AHİ şehrinden Trump'a ve İsrail'e tokat gibi cevap...

ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararını, Kırşehir Belediye Meclis üyeleri düzenlenen toplantı ile kınadı.

AHİ şehrinden Trump'a ve İsrail'e tokat gibi cevap...

AHİ şehrinden Trump'a ve İsrail'e tokat gibi cevap...
BAŞKAN BAHÇECİ: KUDÜS, ORTADOĞU'NUN YÜREĞİDİR. BİZİM İÇİN HAYATİ ÖNEMİ VAR


ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararını, Kırşehir Belediye Meclis üyeleri düzenlenen toplantı ile kınadı.
Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, toplantıda Belediye Meclisinin aldığı ortak karar metnini okudu.

Başkan Bahçeci;“Kudüs üç semavi din içinde hakkaniyet temelli özgürlüğü ve barışı arayan Ortadoğu'nun yüreğidir. Kudüs ilk kıblemiz, Harem-i Şerif ile birlikte üç semavi dinin kutsal mekanlarıyla tarihi, kültürel, dini kimliği kazanmış olan ve bu niteliği ile dünya eserlerinin göz bebeği bir şehirdir. Kudüs'ün bu özel statüsüne sahip çıkmak, korumak, tüm renkliliği ile barış içinde bir dünyayı gerçek kılmak bakımından hayati derecede önemlidir. 
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Kudüs merkezli olmak üzere Ortadoğu coğrafyasında bir dizi insani, ahlaki, siyasi dram yaşanmıştır. Filistin Sorunu dediğimiz ve gerçekte bir insanlık sorunu olan konu, bu yaşananların bir ürünüdür ve halen tüm barış çabalarıyla birlikte bunları tahrip eden saldırgan politikalar nedeniyle insanlığın gündemindedir. 
1947'den bu yana tüm Birleşmiş Milletler kararlarında Kudüs'ün İsrail hakimiyeti altında bulunması kabul edilmemiş, 1967'de İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal etmesinden sonra yine Birleşmiş Milletler İsrail'i Kudüs'ün statüsünü değiştirecek girişimlerden kınamaya çağırmıştır. Keza İsrail'in 1980'de ilhak kararı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nce kınanmış, bu konuda İsrail hükümetinin almış olduğu tüm kararların hükümsüzlüğü kayıt altına alınmıştır. Bu kararda ayrıca İsrail'deki diplomatik misyonların Kudüs'te bulunamayacağı da ifade edilmiştir. 
İsrail'in bu türden politikalarını özetleyen, “Kudüs'ü başkent yapma” girişimlerine bugüne kadar mesafeli duran Amerika Birleşik Devletleri'nin bu defa destek verme olarak anlaşılabilecek yola girmesi, asla kabul edilemez. Filistin Sorunu’nu çözme, bölgeye barış ve istikrar getirme temelinde uzun yıllardan bu yana “arabulucu” olarak davranan, dünya kamuoyuna kendi misyonunu bu şekilde anlatan Amerika'nın bugünkü tavrı bölgede bir dizi tehlikeli gelişmeyi tetikleyecek, çatışma doğuracak, yeni insani dramlara sebep olacak yaklaşımdır. 
Halen “Filistin Sorunu”nu çözmek için gösterilen barışçıl çabalar, bu girişim karşısında muhakkak büyük darbe alacak, Ortadoğu'da bir dizi istikrarsızlık yaşanacaktır. İsrail ve Filistin arasında adil, kalıcı, dengeli, tarihi ve manevi haklara riayet eden bir barış gerçekleşmeden insanlığın huzur ve selamete ulaşmasının mümkün olmayacağı unutulmamalıdır. 
Bu kabul edilemez gelişmeler karşısında Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan 80 milyonun her ferdinin, Birleşmiş Milletlerin kararları hilafına Kudüs'ün tarihi statüsünü değiştirme yönündeki maceracı girişimleri kesin ve tartışmasız şekilde reddediyoruz. Ayrıca 13 Aralık 2017 tarihli İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi'nde: 
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın Kudüs’ü, İşgalci Güç İsrail’in sözde başkenti olarak tanıyan tek taraflı kararı en güçlü şekilde reddedilmiş ve kınanmıştır. Söz konusu karar hukuken hükümsüz ilan edilmiştir. 
Bu beyanın Filistin halkının tarihi, hukuki, doğal ve milli haklarına bir saldırı, bütün barış girişimlerine yönelik kasti bir baltalama, aşırılık ve terörizme ivme verecek bir tahrik unsuru ve uluslararası barış ve güvenliği hedef alan bir tehdit olarak görüldüğü belirtilmiştir. 
Kudüs-ü Şerif’in yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan söz konusu tehlikeli beyanın hükümsüz ve meşruiyetten uzak olduğu vurgulanmıştır. 
Beyanın, Uluslararası hukukun ve özellikle de Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin ve uluslararası meşruiyeti bulunan tüm ilgili kararların, bilhassa da BM Güvenlik Konseyi’nin 478 (1980) ve 2334 (2016) sayılı kararlarının, barış sürecinin Kudüs-ü Şerif’i nihai statü konusu olarak tespit eden temellerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiği, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu bağlamda imzalamış olduğu anlaşmalar ve verdiği taahhütlerin bu beyanın hemen geri çekilmesini gerektirdiği ifade edilmiştir. 
ABD Yönetimi’ni bu yasadışı beyanın geri çekilmemesinden doğacak tüm sonuçlardan bütünüyle sorumlu tutulduğu kaydedilmiştir. Söz konusu beyanın ABD Yönetimi’nin barış destekçisi rolünden çekilmesi olarak değerlendirildiği ve bunun tüm paydaşlar tarafından da anlaşıldığı belirtilmiştir. Ayrıca, bu beyanın ilanı ve işgalci güç İsrail’in 1967’de işgal ettiği, merkezinde Kudüs-ü Şerif bulunan Filistin topraklarında sürdürdüğü sömürgecilik, yerleştirme, ırkçılık ve etnik temizlik siyasetinin teşvik edilmesi olarak görüldüğü kaydedilmiştir. 
Tüm üye devletlere Filistin sorununa, özellikle dünyanın diğer taraflarından karşıtlarıyla günlük temaslarında ve dış siyasi gündemlerinde yüksek öncelik vermeleri çağrısında bulunulmuştur. 
İki devletli çözüm temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti’ne dayanan, uluslararası tanınmış referans hükümlerle ve 2005’te Mekke-i Mükerreme’de yapılan Olağanüstü İslam Zirvesi Konferansı’da stratejik bir tercih olarak kabul edilen 2002 Arap Barış Girişimi’yle uyumlu adil ve kapsamlı bir barışa bağlılık teyit edilmiştir. Uluslararası topluma bu sorunu çözüme ulaştırmak maksadıyla etkin ve ciddi bir şekilde harekete geçmesi çağrısında bulunulmuştur.
Zirvede alınan bu kararları desteklediğimizi Kırşehir Belediye Meclisi üyeleri olarak dünya kamuoyuna ifade ve ilan ederiz” dedi.




Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.