banner245

Adınızın Adalet ve Kalkınma olması yetmiyor

Adınızın Adalet ve Kalkınma olması yetmiyor

Adınızın Adalet ve Kalkınma olması yetmiyor

Adınızın Adalet ve Kalkınma olması yetmiyor

İktidar oldunuz, nefsinize uydunuz, hakkı unuttunuz dünyevileştiniz.

Adaletli olacağız dediniz, partinizin adını adalet kalkınma koydunuz, mücahitleri müttehit etiniz.

Milli görüş gömleğini çıkardınız, Demokrasi gömleğini giydiniz, İslam’ı unuttunuz.

Doğuya yüz çevirdiniz, batıya kabul edilmediniz.

Biz batılıyız, batılılar gibi olacağız dediniz, Müslümanlığı unuttunuz.

Aradan geçen süre içerisinde hala batının kapısında içeri giremediniz.
Avrupa’nın kriterlerine bir türlü uyamadınız, maalesef batılıda olamadınız.

Bakın yıllar nasıl akıp gidiyor, seçimler oluyor, koltuklar boşalıyor, tekrar yenileriyle doluyor.
Önümüzde yeni bir seçim var, bunun adı cumhurbaşkanlığı seçimi.

Ülkemizde ilk defa halkın seçeceği bir cumhurbaşkanlığı seçimi olacak.
Muhalefet partileri çatı adayı peşindeler, buldular adaylarını, ama kaynıyor tabanları.

Muhalefet çatı adaylarını halka tanıtsalar da, seçimin favorisi Recep Tayip Erdoğan görülüyor.
Müslüman’ım diyenler, iktidarda olanlar, seçilmişler, atanmışlar ülkeyi yönetenler.

Ne oldu verdiğiniz sözler, hani sizler adaleti tam sağlayacaktınız.
Unutunuz adaleti, kardeşliği, dostluğu, arkadaşlığı.

Daldınız iktidarın güzelliğine, dünyanın hevesine.
Doldurdunuz koltukları makam sevgisine.

Şöhrette gözünüz döndü, cepleriniz doldu, unutunuz geldiğiniz yerleri.
Dünyevileşiverdiniz makam, zenginlik, şöhret aşkıyla.

Hani hep derdiniz, bunlar dünyalık işler, oyalanma diye.
Ne oldu, dünyalıklarınızı çok sever oldunuz, koltuklara yumuldunuz, gözleriniz kimseyi görmez oldu.
Dünyayı çok sevdikçe, etrafınızda kimseler kalmıyor.

Bakın şöyle bir etrafınıza, sizin geldiğiniz yerlerde, yıllar öncesinde başkaları da vardı, kalabalıklar onları alkışlardı, ne oldu şimdi, hayal olup mazilerde kaldılar.
Gelenler göçüyor, kalanlarda belki bugün, belki bugünden daha yakın.

Asılı resimlere bakıp ibret almazsınız.
Ders alıp kabirlere bakmazsınız, camilerde sel alaları duymazsınız, cenazelere gelip saygı istersiniz.
Ölenleri hiç görmez, ölüm sizlere gelmeyecek sanırsınız.

Ey adı Müslüman olanlar, iktidarın nimetinde duranlar, duyun Kuran’ın bu sesini.
 “Ey Muhammed! Hevesini kendine İlâh edineni gördün mü?

Ona sen mi vekil olacaksın “Furkan–43) diyor Allah.

Havâsını ilah edinen kimdir, arzu ve tutkularının kölesi olandır. İlahına ibadet eden biri gibi o da tutkularına, hevesine ibadet etmektedir.
Günümüzde Müslüman’ım diyenler Allah’ı unutmuşlar, Allah’tan gelen vahye ilgi kurarak, kendilerini arındırmaya çalışmamışlar, Allah’ın kitabından ve peygamberin Sünnetinden habersiz oldukları için, Allah’ın kendisi adına belirlediği kulluk programına teslim olmak yerine kendi bilgilerine, kendi hava ve heveslerine teslim olmuşlar.

