Dünya’nın bilinen ilk Astronomi Üniversitesi, ziyaretçi akınına uğruyor

Turizm sezonunun açılmasıyla birlikte, Kırşehir Cacabey Gökbilim Medresesi’ne ziyaretçiler bir bir akın ediyor. Şehrin merkezinde bulunan Dünya’nın bilinen ilk Astronomi okulu olan Cacabey Gökbilim Medresesi’ni hafta sonu ve hafta içi yüzlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.

Dünya’nın bilinen ilk Astronomi Üniversitesi, ziyaretçi akınına uğruyor

Dünya’nın bilinen ilk Astronomi Üniversitesi, ziyaretçi akınına uğruyor

Turizm sezonunun açılmasıyla birlikte, Kırşehir Cacabey Gökbilim Medresesi’ne ziyaretçiler bir bir akın ediyor. Şehrin merkezinde bulunan Dünya’nın bilinen ilk Astronomi okulu olan Cacabey Gökbilim Medresesi’ni hafta sonu ve hafta içi yüzlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.
Medresede incelemelerde bulunan turistler Ahi Yurdu Kırşehir Gazetesi’ne şu açıklamalarda bulundu: “ Gerçekten anlattıkları kadar varmış. İnanılmaz bir yapı. Bundan  8 yıl önce bir kez daha Kırşehir’e Cacabey Gökbilim Medresesi’ni görmeye gelmiştik. Ama bu kadar dikkat çekmiyordu. Şimdi bir tablo halini almış. Bu yüzden Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci ve ekibine teşekkür ediyoruz” dedi. 

“Şehrin gözbebeği olmuş”

Cacabey gökbilim Medresesine bir kez daha hayran kaldıklarını söyleyen yerli turistler,
“Tarihin gözbebeği olan ve Dünya’nın bilinen ilk Astronomi okulu Cacabey Gökbilim Medresesini güzel bir görünüme kavuşturup Cacabey Meydanı Projesiyle şehrin gözbebeği haline getirmeleri güzel olmuş. İnsanların daha çok dikkatini çekiyor. Buraya bir kez daha gelmemize rağmen tekrar gezme ve inceleme isteği duyduk. Harika bir mimari yapı ve şehrin göbeğinde olması nedeniyle de bir hayli ilgi görüyor” ifadelerini kullandı.
Kırşehir’e yolu düşen herkes uğrasın
Ziyaretleri sırasında fotoğraf çeken ve inceleme yapan yerli ve yabancı turistler, böylesi bir beşer harikası yapının Türkiye’de olduğu gibi tüm dünya da adından sıkça söz ettirilmesi gerektiğini ve şehre yakışan bu yapıya hayran kaldıklarını, Kırşehir’e yolu düşen herkesin bu mimari harikasına mutlaka uğramaları ve görmeleri gerektiğini söylediler.
Ziyaretçi akınına uğrayan Cacabey Gökbilim Medresesi, h. 671 /m. 1272 yılında Anadolu selçuklu Sultanı Kılıç Arslan oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Kırşehir Valisi Nureddin Cibril Bin Cacabey tarafından yaptırılmıştır. Yapı gök bilim medresesi olarak kullanılmıştır.
Anadolu Selçuklu dönemi medreseleri kapalı avlulu kareye yakın dikdörtgen planlı iki eyvandan oluşan biçimde yapılmıştır.
Medresenin kuzey cephesinde girişi sağlayan ve Selçuklu dönemi özelliklerin en güzel örneklerinden biri olan taç kapı bulunmaktadır. Taç kapı cepheden taşkın anıtsal bir biçimde yapılmıştır. Renkli taş işçiliği ile süslenmiştir. Mukarnas kavsarası ve iki sıra kuşatma kemeri ile çevrilmiştir. Kapının iki tarafında da bir çift burmalı sütun vardır. Taç kapının sağında ve solunda iki tane kadeh motifi vardır. Bunlar Türk kültür ve mitolojisinde gücün simgesidir. burdan da anlıyoruz ki Cacabey’in ne kadar önemli bir devlet adamı olduğunu ifade etmektedir. Taç kapıda kitabenin altında bulunan sol taraftaki dairesel kabartma eksen eğikliğini, sağ tarafındaki ise dünyanın şeklini simgelemektedir. Alt taraftaki küreler ise güneşi ve ayı simgelemektedir.
Taç kapıda bulunan en üstteki kitabede:
Bismillahirrahmanirrahim

"Emara bi imaret hazihil medrese el mübareke el meymune fi eyyam devlet el sultan el azam şahinşah el muazzam malik rikabul ummeti seyyid-i selatin el arab ve acem sultan-il berri vel Bahreyn giyaseddünya veddin mugisil İslam vel müslimin seyyidil muluk vessalatin ebul feth Keyhüsrev bin Kılıçarslan halladallahu devletehu el abd el muhtaç ila rahmetillah ve mağfirettehu Cebrail İbn-i Caca takarruban ilallahi ve marzatihi fihi şuhur sene ihda ve seb’in ve sitte mie"

ANLAMI;

"Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Bu mübarek medresenin yapılmasını büyük sultan, ulu şahinşah ümmetin koruyucusu, Arap ve Acem sultanlarının efendisi karanın denizlerin sultanı İslamın ve müslümanların yardımcısı sultanların ve meliklerin efendisi fetihler babası Gıyasettin Keyhüsrev bin Kılıç Arslan zamanında Allahın rahmetine ve mağfiretine muhtaç Cebrail bin Caca, Allah’a yaklaşmak ve onun rızasını kazanmak için 671 senesi aylarında emretti"

 GİRİŞ KEMERİ ÜSTÜNDE BULUNAN KİTABE

Taç kapı üzerinde selçuklu sülüsü ile yazılmış iki satırlık kitabede ise sırasıyla Nahl Suresi 90 , Al-i imran 18, 19, 26. Ayetler vardır. Yine kitabenin sonunda şahne vergisi , Takbur vergisi , sabun vergisi ,Guşe vergisinin kaldırılması için emirler vardır. Bundan sonra bunları tekrar getirenler için Allah’ın gazabına uğrasınlar şeklinde şeklinde dua vardır.

