Dik duruş!!!

Etrafımıza baktığımızda kariyer elde etmek için insanoğlu hangi renklere girmiyor ki. 

Dik duruş!!!

Dik duruş!!!

Etrafımıza baktığımızda kariyer elde etmek için insanoğlu hangi renklere girmiyor ki. 
Dün yanında durduğunu bugün kötülüyor.
Dün etrafında döndüğüne, bugün sırtını dönüyor.
Dün elini eteğini öptüğüne bugün kötü diyor.
Son yaşanan olaylar Kırşehir’de bizlere ne dönekleri gösterdi.
Döneklere inanamayın bizim safta diye de güven duymayın her an satarlar.
Döneklere sorsanız dünya hayatı geçi derler.
Geçici dediğimiz bu dünya hayatına neden bu kadar değer veriyoruz o zaman.
Üç kuruşluk menfaat uğruna değerlerinizi niye ayaklar altına alıyorsunuz.
Seçilmek için, atanmak için, zengin olmak için neden birlerinin yanında olmak istiyorsunuz.
Üç kuruşluk dünya hayatı için nereye dönerseniz dönün son dönüşünüz Allah olacak.
Şunu da unutmayın Allah ne dilerse o olur.
Siz Allah’tan hayır dileyin, istediğiniz hayır olsun.
Seçildin, atandın, zengin oldun, birilerine takıldın şöhret buldun Allah katında hayırlı olmadıysa vay haline.
Allah kitabında bizlere öğüt veriyor bizler öğüte kulak vermiyoruz.
“Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, eğlence, süs, aranızda övünme, güç ve zenginlik yarışından ibarettir. Yağmuru düşünün… Bitirdiği ot çiftçileri imrendirip heyecanlandırır. 
Bir de görürsün ki sararıp solmuş sonra da çerçöp olmuş! 
Ahirette ise ya şiddetli bir azap, ya da bir bağışlama ve hoşnutluk vardır. Dünya hayatı gelip geçici bir zevkten başka bir şey değildir… Bu nedenle siz Rabbinizin affına nail olmaya bakın. Allah’a ve Peygamberine iman edenler için hazırlanmış olan yerler ve gökler kadar geniş cennet için yarışın. 
İşte bu Allah’ın lütfüdür ki onu lâyık gördüğüne verir. 
Allah çok büyük lütuf sahibidir… 
Yeryüzünde ve insan hayatında size isabet eden hiç bir şey Bizim irademiz olmadıkça meydana gelmez. 
Bu Allah’a göre kolaydır; bundan hiç şüpheniz olmasın… 
Bu şundan dolayıdır; elinizden gidene üzülmeyesiniz ve elinize geçenle de şımarmayasınız. 
Çünkü Allah kendini beğenmiş şımarıkları sevmez… 
Bunlar hem cimrilik ederler hem de insanlara cimriliği emrederler. Her kim vermekten kaçınırsa bilsin ki Allah zengindir, övgüye layık olan O’dur.” (Hadid; süresi, 20–24).
Demek ki bir oyun, eğlence, süs, aramızda böbürlenmek, güç ve zenginlik yarışı olan, çer çöpe dönen bahçeye benzeyen, gelip geçici bir zevklenmeden ibaret “dünya malı” elimize geçtiğinde şımarmamalı, geçmediğinde kederlenmemeliyiz. 
Bilakis “dünyada adalet” istemeli ve buna talip olmalıyız.
Adaletin koptuğu yerde hayır gelmez.
Adaleti dik ayakta tutmalıyız ki Allahın üstünlüğünü her zaman hatırlamalıyız.
İnsanlar Adaleti ne zaman kendi menfaatlerine doğru kulandı işte o zaman toplumlarda fesat yayıldı.
Kim ki yeryüzünde Allah’ın adaletini terk etti, işte o zaman toplumlar helak oldu.
Seçilmişler iktidarlarıyla, atanmışlar makamlarıyla, zenginler mallarıyla, şöhretliler canıyla ödedi. 
Dünyayı benim, mülkün sahibi benim diyen, firavunların sonu denizlerden boğulmak oldu.
Firavun temsilcilerin sonu dost bildikleri cellâtlarının elinde oldu.
Bunun için Hz. Peygamber, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Ali adaleti ayakta tutmak için devrimci dinin buyruklarını yerine getiren idiler. 
Mal ve mülk önlerinde seriliydi, isteseler Karun gibi zenginleşmeleri içten bile değildi. 
Bilinçli bir dik duruş ve asil bir tavırla Kuran’a dayalı bir yol tuttular ve ne olursa olsun bir yere gelmeyi ve içine girdikleri kabın biçimini almayı (kariyeriz mi ve konformizmi) reddettiler. 
Bunu anlamayanlar bu dinden hiçbir şey anlayamazlar 
Her zaman üç kuruşluk dünya menfaatleri uğruna birilerine köle olurlar.
Üç kuruşluk çıkar uğruna döner dururlar.
 

Etiketler; #Dik duruş!!!
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.