 Allah’tan gelen hayat programını bırakmışlar, kendilerine yeni bir hayat programı belirlemişler.
Kuran’ın ilkesinden uzaklaşıp, demokrasiyi ilke edinmişler.
Peygamberi yaşantıdan kaçıp, cahiliye yaşantısını benimsemişler.

Kendilerine sunulan kulluk örneği olan peygamberle diyalog kuramadılar, ben bana yeterim dediler, bugün vahiyde uzak din yaşıyorlar.
Ben benim hayatımı düzenlemesini bilirim dediler.

Evimi ben de düzenleyebilirim, nereden kazanıp nerede harcamam gerektiğini ben de bilirim. Çocuklarımı nasıl eğiteceğimi, ne yiyeceğimi, nasıl giyineceğimi ben de bilirim. Benim aklım var, benim fikrim var, dediler Allah’ı devre dışı bırakıp havalarını ilah edindiler.
Çevremizde bunun çeşitli örneklerini sıkça görüyoruz.

İnsanlar, zenginlik, makam, şöhret, ev, araba, yazlık, çocuk derken kendilerini kısır bir döngünün içinde bulurlar ve ölene dek bunlarla oyalanırlar.

Elbette insanın bunları istemesi meşrudur; ama tüm yaşamını bu hırsların yönlendirmesi son derece anlamsızdır.
Nitekim oyun ve oyalanma içinde kimi oyuncular pek çok isteğine kavuşurken, çok büyük çoğunluğu da arzularına ulaşamaz ve içlerindeki o hırsla ölürler.

Kendi hevâsını, kendi heveslerini ve arzularını putlaştırmış, boynundaki kulluk ipinin ucunu kendi elinde tutmayı tercih etmiş insanları ne güzel anlatıyor kuran.

“Gördün mü hevasını ilah edinip Allah'ın bir ilim üzerinde saptırdığı ve kulağı ve kalbi üzerine mühür koyup görme gücünün üzerine de perde çektiği kimseyi? Artık, Allah'tan sonra onu kim hürriyete erdirir? Düşünüp hatırlamaz mısınız?"der (el-Casiye: 45/23).
Önümüzde bir belediye başkanlığı seçimleri yaşadık, kimileri aday oldu seçilemedi, kimileri yeniden seçildi, bu Allah’ın bir imtihanı demediler.
Seçilenlerde bir kibir, kaybedenlerde bir hüzün oluştu.

Göz önünde bulundurulması gereken önemli bir gerçek daha vardır ki; o da kişinin sahip olduğu her şeyin yalnızca Allah'ın dilemesiyle olduğudur.

Allah kimi insanı doğuştan varlıklı kılar, kimi insanı ise ömrü boyunca fakirlikle imtihan eder.
Ancak kişinin Allah'ın verdiği nimetlerden ötürü büyüklenmesi akılsızlıktır.

Zira Allah insanlar arasında dilediğine daha fazla, dilediğine de daha az imkân ve rızk verebilir.
Her iki durum da imtihan için; dünya hayatında kimin daha iyi ve güzel davranışlarda bulunacağını sınamak içindir.
Kuran’da Allah bir ayette şöyle ifade ediyor:
“Allah rızkı dilediğine genişletir-yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahi rette(ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir meta'dan başkası değildir”. (Rad Suresi, 26)

Bu ayetler adı Müslüman olanları çok ilgilendirmiyor sanırım.
Müslüman adil oladır, adaleti yeryüzüne yayandır, hakka teslim olup, hayatını ona göre, tanzim edendir.
Günümüzde adı Müslüman olanlarda, adalet zor sağlanıyor, menfaat önde geliyor.

Adil olmuyorlar, adaletli davranmıyorlar, ülkemizde partizanlık almış başını gidiyor, yandaşlar çetesi ortalıkta geziyor, menfaat ve çıkar gurubu en önde gidiyor.

Sonrada adaletten bahsediyorlar, Allah aşkına bunun neresi adalet dersiniz.

Düşünmek gerekiyor, neden bunlar tam adil olmuyorlar, niye adaleti tam sağlayamıyorlar.
Ey iktidarda olanlar, çıkarlarınız neden Allahın ayetlerinin önüne geçiyor.
Mümin olmak teslim olmak değil mi, neye kime teslim olanlardansınız.