 TÜRBE KISMI

Giriş cephesinin sol tarafında ise cacabey’in türbesinin bulunduğu kısım vardır. Türbenin penceresi taç kapının minyatürü şeklinde yapılmıştır. Pencere mihrap şeklinde düzenlenmiştir. Mukarnas kavsaralı kısmın altında iki satırlık bir kitabe vardır.
Kitabede; ‘’dünyanın bir durak yeri her şeyin fani olduğu ‘’ifade edilmektedir.
Türbe iki kattan oluşmaktadır. Üst katın giriş kapısı çeşitli bitkisel motiflerle süslenmiştir. İç kısımda beyaz zemin üzerine firuze ve lacivert renkli bir yazı kuşağı dolanmaktadır. Alt katta ise Cacabey’in sandukasının bulunduğu mezar odası vardır.
Medresenin iç kısmına geçince hemen karşımıza ortadaki rasat havuzu karşımıza çıkar Prof Dr. Aydın Sayılı tarafından yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkarılmıştır. Gece gökyüzünden yansıyan ışınlar suya aksetmektedir. Bu sayede astronomiyle ilgili izlenimler yapılmaktadır. Bir nevi doğal teleskop görevi görmektedir. Yine içerde iki tane güneş sistemindeki gezegenleri sembolize eden sütünceler vardır. Anadolu Selçuklu süsleme sanatının nadide örnekleri arasındadır. İçerde sekiz adet öğrenci odası bulunmaktadır.
 MİNARE
Gözlem kulesi olarak yapıldığı düşünülmektedir. 21 m yüksekliğindedir sırlı tuğladan yapılmıştır. Zikzaklı ve düz şekilde tuğla süsleme vardır. Minaredeki kitabede ise yaptıran için bir dua vardır. Minarede bulunan firuze renkli çinilerden dolayı halk arasında “cıncıklı cami “de denir.

CACABEY KİMDİR;

Ceceli aşiretinin beyi olan Emir bahaaddin caca oğlu Nurettin Cibril Kırşehir’de büyük hizmetler de bulunmuş önemli bir devlet adamıdır. Cacaoğlu Nurettin Cibril 1240’ta Kırşehir’de doğmuştur. Adı edebileşmiş u devlet adamı Cacabey adıyla ün kazanmıştır. Anadolu birçok eserler verip bunların tamir ettirip bakımlarını yaptırmıştır. Yine Kırşehir’e bağlı Kesikköprü köyünde kendi adıyla anılan bir kervansaray ve köprü bulunmaktadır. Mevlana’dan övgü mektupları almıştır. Kırşehir’in Moğollar tarafından işgal edilmesini önleyip barışçı bir siyaset izlemiştir. Cacabey’in vali olduğu dönemde Kırşehir bilim ve sanat merkezi haline gelen bir merkez olmuştur.
Selçukluların son yıllarında düzen bozulduğu için iller valiler ile yönetiliyordu. Eskişehir Emiri olarak görülen Caca Bey, bir süre Tokat’ta kaldıktan sonra Kırşehir’e bey olmuştur.
Kırşehir Beyi iken, Emirhor olan Eseddedin İsyanı’nı bastırdı. Elbistan Savaşı’na katıldı. Orada Mısır Memlük Sultanı Baybars’a esir düştü. Baybars bütün esirleri serbest bırakınca Caca Bey Şam’dan Kırşehir’e döndü. Bir hükümdar gibi Kırşehir’de hüküm süren Caca Bey’in ünü, kısa sürede her tarafa yayıldı.
Genç yaşında zekasını göstererek üstün hizmetlerde bulunan Caca Bey, kısa zamanda büyükler arasına karıştı. Mevlana, yazdığı mektupta onu övmüş, başarısını tescil etmiştir. Aralarındaki birçok görüşmede de bu konuyu dile getirmiştir. Özel Türkçe konuşan, emirleri ve devlet yazışmalarında Türkçe yazan Caca Bey, kendi idaresinde olan Hacı Bektaş ile de ilgilenmiş, onu himaye etmiştir.
Anadolu’da bir çok hayır kurumu yaptırmıştır. Bu arada Eskişehir’de bir cami ve bir han yaptırmış, 17 cami ve zaviyeyi de onarıma almıştır. Kırşehir’de bu gün bir mimari anıt olarak yükselen Caca Bey Medresesi’ni de yaptırmıştır. Devrin fakültesi gözüyle bakılan bu binada Türkçe eğitimi veriyordu. Arapça ve Acem dili ile de eserleri vardır. Ayrıca İslam Hukuku ile felsefe ve tasavvuf dersleri de öğretiliyordu. Kubbesi açık ve altında bir kuyunun bulunduğu Cacabey Medresesi’nde kuyuya yansıyan yıldızlar incelenir, bunlar üzerinde araştırmalar yapılırdı. Bundan anlaşıldığına göre, bu medrese o dönemlerde astronomi araştırmaları yapılıyor, matematik, fizik, kimya gibi konularda eğitim veriyordu.
Caca Bey, 1301 yılında Rum tekvurları ile savaşırken şehit düştü. Naaşı Kırşehir’e getirilerek 1272’de yaptırdığı medresenin yanındaki türbeye defnedildi.

HABER: GÜL ADİLE DAKMAZ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.