Ehiller mi?


Zafer Çam

Zafer Çam

Okunma 26 Mayıs 2015, 21:05

Ehiller mi?
Emaneti ehli veriniz diye dinimizde bir kavram vardır.
Geçmiş zamanlarda Müslümanlar emanetleri hep emin oldukları ehil insanlara verirlermiş. 
Bugün öyle mi?
Günümüzde sorumluğu üzerine alıp emanetleri koruyacak, taşıyacak ve liyakat sahibi kaç kişiyi göre biliyorsunuz.
Emin ve ehil olmak günümüzde aranan etiketler arasında çıkartılmış.
Günümüzde, fabrikatör müsün, ne kadar servetin var, köşklerde mi oturuyorsun, hangi okulu bitirdin, diploman var mı, siyasilerde Ankara’da torpilin var mı? 
Seçilmişlerde, atanmışlarda siyasi partilerde dayın var mı?
Bu ülkede İşin kolay?
Bir insan dindar ve faziletli olabilir, cefakâr ve vefakâr olabilir, heyecanlı da olabilir, partilinde olabilir, hemşerin, kardeşinde, yakında olabilir lakin eğer o işe liyakatli değilse o görev ona verilmemelidir.
Bu gün işinde ehil, konumunda emin, yüklenen emanetlerde güvenilir olanlar aranmıyor. 
Siyasi partilerde kaydın, vekillerde dayın varsa, her konuda ehilsin, eminsin, güvenilirsin.
Siyasi partilerde kaydın, seçilmiş vekillerde dayın yoksa ne kadar emin, ne kadar güvenilir olsan da işin zor.
İşi ehline verilmeyen bir dünyada yaşıyoruz.
İşi ehline verilmeyen bir dünyada zulme ortak oluyoruz.
Cahil Mekke toplumu içerisin de bir Muhammet vardı, emindi ehildi, güvenilirdi bu yüzde Mekke toplumu onun isminin yanına Muhammendin emin demişlerdi. 
Peygamberlik sonrası eminliğinin yanına birde güzel örnek verilmişti. 
Hem emin hem de örnek insandı.
Ömrünün sonun gününe kadar emin ismini hep korumuştur.
Putperestinde, Yahudi’nin de, ateistlerinde, Müslümanlarında güven duyduğu eminlik ismini hep muhafaza etmişti. 
Vefat edeceği güne kadar emin ismine hiç leke getirmemiş. 
Bugün Muhammet (s.a.v )ümmetinde olduğunu söyleyenlere bir bakın Allah aşkına ne kadar eminler.
Ne kadar güvenirler.
Ne kadar adil ve adaletliler.
Emin, güvenilir, liyakat sahibi olmayanlar ehil de olmuyor. 
Öte yandan, kişileri ehil olmadıkları işlerde istihdam etme hem o işe, hem o kimseye, hem de o işten etkilenenlere karşı bir zulümdür. 
Ayrıca, bir işe diplomalı veya unvanlı kimse değil, o işi hakkı ile yapabilen kimseler getirilmelidir. 
Adama göre iş vermek dinimizce uygun değildir. 
Her zaman işe göre adam seçmelidir. 
O eleman o işe layıksa o iş ona verilmeli, layık değilse, layık olanını aranmalıdır.
Eski zamanlarda koyunlarını otlatacak bir çoban alınacağı zaman önce güvenilirliğine, eminliğine, sadakatına ve sonra işinin ehli olmasına bakılırmış. 
Verilen veya alınan her görev bir emanettir bilinci varmış. 
İşi doğru ve düzgün yapmak, emanete uygun davranmanın bir gereğiymiş.
İşe alınacak çoban bu özelikleri taşıyorsa ücret karşılığı işe alınıyormuş.
Koca sürü ona teslim edilip sürüyü en güzel şekilde otlatıp aldığı ücretin helal olmasını sağlıyormuş.
Ya buğun var mı böyle bir seçilmiş, atamış, devlet çiftlik al maşını sür sefanı.
Helalle ne işi var, haramla ne işi var, oturduğu koltuğu Ankara’da dayısı yetiyor.
Yetim hakkı neymiş, yoksul nasıl geçinirmiş, kimin umurunda.
Ankara’da parlamentoya gönderilen seçilmişler, atanmışlar gerçekten eminler mi, güvenirler mi, adaletliler mi?
Yeni seçilecek adaylar bir bakın şöyle, seçmene ne kadar güven veriyorlar
Bunları sizler daha iyi biliyorsunuz.
Bakınız bu konuda Allah bizlere Kuran’ı kerimde ne güzel öğüt veriyor.
“Allah size, emanet ve yetkileri o konuda güvenilir ve yetenekli olan ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman, kim olursa olsun adaletle hükmetmenizi emrediyor. 
Bakın, Allah size ne güzel öğüt veriyor! Hiç kuşkusuz Allah her şeyi işitendir, bilendir.” Nisa:4/58
Allah emanetin veya işin ehil kimselere verilmesinin ne kadar mühim olduğu vurguluyor.
Bununla, aslında işi ehline vermenin, emaneti hakkını verecek kimseye teslim etmenin bir mesuliyet olduğu bildiriyor
“O hâlde, ey Peygamber ve ey İslâm toplumunun önderi! Rabbinin yolunda hedefe doğru adım adım ilerlerken, sağa sola sapmadan, yalpalamadan yoluna devam et ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol! Sadece sen değil, günahlarından tövbe edip senin yanında yer alan diğer Müslümanlar da böyle olsunlar! Ve sakın ilâhî yasaları ihlal ederek yahut hak ve adalet sınırlarını aşarak azgınlık etmeyin! Unutmayın ki Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.” Hud:11/112)
 Kuran’ın ayeti bize rabbimizin yolunda, işlerimizde dürüst olmayı, dünyalık çıkarlar için yamulmamayı, azgınlık yapmamayı, adaletli olmayı, işi ehline vermemizi emreder. 
İşe hakkını vermek için işe ehil olmamız, Üstlendiğimiz işleri düzgün yapmaktan sorumluyuz. 
Eğer âmir konumunda isek, işi ehil olana, yani işi bilene ve işi yapmak kararlılığında bulunana vermek zorundayız.
İnsan olarak her konuda olduğumuz gibi bu konuda da sorumlu olduğumuzun bilincin de olmalıyız.
Müslüman ehil, güvenilir, emin, adaleti koruyan, yüklendiği sorumluğunu bilendir. 
Hiçbir gücün karşısında eğilmeye değil, dik durmaya talip olandır.
Müslüman sermayenin ve iktidarların gücüne değil rahmanın gücüne teslim olandır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.