Gün gün bataklığa gidiyoruz...


Mustafa BAĞ

Mustafa BAĞ

Okunma 19 Şubat 2016, 18:55

Gün gün bataklığa gidiyoruz... 

Gırtlağımıza kadar pisliğe batırıldık.
Kendinize hiç sordunuz mu? Ülkenin yaşadıklarını yüksek sesle kaç kez yorumladınız. Sizin yerinize düşünenlere ortak olmak yerine, siz hiç düşünebildiniz mi? Yaşadığımız bu ülke yönetiliyor mu? Yoksa İdaremi ediliyor? Kukla mıyımız? Müstemleke olduk mu? Pasif ve çaresiz politikalar ülkeyi kan gölüne çevrilmesinde en büyük etken.

Bir ülkenin başkentinde ardı ardına bombalar patlıyor insan öldürülüyorsa bir iyice düşünmek gerekmez mi? İnsanlar ölüyor. İnsanlar öldürülüyor. Siyasetçiler arsız. İstifa eden yok. Suç bizim diyen yok. TSK siyasetçinin güdümüne hat da merkezine oturtuldu. Anayasanın verdiği görev ve yetkiler devredildi.

Tek derdimiz var. Anayasa yapıp Başkanlık sistemine geçmek. Yapmayın. Etmeyin diyen yok. Tepemizde dalaş sürerken bu ülkenin insanları ölüyor. Şehirler yok oluyor. Göç alabildiğinde batıya kayıyor. Türkiye ikinci Suriye olmuş. Ekmeği çiğnemeye korkan millet yere düşmüş insanlığı çiğniyor. İnsanlık ölüyor. Ülkenin refahı dibe vurmuş. Kimsenin gıkı çıkmıyor. Beylerin koltukları emniyette. Yaşamları kavi. Gel de isyan etme.

Gün geçmesin ki ateş düşmesin ülkenin yüreğine. Türkiye hızla bir bataklığın içine sürükleniyor. Siyasetçiler mütemadiyen konuşuyor. Tek yaptıkları bu. İçi boş hamaset dolu açıklamalar. Ülkede utanç masaları kuruluyor. ABD Başkan Yardımcısı Bıden’in Sırlarla dolu İstanbul görüşmeleri.

Hükümet kanadı PKK-PYD farklı değil, ikisi de terör örgütüdür açıklamalarının ötesine bir türlü geçemedi. Lütfen hatırlayın tarih 29 Ekim 2014… Cumhuriyet Bayramında yaşanan büyük kepazelik. Rezillik. Utanç. Büyük devletin, Dünya’nın tek demokrat ve laik Müslüman ülkesi Türkiye’nin ne hale düştüğünü ya da düşürüldüğü ayan beyan ortada…

Çapulu sürüsü Barzani Peşmergelerinin Türk askerinin himaye ve gözetiminde Türkiye toprakları üzerinden Ayn-el Arap’a, YPG’silahlarıyla geçirilirken bölge halkı yollara dökülmüş sevgi gösterisinde bulunuyordu. ABD Avrupa Komutası (EUCOM), ABD Merkez Komutası (CENTCOM) ile yüksek rütbeli Türk askeri yetkilileri, Genelkurmay Başkanlığı'nda görüştü. Taraflar, Suriye rejimi karşıtı militanların eğitilmesi ve silahlarla donatılmasının Kırşehir, Hirfanlı'da yapılmasına karar verdi. Bu silahların Türkiye’ye döneceğini dağdaki çoban biliyordu bir tek bu ülkeyi yönetenler bilmiyordu.

Kırşehir Hirfanlı kampında sözde “Özgür Suriye Ordusunu” eğitecekti! Suriye muhaliflerinin başında PYD gelmiyor mu? Türk askerlerince verilen eğitim. Namlular şimdi Türkiye’ye döndü. Dünya’da kaç ülke vardır ki kendi ayağına kurşun sıksın. “Kobani”nin PYD kantonuna dönüşmesinde AKP-Barzani koalisyonun bu bataklığa yaptığı katkıları unuttunuz mu?

ABD ve Türkiye, 2 bin Özgür Suriye Ordusu militanının eğit-donat projesinin yürürlüğe konması konusunda nasıl anlaştı? Karşılığında ne sözler verildi? Amerika’nın, İsrail’in, AB ülkelerinin çıkarlarını korumak, bekçiliğini yapmak bu ülkeye ne kadar yakışıyor dersiniz. Emperyalist ülkelerin çıkarları için bu toprakların kaç insanı öldürülüp yurdundan yaşadığı topraklardan edilecek. Ya bu ülkenin çıkarları ne olacak. Sadece bu çıkarlar siyasi dört beş piyona göre mi ayarlı!

Ah vah etmek sadece acz içine düşmüşlere yakışır.

George Bush’tan bu yana ABD, PKK’nın terör örgütü olduğunu zaten söylüyor. Ama yaptığı ne? BU pis ve kirli ilişkilerine Türkiye’yi de ortak ederek PYD’yi ve Peşmergeyi muhatap alıp işbirliği yapıyor ve İŞİD’e karşı bahanesiyle gerek Suriye’nin kuzeyinde, gerek peşmerge eliyle Kerkük ve Musul’u da içine alan sözüm ona İŞİD’le mücadele için hendekler kazmalarına müsaade edip esas itibariyle gelecekteki Kürdistan’ın sınırlarını fiilen belirlemesine izin veriyor.

Davutoğlu, istediği kadar “PYD terör örgütü olup PKK uzantısıdır desin. Hiçbir kıymeti harbiyesi kalmadı. Esasta bizi yönetenler ve onlar paralel bir evrende yaşıyorlar! Bize düşen sadece onca kirli ilişkilere karşı çıktıkları beyanlara inanmak kalıyor. İşin aslı asla öyle olmadığı ölenlerin nasıl öldüğünde değil kimlerin himayesinde bu tür cinayetlerin işlendiği biçimiyle gün gibi aşikâr.

Onların derdi belli. Büyük Kürdistan ve Kıbrıs. Dünyaya yeniden şekil verip gelişmemiş ülkeleri limon gibi sıkabildikleri kadar sıkmak.

Bunun içindir ki: Bir de çapulcu başı Barzani’nin Biden’in İstanbul’a ineceği gün medyada da geniş yankı bulan açıklamasının satır başlarını hatırlayalım;

“Bağımsız Kürdistan hiç olmayacağı kadar yakın.”

“Türkiye’nin karşı çıkacağını sanmıyorum.”

“Türkiye’ye gittiğimde Kürdistan bayrağı Cumhurbaşkanlığı sarayında dalgalanıyordu.”

Bir çapulcunun devlet adamı muamelesi görmesi… Farklı bir ülkenin başkanı gibi yaptığı rahat açıklamalar.

Ey millet al bayrağa sarılı tabutun arkasından; “Şehitler ölmez vatan bölünmez”… Diye istediğin kadar bağır.

Geç anam babam geç bunları.

YAZAR: MUSTAFA BAĞ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.