Bilgisiz bilgeler, hap bilgiler…

Çağın hastalığı bilgi kirliliğinden bahsetmek istiyorum.

Bilgisiz bilgeler, hap bilgiler…

Bilgisiz bilgeler, hap bilgiler

Çağın hastalığı bilgi kirliliğinden bahsetmek istiyorum.

İnsan asırlar boyunca bilgiye ulaşmaya edinmeye ve öğrenmeye odaklanmış bir varlık olduğundan hepimiz hem fikiriz. Çünkü merak insanın iç dünyasında gelişen bir duygudur. Merakla birlikte sorgulama ve düşünmede insanda var olmuş ve onu ayıran bir özelliktir. Bilgiye ulaşan varlık, bilgiyi hayatına uygulamada ve geçirmede sürekli çözümler üretmiştir. Bu çözümler kimi zaman pozitif kimi zaman negatif bir dönüt vermiştir. 

Bizler öğrenmeye bilgi edinmeye ve bunu hayatımıza geçirmeye açık bir toplumuz. Tabi bu öğrendiğimiz bilgilerin doğruluğu ve güvenirliği de ayrıca bir tartışma konusu olduğu kanaatindeyim.

 Aynı zamanda toplum olarak da ciddi anlamda koca bir çöp yığınının içindeyiz. Medyada, internette, sağda solda o kadar gereksiz yazılıp çizilen bilgiler var ki şaşırmamak elde değil. Bu fazlalığın içinde kaybolmamak da…

Hemen yerde ulaşabileceğimiz hap bilgiler var. Hap dediğime de bakmayın. Faydası olduğundan değil kolaylıkla elde edip tüketeceğimiz türden olduklarından. Nasıl ulaştığının önemi olmadığı gibi kaynağının ne olduğunun da önemi olmuyor genelde.

Ee hal böyle olunca doğruluğunu yanlışlığını bilmeden araştırmadan her duyduğuna inanan sayısız insan çıkıyor. Tabii bu insanların imdadına koşan yardımsever(!) insanlarımızda çıkıyor. Başım ağrıyor diyene antibiyotik veren komşularımızdan tutun da, kendi diyet listesini arkadaşına verenlere, zayıflama tüyolarını, bitkisel çaylarını paylaşanlara kadar yelpaze genişliyor. Bunların çoğunun buluşma noktası da tabii ki sosyal medya. Sosyal medya da bu paylaşımlara ev sahipliği yapıyor. Evet, yapabilir fakat doğruluğu tartışılır nitelikte…

Ama en önemli konularda dahi insanlar bir tıkla arama motorlarından sorularına cevap bulmaya çalışıyorlar. Ne var ki bunda diyebilirsiniz. Elbette ki aklımıza takılan şeyleri anında elde etmek mükemmel bir şey ve teknolojinin kusursuz bir nimeti olduğunu düşünüyorum. Fakat bu kolay ulaşabilirlik beraberinde pek çok sorunu da getiriyor. Hangi bilgi gerekli, hangisi gereksiz ayıklamak güç oluyor. 

Ve başka bir problem daha çıkıyor. Pek çok kişinin sağlık sorunlarını internetten araştırması gibi…

Hastalık belirtileri, nedenleri kısaca benim T3 dediğim ‘tanı, teşhis, tedavi’ hepsi var. Hatta kanser gibi önemli hastalıklarda önüne gelen bilimsel paylaşımlarda bulunabiliyor. Uzmanı olmayan kişiler, kurdukları sitelerde para kazanmak adına müspet olmayan paylaşımlarıyla adeta bilgelik taslıyorlar. Neredeyse doktora gerek kalmayacak, bizim bilgisiz bilgelerimiz sayesinde!

Bu durum da bilgi edinmenin negatif yönünü ortaya çıkarıyor. İşte işler bu noktaya kadar geldi ve tehlikeli olmaya başladı. Hiçbir zararı olmasa dahi her bilginin ortalıkta dolanmasının bize faydası tartışılır. Fakat bu işten para kazanacak ‘bilgisiz bilgelerin’ işine yarayacağı da kuşkusuz.

YAZAN: Gül Adile DAKMAZ
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.