Birilerine yağdanlık yapmak!!!!

Eline iki baskılı kâğıt tutuşturup, fotoğraf makinesini koluna takanlar, meydanlarda ben gazeteciğim diye geziyorlar.

Birilerine yağdanlık yapmak!!!!

Birilerine yağdanlık yapmak!!!!

Eline iki baskılı kâğıt tutuşturup, fotoğraf makinesini koluna takanlar, meydanlarda ben gazeteciğim diye geziyorlar.
Burada dürüst ilkeli basın hayatını yayıncılığını sürdürenlere sözümüz yok.
Bizim sözümüz baskı ve tehdit amaçlı yazı yazan kalemşörlere.
Nerede protokol eşliğinde, yemekli bir davet var, bu gazeteciler oradalar.
El kesesinde mide doldurup obez oluyorlar.
Bunlarda ilke, duruş, kimlik, karakter, basın ahlakı arasanız zor bulursunuz.
Yazı yazmak için av ararlar, ilkesizce belden aşağı vurup, haber yaparlar.
Beslendiği kaynağına bir yağ lazım oldu mu, bunların elinde bir yağdanlık hemen ordalar.
Her zaman mutfağımızda kullandığımız vazgeçilmezlerimizden olan kıymetli besin kaynağımız yağlardan değil bunlar.
Benim sözüm yağ üretenler değil, çıkarları için güçlünün yağdanlığı olanlar.
Birde Besin kaynağımız olmayan araçlarımızda ve makine sanayimizde çok önemli yeri olan yağlar da var elbet.
Birde insanlar içinde yağdanlık taşıyanlar var, ben burada biraz olsun bu yağdanlıklardan bahsetmek istiyorum.
Kırşehir de sizlerde bu günlerde, birçok ortamda yağdanlıkları çok görmektesiniz.
Sanal yağcılar olarak da adlandırabileceğimiz bu insanların şerrinden Allah herkesi korusun derim.
Aman ha dikkat!
Bu yağcılar, faydadan çok zarar verir ve sadece güzel laf üreterek beyin yıkarlar, bel altına vurup, menfaat elde ederler.
Dün dediklerini bugün unuturlar, adamına, iktidarına göre yeni yağlar üretirler.
Bu yağ satıcıları gücünü kuvvetten yana kullanırlar.
Güçlü kimse onun yağını hazırlarlar.
Her zamanda iktidarların, güçlünün yanında olmuşlardır.
İktidar bitince, güç sönünce, yenisini bulurlar.
Bunların sattıkları yağların müşterisi her dönemde bulunur.
Önemli vazifeler(!) üstlenen bu arkadaşları her yerde, her alanda ve her meslekte görmek mümkün.
Her topluma lazım cinsinden olan bu yağcılar, her gün yenileri üretilmekte?
Bunlar yağcılar mesleklerinde yükselirken, onurlarını ve saygınlıklarını, itibarlarını izzetlerini azaltırlar.
Hatta yağcılık konusunda öyle bir boyuta ulaşırlar ki ‘onur’ kelimesinin onlar için hiçbir mana ifade etmediğini açık olarak görürsünüz.
Bunlarda doğruluk dürüstlük ilkeleri artık rafa kaldırılmış, “ nabza göre şerbet” anlayışı gelişmiş.
Gazetecilik mesleği icra eden kişiler kanunlara saygılı, ahlaklı, namuslu, dürüst, çalışkan kişilerdir.
Ya bugün öyle mi?
Hiç sanmıyorum.
Bugün kimin kalemi oldukları bile belli olmayan, bir basın var karşımızda.
Memnun olmadıkları müdürlere çamur atıp haber yaptıklarını sanıyorlar.
Parayı verenin düdüğünü çalıyorlar.
Böyle çalışan basını doğru bulmuyorum.
Etik de görmüyorum.
Parayı verenin düdüğünü çalmak değil hakkı, hakikati ve doğruları yazmak gazetecilik olmalı.
Maalesef günümüzde parayı verenin düdüğünü çalıyorlar.
Ne kadar para, o kadar yazı diyorlar.
Satılmış kalemlere parayı verin hangi düdüğü verirseniz onu üflerler siz hiç merak etmeyin.
Bunlar için para önemli, düdüğün çeşitleri çok önemli değil.
Ahlakı yitirmiş, doğruluğu kaybetmiş, kişilik zafiyeti olanlara basın denmemeli.
Basınla uğraşan kişilerde bir ilke olmalı, adil, dürüst, güvenilir, adaletli, çıkrasız bir haber anlayışını ortaya koymalı.
Her duyduğu kulaktan dolma bilgilere itibar etmemeli.
Duyduğu haberleri derinliğine araştırıp sonra okurlarına sunmalı.
Belden aşağı yapılan haberlere haber denmemeli.
Çıkarları uğruna başkalarının üzerinde haber yapmamalı.
Kulaktan dolma bilgilerle haber yapılmaz.
Haberler şantaj, karalama, kirletme, yalan haber, yıpratma gibi unsurları içermez.
Gazetecilik mesleğini icra eden kişiler kamuoyunu aldatmaya yönelik haber yapmamalı.
Gazetecilik yapan kişi yâda kurumlar, birilerinin siparişi üzerine yazı yazmamalılar.
Kalemlerini, güçlerini birilerinin menfaatleri uğruna uç kuruşa satmamalılar.
Güçlüye hoş görüneceğim, maddi veya manevi çıkar elde edeceğim diye, satılmış kalem olmamalılar.
Adaleti ayakta tutup, adil olmalılar.
Güçlüyle bir olup mazlumları, zayıfları ezmemeliler.
Mazlumları, zayıfların, ezilenlerin, biçarelerin sesi kalemi olmalılar.
Gazetecilik mesleğini yapanlar, küçük hesaplar peşinde olmamalı.
Gazeteci onuruyla, ilkeli, dürüst yayancılığını sürdürendir.
Çamur at izi kalsın' mantığıyla yapılan gazeteciliğin kimseye faydası yok.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.