Deseler de inanmayın

Hepimizin bildiği, duyduğu klasik söz oldu artık.

Deseler de inanmayın

Deseler de inanmayın

Hepimizin bildiği, duyduğu klasik söz oldu artık.

Siyasilerin dilinde düşmüyor.

“Biliyoruz ki hiçbir görev, hiçbir makam ve mevki kimseye baki değildir" deseler de inanmayın.

Bu söz halk arasında o kadar çok kullanılıyor ki.

Seçilmişler ve atanmışlar arasında daha çok duyarsınız.

Cumhurbaşkanından, Başbakanına, bakanlardan, seçilmişlere kadar hepsi kürsüye çıktığın da hep aynı cümle bu makamlar kimseye baki değildir derler.

Televizyonlarda, basında kürsüye çıkan bakanlarda çok duymuşsunuzdur “bu makamlar kalıcı değil” sözleriyle başlarlar.

Doğru bu makamlar kalıcı değil o zaman koltukta alındığınızda neden bozuluyorsunuz.

Ne hikmetse koltuklara, makamlara bir yerleştiklerinde ellerinde alınacak korkusuyla uyurlar.

Seçilmişlere, atanmışlara makamlar, koltuklar tutku olmuş, bu tür sözlerde ağızlarına laf olmuş.

Seçilmişler de atanmışlar gibi zamanı geldiğinde geldiği gibi gitmesini de bilmeliler.

Makamlarda babalarının miras mülkü gibi durmamalılar.

Bir seçilmiş bulunduğu makamda beş yılda çok durmamalı ne kadar çok duruyorsa orasının sahipleniyor.

Bir beş yıl ikinci bir beş yıla başka birileri gelmeli müdürler gibi zaman ayarlı olmalı.

Zamanı dolan orda durmamalı.

Bunlar makamlara seçilmeye görsünler her beş yıl sonra aynı isimler aynı şahıslar aynı görevdeler.

Sanki bu ilde başka şahıs yok.

Kırşehir’de beş on kişi arasında gidip geliyor.

Seçimler yaklaştığında meydanlarda halk arasında bunların isimleri geziyor.

Koltuk tutkusu seçilmiş siyasilerde daha çok görülüyor.

Her hangi bir siyasi parti başkanlarında koltuk aşkı bir tutku olmuş.

Öyle seçilmişler var ki, ölene kadar o koltuktan inmiyorlar.

Bir daha seçimlere girmeyeceğim bu son diyenleri çok gördük.

Seçimler geldiğinde hep aynı sancı bir daha kazanma hırsı.

Seçilmişler kendilerine şunu hiç sormuyorlar ben bir beş yıl ya da dört yıl bu koltukta kaldım şehrimin halkına, esnafına, tüccarına ne hizmet sundum.

Seçilmişler bu soruyu kendi vicdanlarına neden hiç sormazlar.

Günümüzde seçilmişlerin vicdanları geride, cüzdanları daha çok önde…

Bir Seçilmişin vicdanı köreldiyse cüzdanı açılmıştır.

Hiç kimse ben siyasetçiyim seçildim, kimseye hesap vermem dememeli.

Herkesin mevkisi ve makamı ne olursa olsun, seçilmişler halka hesap vermek zorunda olmalılar.

Halka hesap veren seçilmiş, düzgün seçilmiştir namusu seçilmiştir, onurlu seçilmiştir.

Böyle seçilmişlere bu halkın ihtiyacı var.

Bu gün halka hesap veren seçilmişlerin sayısı çok az.

Ben hiç görmüyorum sizler görüyor musunuz?

Seçildim ben hesap vermem, bu makamlarda gitmem diyenleri daha çok görüyorum.

Sivil toplumun başında olan seçilmişler daha çok makam aşkıyla yanıp tutuşuyorlar.

İnsanoğlunda makam tutkusu var oldukça, işimiz çok zor gibi gözüküyor.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.