Bu gönül işi…

Hayal kurup risk almak lazım. Hayal kurmayan, hayallerinin peşinden koşmayan ve risk almayan idareci olamaz zaten.

Bu gönül işi…
ALPASLAN DEMİRBAŞ
ALPASLAN DEMİRBAŞ
07 Aralık 2015 Pazartesi 13:03

Bu gönül işi



Hayal kurup risk almak lazım. Hayal kurmayan, hayallerinin peşinden koşmayan ve risk almayan idareci olamaz zaten.

Örnek öğretmen koşullar ne kadar zor olursa olsun mesleğini gönülden yapmalıdır, çünkü öğretmenlik gönül işidir.

Biz evde bir çocuğa bakamazken, bir öğretmenimiz okulda 40 çocuğun sorunlarıyla ilgilenmek durumunda. Bu da; yaşam azmi, meslek aşkı ve ufak şeylerden mutlu olabilen bir gönül gerektiriyor. Öğretmenlik sıfattan ibaret değildir, olmamalıdır. Öğretmenlik gönül işidir, zira öğretmen sıfatına sahip olmak kolaydır ama öğretmen olmak zordur. Eğitim liyakatli yönetici ve işini hakkıyla yapan öğretmenlerin eline bırakılırsa oldukça başarılı öğrenci ve okulların ortaya çıktığını görebilirsiniz. 

Bu yazımda bahsedeceğim o okulda öyle bir kadro var ki; öğrencilerin yüzünü güldüren ve tüm velilerin beğenisini toplayan bu kadroyu oluşturan başta okul müdürü olmak üzere tüm öğretmenlerimiz herkese örnek olacak nitelikte. Öyle bir okul ki, daha kapıdan girer girmez sizi sımsıcak bir duygu kucaklıyor. Öğrencilerin son derece güvenli bir ortamda olduğunu hemen hissediyorsunuz. Bahçede öğretmenleriyle dolaşan, oyun oynayan, mutlu oldukları her halinden belli olan öğrenciler. Koridora giriyorsunuz, ellerine şekerlerle müdür odasından çıkan çocuklar.

Öyle bir okul ki; öğrencilerin mutlu olması öncelikli eğitim felsefesi olmuş. Öğrenciler o kadar mutlular ki, aileler çocuklarını okuldan erken almak istediklerinde bile kesinlikle götüremiyorlar çünkü çocuklar okuldan ayrılmak istemiyorlar. Bahçede çocuklarını bekleyen velilere şeker, kolonya ve çay ikram ediliyor, aileleri tarafından akşam alınamayan öğrenciler okul müdürünün evinde yatılı kalıyor. 

Öğrencilerin akademik eğitimi kadar sosyal gelişimlerini sağlayacak çalışmalara da son derece önem veriliyor. Kimi öğrenci yüzmeye gidiyor kimi sinemaya, isteyen de zekâ oyunları oynuyor. Futbol, basketbol oynarken görüyorsunuz diğerlerini. Bir tarafta da öğretmenlerin öğrencilerle birebir çalıştığına şahit oluyorsunuz. Eğitim iklimi ve kurum kültürünün üst düzeyde olduğunu, velileriyle, öğretmenleri, yöneticiler ve destek personeliyle tam bir aile olduğunu hemen görüyorsunuz. Okulun fiziki yapısı son derece yetersiz olmasına rağmen ilin nasıl en fazla öğrenci sayısına sahip okulu olduğunu o zaman anlıyorsunuz. Binanın, sınıfların bu kadar temiz olmasına şaşırmıyorsunuz. Özel okul mu acaba diye düşünüyorsunuz. Kafanızı kaldırıp tabelaya baktığınızda devlet okulu olduğunu görünce şaşırıyorsunuz. Demek ki farklı olmak için, kaliteli olmak için özel okul olmak gerekmiyormuş. Devlet okulu da,  özel okullar tarafından örnek alınabilecek hale getirilebiliyormuş.

Hangi okul mu bu? Tabi ki velisi olmaktan gurur duyduğum 30 Ağustos Zafer İlköğretim Okulu. İyi ki varsınız müdürüm, iyi ki varsınız öğretmenlerim, sizlerle gurur duyuyoruz, veliniz olmaktan son derece mutluyuz. Her zaman yanınızdayız. 

HAKKI MAHLUT

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.