Gaziler Günü’nün düşündürdükleri


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 27 Eylül 2014, 17:59

Gaziler Günü’nün düşündürdükleri

Bilindiği üzere Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa ile Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’nın Sakarya Zaferinin hemen ardından Edirne ve Kozan Milletvekili sıfatıyla Büyük Millet Meclisi’ne cepheden telgrafla verdikleri , “Bizzat muharebe meydanındaki tedbiriyle muzafferiyetin amili olmuş Başkumandan Mustafa  Kemal Paşa hazretlerine müşirlik rütbesi gazilik unvanının  tevcihini teklif ve istirham ederiz.” Önergelerinin TBMM’nce  19 Eylül 1921 günü kabul edilmesi ile Atatürk’e “MAREŞAL”  rütbesi ve “GAZİ” unvanı verilmiştir.

    İşte bu gün 19 Eylül,Gaziler Günü olarak kutlanmaktadır.Bu çok anlamlı  gün,ülkemizin bağımsızlık mücadelesinin kahramanlar sayesinde var oluşumuzun simgesidir.Kutlanmakta olan diğer günlerin önünde ve üstünde olması gerekir diye düşünüyorum.

O kadar önem verdiğimiz günler var ki,Gaziler Günü gölgesinde kalıyor, yazık !. Neyleyim Yılbaşını,Sevgililer Gününü ve aklımızdan çıkmayan  diğer başka günleri,haftaları. Oysa Kitabımız Kur’an’da ,”Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyiniz.Hayır,onlar diridirler.Fakat siz bilemezsiniz.” Allah yolunda,din vatan ve millet uğruna savaşırken ölenlere “şehit”,sağ kalanlara “gazi” denir.Ölümlerin en güzeli ve en şereflisi şehit olarak ölmektir.

    Ülkemizde evlatlar askere davul zurna eşliğinde gururla gönderilir ve ana-baba şu ihtarı yapar : “Git evladım yıllarca ben oğulsuz kalayım.Şu yaralı bağrıma kara taşlar basayım.Haydi yavrum,hadi git,ya gazi ol,ya şehit.” Askere giden erlere kına yakılır,vatana kurban olsun diye.

    Televizyonlarda izliyor,basından okuyoruz.Milletçe Gaziler Gününe niye ortak olamıyoruz.Resmi kutlama dışında ne var ! Sözde kalıyor.Değerlerimizi mi kaybettik !. Bu önemli haberi Cumhuriyet , Habertürk  ve  Hürriyet Gazetelerinde görebildim.Belki başka gazetelerde yer vermiştir habere.

Hürriyet Gazetesinin  bir köşesinde küçük puntolarla verilen haberde,Gazi binbaşının Sitemini okuyorum : (Ümit Kozan,Muharrem Bayram,20 Eylül 2014)
“Genelkurmay Başkanlığı’nda düzenlenen Gaziler Günü töreninde konuşan Gazi Binbaşı Mehmet Bedri Aluçlu,Gaziler Gününden kimsenin haberdar olmamasından yakındı.Binbaşı,Siirt’te 2007’de terör örgütünce tuzaklanan mayın patlaması sonucu gözlerini,ellerini kaybeden ve kafatasının yarısı protezli olan Aluçlu,bu toprakların şehide ve şahadete yabancı olmadığını belirtti,özetle şöyle konuştu:

“ Ne yazık ki bu toprak için canımızı verme şerefine eremedik.Fakat bu toprak için canını verme şerefine eren şehitlerimiz ile yan yana savaşma onurunu yaşadık.Bir elimize şahadet kapısının tokmağına dokunurken diğer elimizle geçip giden zamanın kapısını kolunun tutmaktayız. Belki de bu şahadet kapısının tokmağına dokunduğumuz için,düşmanın hain suratını defalarca gördüğümüz için bu mücadeleyi,bu kana kan,göze göz,dişe diş mücadeleyi duymayanlara,hissetmeyenlere duyurmak,anlatmak bize düşer.Biz Diyadin’de kurşun yiyen kardeşimizi de Saray’da şehit olan teğmenimizi de,Abalı’da havalanan karakolumuzu da iliklerimize kadar hissettik.Günlerce açılmayan yolları,yakılan okullara ses çıkarmayan yöneticileri de gördük,duyduk ve ıstırabını çektik.Fakat biliyoruz ki görmeden,ümit ettiğimiz bu vatan için ölürsek yazılsın kabrimize vatan mahzun biz mahzun.”
Mahzun olma binbaşım diyeceğim ama,günlerce açılmayan yollar,yakılan devlet okulları şimdi de var.Şehit yok veya çok az.Gazi arkadaşların var,olacak da.Bitmez ki bu güzel ülkenin düşmanları.Büyük vatan şairi Namık Kemal’in “ Ölürsem görmeden millette ümit ettiğim feyzi / Yazılsın seng-i kabrime vatan mahzun ben mahzun.” Beyit ile sonlandırmışsın konuşmayı.Mahzun olma komutanım.

Madem açtın tarihi. Bu büyük millet ne  Namık Kemalleri,ne de sizleri unutur.Şehitler ölmez,Gaziler şeref ve onuruyla aramızda yaşarlar.Sen ki bu milletin huzuru için gözlerini,ellerini feda eden,şehit olamamaktan üzüntü duyan kahramansın.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.