Atalar söylemiş...

Atasözleri deriz, bazı ortamlarda tekrarlarız.

Atalar söylemiş...

Atalar söylemiş...

Atasözleri deriz, bazı ortamlarda tekrarlarız.
Yaşanmış olaylar başımıza gelmeyince, güler geçeriz.
Atasözleri dediğimiz törelere, geleneklere, tecrübelere, akla ve gerçeğe dayanır.
Halkın ortak düşüncesini, inancını, duyusunu, ahlak anlayışını, kültürünü, felsefesini yansıtır.
Atasözleri kültürün aynasıdır derler.
Atasözleri eğitici ve öğreticidirler derler.
Genellikle mecazi bir anlam taşırlar.
Anonimdirler.
Halk arasında dilden, dile dolaşarak gelecek kuşaklara aktarılmıştır.
Atasözü dediğimiz düşündürücü eğitici sözler sadece Kırşehir’e has değil genel Türkiye’nin her yerinde belki ülke dışlarında dahi söylenir.
Her ırkın, neslin, devletin kendi kültürüne geleneğine yaşayışına ayıt atasözleri vardır.
Hiç düşünmeyiz, aktarılan sözler yılların ürünü demeyiz.
Emek verilmiş hayatın içinde yaşanmış kimilerine ders olmuş, kimilerine öğüt diye düşünmeyiz.
Atalarımız bizlere o kadar güzel sözler,  hediye etmişler ki bizlere, bu sözler  çoğu zaman yol gösteren karanlıktan aydınlığa çıkmamıza sebep olmuş.
Onlar yaşamış, tecrübe edinmişler bizlere hediye etmişler, bizlerde bizden sonrakilere hediye edeceğiz.
Bazen düşünülürcü, bazen nasihat, bazen öğüt, bazen adalet, bazen maneviyat dolu bu sözler.
İş hayatımızda, aile hayatımızda, sosyal hayatımızda hep yanımızda olmuş.
Uzun yılların birikimi olan atasözlerimizin bazıları artık halk arasında unutulur olmuş.
Günümüzde kullandığımız aletler değişmiş, yaşam şartlarımız farklılaşmış, geleneklerimiz, göreneklerimiz, din algılarımız değişmiş.
Hayatımız böyle olunca atasözlerinin devamı gelmiyor, kimisi eskilerin sözü deyip geçiyor, kimileride öğüt alıp uyuyor.
Yanlışlarla dolu dünyamızda, hep doğruları ve doğrulara giden yolları arar dururuz.
Öyle zamanlar olur ki atalarımızın tecrübeleri bizleri uyandırır, doğruyu ve olması gerekeni bize hatırlatır.
Tırnağın varsa başını kaşı gibi, Kırşehir yöresinin en çok kullandığı atasözleri artık unutuluyor.
At binenin kılıç kuşananındır.
Attan inip eşeğe binilmez
Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.
Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar almaz
Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar
El elin eşeğini türkü çağırarak ararmış,
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derlermiş.
 Keçinin şaşkını suyu pınarın gözünden içermiş
Sürüden ayrılanı kurt kapar.
Ayıdan dost gavurdan dost olmaz.
Taş olduğu yerde ağırdır.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Asıl akmaz bal kokmaz, kokarsa yağ kokar, aslı ayrandır.
Soğuktan ve soysuzdan kendini koru.
Eşek elin, zerdali emanet»
Her şey incelikten, insan kabalıktan kırılır.
Yatan öküze yem verilmez.
Sen okuyup adam olana kadar, dağdaki tavşan zabit kâtibi olur.
Yiğit at kendine kamçı vurdurmaz»
Bu sözlerin, kelimelerin, kullanılan kavramların birçokları belki hayatımızda kalktı fakat ne kadar hayatımızda kalksa da yine yol gösterici sözler.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.