banner245

Çocukların özgüvenlerine zarar vermek pahalıya mal olur

Toplumlar, çocuklarını düşünür, onlar için en iyisini ister. Kendilerine ve cemiyete yararlı olabilmeleri için çocukların en iyi özelliklere sahip olmaları önemli bir sosyal hedeftir. 

Çocukların özgüvenlerine zarar vermek pahalıya mal olur

Çocukların özgüvenlerine zarar vermek pahalıya mal olur

Toplumlar, çocuklarını düşünür, onlar için en iyisini ister. Kendilerine ve cemiyete yararlı olabilmeleri için çocukların en iyi özelliklere sahip olmaları önemli bir sosyal hedeftir. 

Bazı toplumlarda söz konusu amaç, bir temenniden öteye geçemez; aksine çocukların aleyhine, onlara zarar veren bazı eylemlere rastlanır. Bu, o toplumda çocuklara verilen gerçek değerden kaynaklanır. Çocukların gördüğü zararlardan sonuçları bakımından en büyük olanı,öz güvenlerinin yıpranmasıdır.Oysaki çocuklarda öz güveni tesis etmek ve geliştirmek son derece önemlidir zira hayatta mutlu, başarılı olan insanların ortak özelliği kendilerine güvenmeleridir.  Kendilerine güvenen bireyler bir şeyleri denemekten, düşüncelerini söylemekten, insanlarla iletişim kurmaktan, duygularını ifade etmekten kaçınmaz. Bu becerilerin ise bireylerde mutluluk ve başarının anahtarı olduğu söylenebilir. Bireylerinin mutlu ve başarılı olmaları ise bir topluma mutlaka müspet bir şekilde yansıyacaktır. 
Çocukların öz güvenleri üzerindeki olumsuz etki, ilk çocukluk döneminden itibaren ailede kendini göstermeye başlamaktadır. Çocukların özgür, bağımsız bireyler olduklarının ebeveynler tarafından benimsenmemesi, onların fikirlerinin değersiz görülmesi ve hatta çocukların kaba, ilkel ve mutlaka yola getirilmesi gereken varlıklar olarak değerlendirilmesi, çocukların kendilerine güvenmeleri önünde çok büyük engeller olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu anlayış maalesef, çocukları geliştirmeleri beklenen okullarda da hüküm sürmektedir.Okulda dayak, hakaret, aşağılanma, kıyaslanma ve tehditle karşılaşma, ayrıca istek ve düşüncelerinin dikkate alınmaması çocukların öz güven geliştirememelerine sebep olmaktadır. Kendine hiç ya da yeterince güvenemeyen çocukların varlığının hangi sonuçları doğurabileceği üzerinde durmak gibi bir hassasiyete bazı toplumların sahip olmayışı, olumsuz yetişkin davranışlarının ortadan kaldırılmasına, yok edilmesine yönelik çabanın gösterilmesinden çok uzakta kalınmasına yol açmaktadır. Böyle cemiyetlerde, çocuklarda öz güvenin önemiyle ilgili farkındalığın, bilincin varlığına rastlanamamaktadır. Peki yetişkinlerin tesiriyle öz güveni düşük, kendine güvenemeyen çocukları olan toplumlar,maruz kaldıkları ziyanın boyutunu, gelecekte nelerden yoksun kalacaklarını bilmekte midirler?
Kişiler, konuşur, iletişim kurarsa mevcudiyetlerini ortaya koyabilir, sorunlarının çözülmesinin önünü açarlar. Yine bu yolla başkalarının yaşadıkları problemlerin çözülmesini sağlayacak fikirlerini de gün yüzüne çıkarabilir. Bir diğer ifadeyle, problemlerin çözümü ve yaratıcılığın sergilenmesi düşüncelerin ifade edilmesine bağlıdır. Problemleri çözmek ve yeni ürünler, düşünceler üretmek ise cemiyetlerin gelişmesi, kalkınması için oldukça mühimdir. Şayet ebeveynler, öğretmenler ve diğer yetişkinler çocuklarının konuşmadıklarından, konuşamadıklarından yakınıyorsa bunun büyük ölçüde öz güven eksikliğinden kaynaklandığını bilmelidirler. Konuşamayan, konuşmak istemeyen, konuşmaktan korkan bireylerin olduğu toplumlarda doğru ve yararlı olanın, yeniliklerin ortaya çıkma hızı çok düşük olacaktır. Bu nedenle toplumsal tekâmül de yavaş olacaktır. Ve tabii ki bireysel gelişme de… 
Her çocuk, keşfedilmemiş bir ülke, bir kıta gibidir. Sahip olduğu yetenekler, farklılıklar ise o toprakların zenginlikleridir. Bu zenginlikler, çocuğunun hem kendisi hem de içinde yaşadığı toplumun ve insanlığın yararına kullanılacak şekilde gün yüzüne çıkarılıp kullanılabilir. Ne var ki bunlardan tamamen, ebediyen mahrum da kalınabilir. Buradan hareketle denilebilir ki çocukları, kendilerine güvenme bakımından istenen seviyeye getirmeme, bilakis geriletme önce onlara ve toplumlarına, sonra da beşeriyete karşı yapılmış büyük bir haksızlık, verilmiş büyük bir zarardır. Öyleyse çocukların öz güvenlerini destekleyeceğini, güçlendirebileceğini düşündüğümüz şu tavırlar bütün yetişkinlerce sergilenmelidir:
•    Çocuklara saygı gösterin. Dolayısıyla aşağılama, tehdit, şiddet ve kıyaslamayı zerreleri dahi kalmamacasına hayatınızdan çıkarın. Bunların başka yetişkinlerce sergilenmesine engel olun.
•    Çocuklarla konuşun. Onlara, sizin kullandığınızdan daha uzun konuşma süresi kullanma imkânı verin. Hem ev hem de sınıfta…
•    Çocukların yeteneklerini keşfetmeye odaklanın. 
•    Çocukların bireysel farklılıklarına saygı duyun. Onları oldukları gibi kabul edin.
•    Değerli olduklarını ve onları sevdiğinizi söz ve davranışlarınızla, yani somut bir şekilde çocuklara hissettirin. 
•    Çocukları, karar verme konusunda destekleyin, teşvik edin. Onlara, kararlarının sorumluluğunu taşımayı da öğretin.
•    Çocukların farklı, sıra dışı düşünce ve önerilerini dikkate alın, değerlendirin. Çılgınca ve hatta aptalca olduğu düşünülen bir fikir, paha biçilemez bir yarara dönüşebilir.
•    Çocukların evde de okulda da mutlu olmalarını sağlayın. Bunun için daha fazla fiziksel aktivitede bulunmaları, daha çok oyun oynamaları, kendi ilgi alanlarına yönelmeleri, zevk aldıkları uğraşlarla ilgilenmeleri için fırsatlar yaratın.
•    Özellikle seçme / eleme sınavlarının sebep olduğu rekabet kültürüne karşı mücadele edin ve bu kültürün etkisini kırmaya çalışın ki çocuklar yeteneklerine, özlerine yönelebilsinler. Bu yöneliş, onların öz güvenlerini yükseltecektir.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.