ABD-TÜRKİYE ilişkileri

Türkiye’nin ABD’yle işleri gerilmeye devam ediyor.

ABD-TÜRKİYE ilişkileri

ABD-TÜRKİYE ilişkileri

Türkiye’nin ABD’yle işleri gerilmeye devam ediyor.

ABD tarafından sürekli köşeye sıkıştırılmak isteniyor... 

Şeytan ABD yetmiş yıldır orta doğuyu bir türlü kendi ekseninde dizayn edemedi.

Bölgeyi yazboz tahtasına dörderdi.

Kan gölüne çevirdiği, gözyaşlarının dinmediği coğrafyayı bir türlü düzeltemiyor.

Önce Irak üzerinde İran’a vurmak istedi, kendini riske sokmadı Saddam’ı maşa olarak İran’la savaşa soktu ve savaşın sonucunda ABD Saddam’ı darağacında sallandırdı ve Irak’ı iç savaşa sürüklendi.

Yıllar geçti İran büyüdü, gelişen teknolojiyle yeni silahlar geliştirdi ABD bugün vuracağım diye diş gösteriyor.

Her gün Basra’da ABD İran gerginliğinin dozu artıyor.

Suriye’yi iç savaşa soktu, pastada pay alacağını umuyordu, olaylar beklediği gibi gelişmedi, işin içine Rusya ve İran dâhil oldu.

Türkiye bu payda bende varım dedi.

Şimdi ABD bataklıkta çıkmanın yollarını arıyor.

Dünyaya kendini ispat ettirme telaşında olan Amerika gittikçe haddini aşıyor.
Gün geçmiyor ki, bir bahane ile Türkiye’ye tehdit yağdırmasın.

Son aylardaki tehdit konusu malum...

S-400’ler üzerinden Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. 
ABD’nin Türkiye’ye yaptığı ya da yapmaya çalıştığı tam anlamıyla iş güz arlık.

Türkiye alacağım diyor satmam diyor, Rusya’dan alacağım diyor alamazsın diyor.

Türkiye’nin ihtiyacı olduğu dönemde parasıyla almak istediği Patriot’ları vermeyeceksin, sonra da “Nasıl Rusya’dan S–400 alırsın” diye kafa tutacaksın.

 “Ali kıran baş kesen” misin ulan ABD sen. 
Bazen cumhurbaşkanı Trump’a, “Ali kıran baş kesen misin?

Tanımıyorum senin dese de birden dolar yükseliyor.

Ekonomide daralma, faizlerde artış yaşanıyor.

İnsanlarımız ekonomide yapılan müdahaleye tahammül edemiyor.

Bir kısmı cumhurbaşkanına bırak teslim ol ki ekonomide rahatlasın derken.

Çoğunluk cumhurbaşkanı kararlı ve net dursun ABD kâfiri ne olduğunu bilsin biz seninleyiz diyor.

Şimdi cumhurbaşkanı bazen sertleşiyor bazen gevşiyor.

ABD ben dünyanın külhanbeyim diyor.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurdukları yenidünya düzeninde kimseye söz hakkı tanımayan ABD, bu devranın ilelebet böyle gitmeyeceğini bilmelidir.

Yapmış olduğu zulmün ve akıtmış oldu mazlumların kanının altında bir gün boğulacaktır.

Mısırda, Yemende, Sudanda, Libya’da yapılan darbeleri ABD’den bağımsız düşünebilir miyiz? 
Türkiye’de yapılan tüm faili meçhul cinayetleri ve askeri generallere yaptırdığı 27 Mayıs’ı, 12 Eylül`ü ABD’siz düşünemeyeceğimiz gibi. .
Türkiye S–400 konusunda geri adım atmamalı.
Cumhurbaşkanı kararlı durdukça ABD de bedel ödetmek istiyor.

Türkiye’nin en kırılgan yönünde vurmak istiyor, ülke ekonomisi ile oynuyor. 
Öyleyse öncelikli hedef ekonomiyi kırılgan olmaktan çıkarmak gerekiyor.

Çünkü sokaktaki insanın ekonomisi bozulduğunda, diğer önemli konulara odaklanamıyor.

İnsanların bugün tek sıkıntı ekonominin belirsizliği piyasaların daralması.

Bunun için hükümetin bir an önce radikal kararlar almalı.

Kamuda savurganlığa dur denmeli, Banka faizleri düşürülmeli ve ekonomiye can suyu verilmeli.

Bugün fabrikatör, esnaf, tüccar, üretici, tüketici mutsuz görülüyor.

Çağımızın mutluğu ekonomi de güçlü devlet olmak.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.