Birazda bizim çocuklar çalsın

Türkiye’de ve Kırşehir’de İslamcı geçinen zavallılar öyle bir ölçüsüzlüğe, fesada, harama, batıla ve öyle bir bataklığa batmışlar ki; pervasızca “Olsun biraz da bizim Müslümanlar çalsın, biraz da bizimkiler yesin” diyebiliyorlar.

Birazda bizim çocuklar çalsın

Birazda bizim çocuklar çalsın

Türkiye’de ve Kırşehir’de İslamcı geçinen zavallılar öyle bir ölçüsüzlüğe, fesada, harama, batıla ve öyle bir bataklığa batmışlar ki; pervasızca “Olsun biraz da bizim Müslümanlar çalsın, biraz da bizimkiler yesin” diyebiliyorlar.
Bu güne kadar başkaları yemiş bugünde bunlar yemeliymiş.
Bu nasıl bir anlayış Allah aşkına!
Hem Müslümanlardan olacaksın, sana emanet edilen yetimin, fakirin, mazlumun, garibanın hakkı yiyeceksin.
Sonrada meydanlarda abdestli dolaşacaksın.
Allah’ın kitabında, Muhammed (SAV) hayatında, böyle bir Müslümanlık var mı?
Bunlar birde İslam’ın güzel adaletinde bahsederler.
Muhammed (SAV) ve sahabesinin ahlakında ve hayatında örnekler sunarlar.
Camileri, mescitleri doldurup insanları ağlatırlar.
Televizyonların başında insanlara İslam’ın örnek ahlakından bahsederler.
Reytingler kırıp insanları televizyon başlarına toplarlar.
Peygamber efendimizin üzerinde ceplerini doldurup sermaye yığarlar.
Bunlar abdestiz yere basmazlar, kul hakkı geldi mi uymazlar.
Camilerde en önde hocanın arkasında dururlar kul hakkı gelince duymazlar.
Besmelesiz işe başlamazlar, yetim malını yerken besmeleyi unuturlar.
Bu gün oruçluyum derler, yoksulun malını yerler.
Kurumlarda binlerce memur giriş yapmayıp mesai saatlerinde dışarıda gezen işyerinde odasının kapısını kilitleyip oyun oynayan sadece ayın on beşinde bankamatiğe gidip maaş çeken memurcukları örnek alırlar. 
Hiçbir sorumluluk almayan kurumu babasının çiftliği gibi gören sallarım başımı alırım maaşımı diyen her fırsatta rapor alıp kaytaran sadece ayın on beşinde bankamatiklerin önünde görünen memurcuklardan olurlar.
Bunlarda ne Allah korkusu var ne de kanun. 
Allah’tan korkmayan kuldan utanmaz derler.
Bunlar ne Allah’tan korkuyor, ne kullardan utanıyor ne kanunu takıyor.
Allah’tan Kur’an’dan haktan hukuktan bahsedip bankamatikçiler var oldukça işimiz zor.
Deveye sormuşlar “Neren eğri” diye “Nerem doğru ki” demiş ne güzel söz.
Bunların hali deve misali nereleri doğru ki?
Allah’ın adaletinde korktuk, batının kanunlarına tabi olduk, onlar kadarda olamadık.
Kanunu koyanlar kanunu önce kendileri ihlal ediyor.
Bizim kanunlar ahbap, çavuş ilişkisiyle yürüyorken Avrupa’da küçük bir devletin seçilmiş vekilin başına gelenlere bir bakın.
Kadın bakan alışveriş merkezinde yürürken karşısına çıkan çikolatacı dükkanın girip, çok sevdiği ‘Toblerone’ çikolatalardan bir büyük paket çikolata alıyor.
Fiyatı 60 TL gibi bir para.
Parayı, kredi kartıyla ödüyor.
Ne olduysa işte bu bir paket çikolatadan sonra başlıyor.
Çünkü parayı öderken, bir siyasetçi için affedilemeyecek bir yanlış yapmış.
Olayı vergi dairesi ortaya çıkarıyor.
Yani kadın bakanın üyesi olduğu hükümete bağlı bakanlık.
Bakanın yaptığı yanlışlık şuydu:
Aldığı bir paket çikolatayı, özel kredi kartıyla değil, bakanlığın verdiği kartla yapmıştı.
Vergi dairesi bunu ortaya çıkarınca, medya da öğreniyor ve olayın üzerine gidiyor.
Bakanın adı “Toblerone’cu bakan”a çıkıyor.
Yapmış olduğu hatanın karşısında fazla ısrarcı olmuyor bir sabah istifa ettiğini açıklıyor.
Kimdi bu bakan...
Türkiye’de hiçbir siyasetçi bir paket çikolata için istifa etmeyeceğine göre herhalde bir Türk Siyasetçi değildi.
İstifa eden kadın, İsveç seçilmişi.. 
İsmi çok önemli değil, önemli olan, kanunların karşısında herkesin eşit olması.
Kanun tüm toplumu kuşatandır.
Sana farklı, bana farklı olmamalı.
Adaletin olmadığı yerde kanunda geçmiyor.
Önce adalet korunmalı, daha sonra adil olunmalı.
Peygamberimiz bir hadisinde bakın ne güzel bildiriyor.
“Şüphesiz sizden önceki toplumlar, içlerinde makam, mevki sahibi itibarlı birisi hırsızlık yaptığı zaman bırakıverdikleri; buna mukabil halk tabakasından zayıf birisi hırsızlık yaptığında ise kendisine ceza uyguladıkları için helak oldular.  Allah’a yemin ederim ki; eğer Muhammed’in kızı Fatıma da hırsızlık gibi bir cürümü işlese, ona da gerekli cezayı uygularım.”
Diyen bir Muhammed (SAV) ümmeti ne halde sizlerde görüyorsunuz.
Hz. Ali buyurur ki: “Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; aksi halde hakkınızı da, şerefinizi de kaybedersiniz.”
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.