Bizde seni uyanım bilirdik...!

İdareci ve yönetici olacaksın, sonrada rahat uyuyacaksın.

Bizde seni uyanım bilirdik...!

Bizde seni uyanım bilirdik...!


İdareci ve yönetici olacaksın, sonrada rahat uyuyacaksın.
Yok, böyle bir idarecilik?
İdareci dediğin uyuyan değil, uyanık olandır.
İdareciler kendilerini efendi değil hizmetkâr eden olmalı.
Burnu havalarda dünyayı ben yaratım havasına bürünmemeli.
Aldığı görevi, yüklendiği emaneti korumalı.
İnsanların omurunu taşıdığının farkında olmalı.
İdareci adil, adaleti korumalı.
Allah’tan korkup onun hükmüne uymalı.
Allahın Adaletini yeryüzüne hâkim kılan olmalı.
" İstanbul’da kenar semtlerden birinde oturan yaşlı bir kadın, padişahın huzuruna çıkmak istediğini saraydaki görevlilere bildirmiş. Bunun üzerine sultanın karşısına çıkarılmıştı. 
Yaşlı kadın:
Evinin soyulduğunu ve bu olaydan padişahın sorumlu olduğunu söyleyerek, şikâyette bulunur. 
Bunun üzerine hiddetlenen Kanuni: 
“Bana bak kadın, sen niçin bu kadar derin uyku uyudun da evinin soyulduğunu duymadın? 
Deyince, yaşlı kadın: 
Padişahım! 
Kusura bakma, biz seni uyanık bilirdik, onun için evimizde rahat uyuyorduk der. 
Bu cevap üzerine Kanuni utanarak: 
Haklısınız diyerek, kadının çalınan mallarının bedelini kendi malından öder. 
İşte idareci dediğin budur. 
İslâm tarihini incelediğinizde, bunun benzeri sayısız olayla karşılaşırsınız. 
Ki, başkalarına göre masal, hikâye gibi gelen bu muhteşem davranış biçimlerini, Müslümanlar fiilen gerçekleştirmişlerdir.
Kendini efendi değil de hizmetkar addeden..
Devletin idaresine talip olandır.
Seçilmek önemeli değil, önemeli olan seçildikten sonra adil olmak, halkın hukukunu korumak.
Mümin her meselede peygamber (s.a.v)  model alır. 
Yeryüzünde Allah’ın adaletinin yıkıldığı bir dönmede yeniden Allahın hükmünü hâkim kıldıysa idarecilerde bu hükme uymalı.
İdarecilerin örneklerli Asrı Saadet’teki seçimle iş başına gelen halifeler olmalı. 
İslam’ın örnek şahsiyetli halifelerine şöyle bir bakalım.
Bizleri idare edenlere benziyorlar mı?
Hz. Ebûbekir (ra) nasıl bir idareci idi? 
Bugünkü idarecilerimiz acaba onun idarecilik anlayışından ne derece istifade ediyorlar? 
Veya onu ne kadar yansıtabiliyorlar? 
Müslümanların emiri, halife Hz. Ebû Bekir (ra), gayet sade ve fakirane bir hayat yaşıyordu. 
Halifeliği boyunca da bunu devam ettirdi. 
Tüm mal varlığını inandığı İslam davası uğruna harcadı. 
Bugün ülkeyi yönetenlere bir bakın.  
Ülkenin yönetimine talip olanlar mal varlığını seçimlere yatırıyor.
Seçilince de mal üstüne mal, zenginliklerine zenginlik, katıyorlar sonrada beş vakit namazda yatıp kalkıyorlar, insanları Allah’ın adıyla kandırıyorlar.
Hz Ömer yeryüzünde adaletiyle anılır.
Bir konu gündeme gelince Hz. Ömer’in adaletinde bahsedilir.
Seçildiğinde halkına hitaben mescide bakın ne diyor” ben adaletten uzaklaşırsam bana nasıl davranırsınız”, halkın içerinde müminlerden tek ses “seni kılıçlarımızla düzeltiriz” haykırışında o kadar memnu oluyor ki.
Ellerini açıp Rabbine dua ediyor şükürler olsun ya rabbi beni böyle bir ümmete emir yaptın.
Evet ya bizde var mı böyle bir seçilmiş, seçilmişe karşı sen adaletten uzaklaşırsan sana hesap soranız diyen.
Hani bir söz vardır “siz nasılsanız öyle idare olursunuzu” bizde nasıl yaşıyorsak başımıza seçtiklerimiz de öyle.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abi çok haklısn - 2 yıl önce
harika bir eleştirimi diyelim hiciv mi diyelimm.eline sağlık abi
bizimkiler nasıl uyuyor nasıl hemde..biz halk olarak uyanık olmalıyız .şeçilmişlere güvenirsek işimiz harap valla
Avatar
- 2 yıl önce
ÇOOK GÜZEL
Avatar
Şahıs - 2 yıl önce
O zaman seçilecek şahsın mal varlığı ile değil de insanlarla olan ilişkisine bakılmalı ama bu zamanda da bu çok zor