Genç Osmanların Bağdat’ından Güneydoğu’ya...


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 08 Nisan 2016, 08:11

Genç Osmanların Bağdat’ından Güneydoğu’ya...

Zamanımızda ülkemiz,bölücü terörün ve uluslar arası silah tacirlerinin birlikte hareket ettiği hain saldırılarla karşı karşıya.
Bilmezler ki sadece yer altı kaynakları için bölüp parçaladıkları,parçalamaya çalıştıkları Ortadoğu’nun tamamı bizimdi. Son aylarda Güneydoğu Anadolu bölgemizin bazı ilçelerinde çıkardıkları kargaşa,tarih ve kültür bilmeyenlerin sonu olacaktır.
Dört asırdan fazla bizim olan Bağdat, (İlki 1541 yılında Kanuni tarafından,ikicisi ise 89 yıl sonra 1630 yılında padişah Sultan Murat döneminde) Osmanlı Padişahı 4.Murat tarafından fethedilmiş,şair Kayıkçı Kul Mustafa, “Şehitlere serdar olan”  Aksaraylı Genç Osman’ın yiğitliğini  padişaha şiirle  iletmiş,padişah :
 “ Sultan Murat eydür : Gelsin göreyim / Nice kahramandır ben de bileyim/ Vezirlik isterse üç tuğ vereyim / Kılıcından al kan saçtı Genç Osman.”
İşte bu Genç Osman,Bağdat’a sefer olduğunda “ hendeği atlayıp”geçen kahramandır.O henüz 17 yaşında ,ama kıratını kişnete kişnete yalınkılıç düşman saflarına saldıran bir erkek güzeli idi.Birliğinde en üst komutanın talimat gereği “ bıyığına tarak saplanmayan askere alınmazdı.”Lakin Osman’ın daha bıyık değil,tüyü bitmemişt.Osman’ın yiğitliği ve cesareti komutana anlatılınca huzurunda görmek ister.Osman,dev cüsseli çakı gibi askerdi.Komutanın, talimatımı bilmiyor musun,senin bıyıkların yok,bu şekilde  askere alınmak cezayı gerektirir, uyarısına komutandan istediği  tarağı bıyığı olmadığından üst dudağına sapladı ve kanlar akmaya başladı. Osman, “ Komutanım mertlik bıyıkta değil,yürektedir.” Cevabını verir.
Genç Osman,bu yaşta Bağdat Kalesine Osmanlı Sancağını diker,sayısız kurşun ve ok yarası alır ve şehit düşer.Sultan Murat o kadar üzülür ki,Bağdat’ın fethine sevinemez.Şöyle der : “ Keşke Bağdat gibi kaleyi fethetmeseydim de,Genç Osman ölmeseydi..”
Adına türkü yakılan Mehter Marşı içinde “ Genç Osman Marşı” yazılan, (Genç Osman dediğin  bir küçük asker )Bağdat Fatihidir.Mezarı Bağdat’tadır.Kaleye Osmanlı Sancağını dikmesi askerin moralini yükseltmiş,sancağın kalede dalgalandığını görenler,Bağdat’ın Türklerin eline geçtiğine inanarak vecde gelmişler ve savaş kazanılmıştı.
Türklerde kahramanlar bitmez,ne hendek yıldırır ve bomba. 
Günümüzde de ‘ Genç Osmanlar ‘ gönüllü olarak hendeği atlayıp hainlere dersini vermeye devam etmekteler.
Daha sonraki yıllarda Karacaoğlan da bizim olan Ortadoğu illeri için,
 “ Bitti m’ ola Şam ilinin hurması / Gitti m’ola ala gözün sürmesi /Bağdat’ın Basra’nın telli turnası / Turna yârdan haber geldi eylenme”
Bağdat,atasözümüzde halen yaşatılmaktadır : Sora sora Bağdat bulunur,Aşığa Bağdat sorulmaz,Yanlış hesap Bağdat’tan döner,Balını tatlı tut,sineği Bağdat’tan gelir gibi.
Bağdat, İslam medeniyetinin başkenti idi.Günümüzde de Ortadoğu’nun üçüncü büyük şehri.Öyle bir yârdı ,mamur ve medeni bir diyardı.
Kültürümüzde,sanatımızda yaşamaya devam ediyor Bağdat.Mimari de “Bağdadi sıvası” Osmalı’da ölçü birimi idi.
İlmi ve felsefi eserlerin telif ve tercüme edildiği Nizamiye Medresesi  1067 yılında burada açılmış,Avrupa’da kurulan üniversitelere örnek olmuştur.
Bu şehirde İmamı Azam Ebu Hanife’den,Abdülkadir Geylani’ye,Fergani’den Farabi’ye,Biruni’den Kindi’ye,İbni Sina’dan,Ebu Bekir Er-Razi’ye kadar pek çok alim, filozof ve düşünür yetişmiştir.
İbni Sina adı,Ankara Üniversitesi Hastanesinde ,İmamı Azam,Abdülkadir Geylani ve Farabi isimleri de çeşitli inanç merkezlerinde yaşatılmaktadır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.