunmayın, abdestsiz elinize almayın, çarpılırsınız dediler.
Kuran’ı insanların hayatında uzaklaştırıp, üfürük, muskacı kitabına dörderdiler.
Günümüzde böyle dürüst insanları gördükçe de demek ki, hayatın içerisinde azda olsa, insanlık bitmemiş, dürüstlük yok olmamış dedirtiyor insana.
Gözümüz, gönlümüz her yerde, her ortamda, her kurumda sözüne özüne güvenilir insan arar olduk.
Ortaya Kuran’dan uzak sahtekâr, çıkarcı, menfaatçi, bencil bir nesil üretenler şunu tavsiye ederiz.
Bilgi saray tabiriyle bugün insanlarımızı fabrika ayarlarına gönderip yeniden vahiy kitabımız Kuran’ın formatını atmalıyız derim.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mülayim - 7 yıl önce
hocam kaleminize sağlık.