Basında kalite şart...

Toplum olarak ahlak kavramını yitirdik.

Basında kalite şart...

Basında kalite şart...

Toplum olarak ahlak kavramını yitirdik.
Neden ahlaklı bir birey olamıyoruz.
Kuran ahlakı deriz Kuran’a değil kalabalığa uyarız.
Peygamberin ahlakında bahsederiz yanına hiç varmayız.
Ticaret ahlakında bahsederiz dürüst olanı bulamayız.
Siyasetin ahlakında bahsederler çıkar uğruna her türlü taklayı atarlar.
Basın ahlakında bahsederler menfaatleri uğruna çıkarları için kalemşor olurlar.
Kime güveneceğiz, kime inancağız nasıl bir toplum olduk.
Deve misali neremiz doğru ki der durumdayız.
Bugün insanları haberdar eden Kırşehir’de birçok basın kuruluşları var.
Bu basın kuruluşlarına ne kadar güveniyorsunuz.
Hangi basını daha ahlaklı daha dürüst buluyorsunuz.
Günümüzde basın ahlakında bahsetmek ne kadar doğru bilmiyorum.
Halkı haberdar eden basın ahlaklı ve dürüst olmalı derler.
Var mı?
Üç kuruş uğruna çıkarları için her türlü haberleri yapıyorlar.
Övmeler, yermeler, tehditler ne arasanız var.
Ahlaklı basın çıkarı uğruna değil halka haberi doğru olarak sunmalı.
Halka yalan haber vermenin bir vebal olduğunu bilmeli.
İletişim özgürlüğünün insanların temel haklarından biri sayıldığı bir dönemde gelişen teknoloji sayesinde haber alma özgürlüğü son yıllarda büyük bir yol aldı. 
Kırşehir’de eskide üç beş gazete vardı bugün onlarca oldu, siteler kuruldu.
Kuruldu ama kalite aynı değil.
Ne kadar çok oldu kalitede o kadar düştü.
Kırşehir basını bir araya geldiler halka daha iyi haber sunalım dediler sonra tekrar ayrıldılar.
Benim olsunda başıma olsun dediler.
Basında kaliteyi düşürdüler. 
Kırşehir’de basın yayın organlarının sayısının hızla artması kalitenin de hızla artacağı anlamına gelmedi.
Bu gelişmeler beraberinde sorunları da getirdi. 
Basın ve medya mensubunun yetiştirilmesi alanında üniversitelerimizde bile konu ile ilgili olarak dersler okutulmasına rağmen maalesef iş ortamının cazibesinden midir nedir bilinmez, usta kalemlerin bile satıldığını görürüz.
Bu derecede hassas anlamda yetiştirilmelerine önem verilen, her konuda ahlaki bilgi sahibi olmalarına çalışılan değerli basın mensubu arkadaşlarımız içinde, maalesef üzülerek söylemek gerekirse bu mesleğe yakışmıyorlar.
Bu kişilerin çıkarları nedeni ile de hem halkımızın doğru haber alma hakkı gasp edilmekte hem de bu sektörün diğer çalışanları zan altında bırakılmaktadır.
İyiyi ve doğruyu haber vermeye çalışan ve sayıları gittikçe azalan basın ve medya kuruluşlarının değerli çalışanları da kötülenmektedir.
Bu haksızlığa dur demek gerekir.
Bunun için öncelikli olarak bilinçli bir okur olmalıyız. 
Her habere inanmamalıyız, haberin doğruluğu çok iyi test etmeliyiz.
Hangi konuya ne amaçla değinildiğine özen göstermeliyiz..
Okuyucu olarak çok seçici ve araştıran olmalıyız.
Uydum kalabalığa değil doğru haberin yanında olmalıyız.
Her haberi haber değil, doğru haberi haber olarak okumalıyız.
Değerli bir okur şöyle söylemişti: ‘Her gün altın verdiklerini bile bilsem asla yalan yanlış haber yayınladığını düşündüğüm gazete, dergi vs. satın almam.
Çünkü benim, kafamı karıştırarak, rastgele bilgilerle kullanacağım ucuza giden beyin hücrem yok ’demişti.
Son günlerde bu sözün kıymeti daha çok anlaşılmakta.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.