Dolandırıcılığın adı ve şekli değişti...

Geçen gün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesini alan firmalara taşeronluk yapan yani işin bir kısmının yapımını üstlenen bir arkadaşım beni aradı... Öyle bir sistem anlattı ki şaşırmamak elde değil...

Dolandırıcılığın adı ve şekli değişti...

Dolandırıcılığın adı ve şekli değişti...
Dağdaki çobanın adına şirket kurup ihaleye giriyorlar...
Bu sahtekarlara dikkat edin!
Şirketi kur, bankadan çekleri al, ihaleyi al, taşeronlara milyonluk çekleri ver, iş bitince çekleri ödeme...! Devletten aldığı hak edişleri de cebe indirip kayıplara karış...!


Geçen gün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesini alan firmalara taşeronluk yapan yani işin bir kısmının yapımını üstlenen bir arkadaşım beni aradı... Öyle bir sistem anlattı ki şaşırmamak elde değil...

' ŞİMDİ DOLANDIRICILIĞIN ADI VE ŞEKLİ DEĞİŞTİ '

Edinilen bilgiye göre; vatandaşı dolandırmak isteyen şahıslar, önce dağdaki çobanın adına bir şirket kuruyor. Bu şirketin bilançoları kısa sürede yükseltiliyor. Şirketi kuran şahıslar, önce bankalara gidip çek istiyorlar. Bankalar zaten ticareti olmamış ve kredi kartı bile kullanmayan çobanı siciline bakıp ' Bu adamın sicilini temiz ' deyip bu şirkete limit ve çekler veriyor. 
Bu birinci aşama...
Yani bankalardan çekler alındı. Bu demek oluyor ki bu şirketin bankadaki itibarı iyi ve çek alabilmiş.!!! İmaj hazır... Sağlam firma!!!!

Bu işlem bittikten sonra sıra ikinci aşamada... Yani en önemlisi... Bu şirket, iş bitirmesi olan başka bir şirketle ortaklık imzalıyor... Bu ortaklık ihaleye girerken Kamudan yani devletten ihale alan şirketİ daha da güçlü hale getiriyor. Böylelikle devletin inşaat yapım ihalelerine yada başka ihalelere giriliyor. İhalede kırımlar yapılarak yani diğer firmalardan daha düşük fiyat verilerek ihale alınıyor. 
Teklif Kamu İhale Kurumu tarafından da onaylanınca trilyonluk ihale dağdaki çobanın adına kurulan şirkete kalıveriyor. Hatta bu şirket kendi adına aldığı ihaleyi 2, 3, 4 hatta 5'nci kişilere kadar devrediyor. Devir alan firma da zaten anlaşmalı olunca düzenek kurulmuş oluyor. 
İhale alındı ve sıra geldi işlerin yapılması için gerekli alt taşeronlara yani sucu, elektrikçi, kalıpçı, cepheci, mermerci vs esnafa işlerin paylaşılmasında...
Bunun için firmalar aranıyor... Firmalar bir şekilde bulunuyor ve oturup sözleşmeler yapılıyor. Sözleşme yapıldıktan sonra inşaatın içerisinde yada dışında imalata başlayan elektrik, su, kalıp, demir yada hangi işi yapacaksa ustalar işlerini yapmaya başlıyorlar. Çalışan ustaların alacaklarına karşılık ihaleyi alan şirket yetkilisi, bu esnaflara işin teslim tarihinden daha ileri bir tarihe çekleri kesip veriyor. Bu çeklerin bedelleri de genellikle 200 milyar ile 500 milyar arasında değişiyor. Yani küçük esnaf işi bitirip teslim ettiğinde, ihaleyi alan şirket hak edişini yapıp devletten alacağını alıyor. Ama uzun vadeli çek alan küçük esnaf bu çeklerin ödenmesini bekliyor. Tabi hak ediş yapıp devletten parasını alan şirket, parayı hesabına geçirip kayıplara karışıyor. Dolayısıyla çekin günü gelmeden parayı şirket alıyor; çekin günü geldiğinde de zaten çek ödenmiyor yazılıyor. Böyle olunca da küçük esnaf batıyor!
Yazılan çekin tahsilatını yapmak isteyen küçük esnaf, bankaya gittiğinde kocaman bir hiç görüyor. 
Hatta bazı şirketler kendi akrabalarına borçlanıp bilinçli ve önceden tasarlanmış bir şekilde hesaplara haciz koyduruyorlar. Ki devletten gelen hak edişler bu hacizler yoluyla tekrar şirket yetkilisine dönüyor. 
Çekin karşılığı kağıt olarak sadece 1400 TL. Banka kefil olduğu bi kağıt bedelini küçük esnafa veriyor. Yani 1 milyon iş alan esnaf, bu işin karşılığında 1400 TL alıp, batıyor. 
Dolandırıcılık üzerine kurulu olan bu şirketin yetkilisini ne gören var ne bulan var o saatten sonra.. Bunun için ben özellikle Kırşehir'de esnaf ve sanatkarlara sesleniyorum: Kesinlikle iş yaparken dikkat edin. Teminat almadan kimsenin işini yapmayın. 
Alacağınız çeke güvenmeyin. Bu çeklerin sahiplerine hemen güvenmeyin... Para kazanayım derken batarsınız...
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.