Bastığınız yerleri sağlam sanmayın...

Dünya diye sahiplendiğiniz yer kabuğu o kadar sağlam gibi görünse de hiçte öyle olmadığını görüyoruz.

Bastığınız yerleri sağlam sanmayın...

Bastığınız yerleri sağlam sanmayın...

Dünya diye sahiplendiğiniz yer kabuğu o kadar sağlam gibi görünse de hiçte öyle olmadığını görüyoruz.
İnsanoğlu karada olsan da, denizde olsan da, havada, olsan da sağlam dediği nerde olursa olsun.
Mülkün sahibi hafif bir salladı mı, tutunacak hiçbir yerin yok ey insanoğlu.
Yerim sağlam, ayağım kaymaz, bana bir şey olmaz deme.
Hafif bir sallantıda ayağın da kayar, bir yerlerine bir şeylerde olur.
Sağlam zemin Allah’a ve resulüne bağlanmaktan olur.
Bakın dünyalıklar az bir sallantıyla nasıl çatırdıyor, duvarlar yıkılıyor, evler çöküyor.
Türkiye genelinde depremin kaç şiddetinde olması çok önemlide değil, nasıl olsa müteahhitler çalıyor, konutlar sallanmada yerle bir oluyor.
Bizde müteahhitler çalıyor, çalmayan ülkelerde yıkımlar ölümler oluyor Allah dilediğinde çok güçlü yapılarda olsa sonuç değişmiyor.
Depreme dayanıklıydı laflarını da çok isabetli bulmuyorum.
Japonya’da binalar sözüm ona depreme dayanıklıymış yer kabuğu salladı deniz kabardı tsunami oldu yinede insanları ve dünyalıklarını yuttu.
Allah istemeye görsün, en muhteşem yapıları, oyulmuş kayaları, sert zeminler üzerine yapılmış binaları yerel bir ediyor.
Tarihte bunların örneği sayılmayacak kadar çok. 
Ülke genelinde ara ara sallantılar olmakta.
On beş gündür ege denizinde ve kıyı illerde Çanakkale beşik gibi sallanıyor.
Sarsıntılar aralıksız devam ediyor. 
Halkı aldı bir korku, sarsıntılara dayanamayan eski yapılar dökülüyor. 
Allah’a bin şükür, şimdiye kadar deprem dolayısıyla can kaybı yok. “Çanakkale’deki deprem sağanağı” o bölgede yaşayan insanları sürekli huzursuz ediyor ancak olumlu tarafı herkes önlemini almış durumda.
Riskli binalarda hasar meydana geliyor, bir sonraki depremde de yıkılıyor. 
Olan biten sadece maddi hasar.
Maddi zararlar karşılanır, önemli olan can kaybı olmaması.
Çanakkale köylüsü konteynırlarda ağırlanıyor. 
Halkın korkulu bekleyiş sürüyor.
Kırşehir’de bu depremi yıllar öncesinde yaşamış.
Şunu çok iyi bilmeliyiz ki ülkenin her yeri deprem bölgesi.
Her gün küçük ölçekli yer sarsıntıları olmakta bunların bazılarını bizler hissederken bazılarında hissetmiyoruz.
Kırşehir’de birinci derecede deprem kuşağında sayılıyor.
Bunun için çok katlı binaların azda olsa küçük depremlere dayanıklı yapılması.
Malzemeden, işçilikten çalan zengin olmak için çok hırslı müteahhitlere göz yumulmamalı.
Deprem kader olsa da, ucuz ölümler kadar olmamalı.
Allah biz kullarını bazen derin uykulardan uyandırmak için yer sarsıntılarıyla uyarmakta.
Nasıl ki derin uykuda olan birisini uyandırmak için seslenmek yetmeyince tokatlama veya sarsma yoluna gidiyorsak.
Allah’ı Tela da bizleri bu gaflet uykusundan uyandırmak için böyle musibetlere duçar ediyor.
Uyanın ey insanlar diyor.
Allah halinize bakın, etrafınıza bakın, nerde nasıl yaşıyorsunuz diye hafif sallantılarla ikaz ediyor.
Kendinize gelin diyor.
Yıkılmaz, yok olmaz, dedikleriniz bir gün olur yerin derinliklerinde kendini bulur diyor.
Tarih sahnesinde ne kalın kaleler, sarayla yok oldu diyor.
Ne kralları, başkanları, iktidarları hesap günün bekliyor diyor.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.