Hakkı unutup neden batıla dalıyorsunuz, batılın hükmüyle adalet kurmaya çalışıyorsunuz.
Hakkın olduğu yerde batıl olmaz.
Batılın olduğu yerde de hakkın ismi olmaz.

Hakkı batıla karıştırıp ta bile bile hakkı gizlemeyin.
Kim ki, hakkı batıla karıştırıp, bu hak derse, bilsin ki onların sonu hüsran olacak.
Adil olun, adaleti tam kurun ki, sizin adınız değil, hayatınız Müslüman olsun.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan kaya - 6 yıl önce
hocam valla ne istediğini anlamadım. yani iran mı olalım. suudi arabistanmı
Avatar
zafer çam - 6 yıl önce
Ne dediğim çok açık, anlayan anlıyor Hasan Bey.
Sizde kendinizi biraz zorlayın ne demek istediğimizi çok iyi anlarsınız.
Her ikisi de olmayalım, gel biz Müslümanlardan olalım.
“İnsanları Allah’a çağıran, iyi iş yapan ve "ben Müslümanlardanım " diyenden daha güzel sözlü kim olabilir”? (Fussilet-33)
Bakınız Allah bizim ne olacağımızı çok güzel açıklamış gel biz Müslümanlarda olmaya gayret edelim Allah’ta bize yardım eder.
Biz burada kimseyi ne İran’a çağırıyoruz, nede Suudi Arabistan’a birisi şia mezhep dinini yamaya çalışıyor.
Bir diğeri de Amerikan laik Müslümanlığını savunuyor.
Elhamdülillah ben ne Şii ne Sünni ben Müslümanlardanım.
Ben bunlara değil Allah çağıranlardanım.
Unutmayınız
Avatar
sabri ipekçi - 6 yıl önce
akşam iş yorgunluğumu bende anlamadım, sabah dinçken bir daha okuyayım
Avatar
garp esnaf - 6 yıl önce
zaferbey cok guzel olmus yazınız adam kandırma partisı dıyelım
Avatar
Samet - 6 yıl önce
Zafer hocam, eleştirinizi katılıyorum . Yazınız çok güzel . Bi de Kırşehir'in genel halini nasıl görüyorsunuz . Bunla ilgili düşüncenizi merak ediyorum. Benim çok enteresan tespitlerim var. Kırşehir' de şehir merkezinde çok çok fazla süpermarket var ve halende açılıyor. Ben İstanbul Beşiktaş oturuyorum . İnanın istanbulun bi çok semtinde bu kadar market yok. Bu kadar market ayakta kalabildiğine hatta daha da şube açmaya devam ettiğine göre biz kırşehirliler kazancımızın büyük bölümünü yemeye içmeye veriyoruz. Çok acı.. Aklımızı peynir ekmekle yemişiz resmen . Sadece 300-350 metrelik lise caddesinde 6 tane süpermarket var. Yatırımcı demekki para kazanıyorki, hala market açmaya devam ediyor. başka sektörlere bulaşmıyor .Bu şehrin sosyo kültürel olarak gelişmesinin imkanı yok anlaşılan. Bu kadar boş mu yaşıyor Kırşehir'in insanı. Bu konuda neler düşündüğünüzü merak ediyorum
Avatar
ismail - 6 yıl önce
teşekkürler. yüreğinize sağlık. hele de başbakanın rüzgarı ile koltuklarını garantileyenler, başbakanı yapayalnız bırakanlar buna gerekçe olarak da : başbakan konuşur biz işimize bakarız mantığına bürürnenler bu yazıyı iyi okusun
Avatar
[email protected] - 6 yıl önce
bakın şöyle bir etrafınıza, sizin geldiğiniz yerlerde, yıllar öncesinde başkaları da vardı, kalabalıklar onları alkışlardı, ne oldu şimdi, hayal olup mazilerde kaldılar.
gelenler göçüyor, kalanlarda belki bugün, belki bugünden daha yakın.
güzel tespit