Dava adamlığı değil sermaye adamlığı

Dile kolay on altı yıldır ak parti iktidarda.

Dava adamlığı değil sermaye adamlığı

Dava adamlığı değil sermaye adamlığı

Dile kolay on altı yıldır ak parti iktidarda.

2002 den bugüne kadar katıldığı tüm seçimlerin galibi olan ak parti değişim yaşıyor.

Seçimlerin zaferi daha çok olgunlaştıracağı yerde seçmene tepeden bakar oldular.

Ak partili seçilmişleri ve rozetlileri sarhoş etti, dava falan yok artık.

Milli görüş gömleğiyle geldiler gömlek falan kalmadı artık.

Bugün birçokları Karun gibi servet peşindeler.

“Cebi dolanın ne davası oluyor ne görüşü” diye boşa dememişler..

Karunlaşanların varı yoğu sermaye hamallığı.

Sermayem elimde gitmesin diye her yol mubah görüyorlar.

Eski milli görüşçülerin birçokları aramızda ayrıldılar, kalanlarda bir köşede unutuldular.

Bugün onların çocukları, torunları ihale peşinde koşuyor.

Ak görüş ve çizgisi yok artık, çizgi iktidarın nimetleri.

Ne yapsınlar milli görüş gömleği varken hep cepten gidiyordu.

Bugün iktidar var cebe geliyor.

“İktidar hepimizi değiştirdi, değiştiriyor.

Kim 'Değişmedim' diyorsa, yanlış söylemdir.

Güç insanı zehirler, para insanı zehirler.

Garip, gurebayı unuttuk...

Bir garip yanımıza yaklaşsa, 'Vaktimiz yok' diyoruz.

Belediyemize gelse, 'Toplantıda...'Hele bir zengin geldiyse hele bir de patronun oğluysa maşallah kapıda karşılarız.

Bu ne ya...'

Bu sözler eski AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’e ait. Metiner'in 'Kim değişmedim, diyorsa yanlış söylemdir', sözü doğru bir söylem...

Eski milli görüşçü şimdi AK Partili tanıdığımız “Bizim mücahitler, şimdi müteahhit oldu.

Kenar semtlere mahalle gezilerine Mercedes ile gidiyorlar, insanları kızdırıyorlar” demişti...

Doğru söylemişti...

Zengin olanın önce kıyafeti farklıklaşıyor marka takılıyor, konuşması ve fikride değişiyor.

Oturduğu semti, sonra konutu, sonra kullandığı eşyalar, sonunda otomobili değişiyor.

Ayrılmalar başlıyor kaçamaklı dostlar tutuluyor, yurt dışı gezileri başlıyor.

Daha sonra takıldığı çevresi eşi, dostu farklılaşıyor.

Gün geçtikçe cami cemaati unutuluyor, vakit namazları terk ediliyor.

İlerleyen günlerde İslami sohbetler bırakılıyor.

 Değişen yaşantının içerisinde zenginler sofrası kuruluyor, geç saatlere kadar kafeteryalarda lüks lokantalarda eğleniliyor.

Sermaye önce Müslümanların imanını alıyor, sonra Karunlaştırıp mal yığdırıyor.

Bugün dava adamlığı değil, sermaye adamlığı meydanlarda dolaşıyor.

İnsani değerleriniz gittiğinde nasıl zengin olduğunuz çok önemli değil.

Bugün parti davasının, parti gönüllüsün çok kıymeti yok parti rozeti kıymetli

Sermayesi olmayanlar parti teşkilatına giriyor aylar yıllar sonra Mercedes’e biniyor.

Nasıl oluyor bu dediğinizde “siyasi parti rozetini taktın mı, kapılar açılıyor, işler görülüyor, cepler doluyor” diyorlar.

Ne diyelim Allah bizleri kul hakkı yemekten, yetimin malını çalmaktan korusun.

Ölümlü dünyada elimiz boş geldi, giderken de elimiz boş gidecek.

Kabir’e kimse lüks konutuyla, marka giysisiyle, marka arabasıyla, sayamadığı parasıyla gömülmüyor.

Örtündüğü kefen beyazdan, bindiği araç belediyeden…

Namazı kıldıran cami görevlisi, kabirde yasin okuyan paralı hocalar.

Başı havalarda gezenler, firavunlar gibi dolaşanlar şunu unutmayın, hesap günü yaşadığınız hayatın bir bir hesabını vereceksiniz.

Her anınızı, yirmi dört saat Allah’ın mobesesi kayıt altın alıyor.

Bizde söylemesi.

Allah Müslümanlara hesap günü kul hakkıyla, yetimin malıyla değil, imanla gitmeyi

Nasip etsin.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.