Eğrisi, doğrusu...

STK işlevselliği. Kamuya yararları. Kalıcı ve etkili faaliyetler. Devletin temel görevleri zaten toplum yararına hizmet üretmektir. Örgütlü toplum olmak sadece sisteme bir başkaldırı için potansiyel güç odağı oluşturmak olmamalı.  

Eğrisi, doğrusu...

Eğrisi, doğrusu...

STK işlevselliği. Kamuya yararları. Kalıcı ve etkili faaliyetler. Devletin temel görevleri zaten toplum yararına hizmet üretmektir. Örgütlü toplum olmak sadece sisteme bir başkaldırı için potansiyel güç odağı oluşturmak olmamalı.  Tırnak içinde söylüyorum; bizler örgütlenmeyi dahi “Kamu Yararına” yaftası ile ayırarak işlevselliği ve toplumsal veri oluşturmuş diğer STK’ları dışlamış, bir diğerini kucaklamış olmaz mıyız? Maalesef bugün bu geçer akçe.  Kumar oynatmak. Pişpirik oynamak, Alkol satabilmek veya o birime lokâl eklemesiyle legal hale getirmek. Kamu yararına olacak. Bu anlayış topluma ne kadar kalıcı yararları olabilir? Bu sorgulamayı kıyas tablosu içinde değerlendirmek çok önemli.
Tarihsel gelişimleri yalanlar üzerine kuranlar, bugün yaşadığımız çarpıklığın ve kafa karışıklığının da temelini kurmuştur... Sevinçleri bugün yaşayanlar için kara bir leke olarak görülür Zaman zaman doğrunun etkilemediği insan var mı diye düşünmüyor değilim.
Ben demekten nefret ediyorum. Ama gerçek bu. Emekli olduktan 2 yıl sonra Kırşehir’e memleketime döndüm. Topluma hizmet etmek. Kazanımları artırmak. Yeni ufuklar inşa etmek. Toplumsal gelişmişliğin birlikte olmaktan geçtiğine inanmış birisi olarak Kamu yararına olan askeri derneğin şubesini Kırşehir’de kurdum. 18 ay kurucu başkanlık dâhil topluma hizmet ettim. Bu süreç içinde 4700 dar gelirli insanımıza yakacak, giysi, gıda, beyaz eşya mefruşat desteği verdim. 414 yoksul öğrenciye kırtasiye, okul forması, ayrıca iki öğrenciye lise ve üniversite tahsilleri süresince tüm giderleri dâhil cebimden burs verdim. Devletten bir kuruş destek almadım. 18 ay içine sadece bunu sığdırmadım. Kırşehir şehitliği. İsmi Ahmet Tozluklu şehitliği. İsmi dahi eksik yazılmış. Mezarı yok garibimin. Âşık paşa türbesi yanında kırık mezar taşı ve gönder. Tüm izinleri aldım. En büyük desteği sayın valimizden ve dönemin başsavcısından aldım. Bu cesaretle önce şehidi isminin verildiği şehitliğe daha sonra isminin düzeltilmesi yönünde mücadele verdim. Kazandım. Bu vatanın evladı Edirneli “Şehit Pilot Astsubay Ahmet Tozluklu” hem isminin verildiği hem de isminin düzeltildiği ebedi istirahatgahında.  Boztepe ilçesi yolu üzerin 1800 dönüm araziyi ağaçlandırma amacıyla derneğe belediyeden tahsis ettirdim. İlk etapta 1200 fidan diktim. Şimdi levhası dahi yok. Hiç kimseye meyhane ve kahvehane müdürlüğü yapmayacağımı açıkladım ve seçimlerde iki oy kaybederek ayrıldım. 
Yoksullara dağıtmak için aldığım 11 ton un ve 5 ton şekeri sırtımda indirerek taşıdığım, elimle dağıttığım elim yüzüm kartopuna döndüğü günler gerilerde kaldı. O günleri Mahalle muhtarları tamamı bilirler. Dernekler müdürü ve personeli çok iyi bilirler.
Ben topluma faydalı olmalıydım. Yeniden bir çevre derneği kurdum. 10 yıl başkanlığını yürüttüm. Bu şehrin 273 gencini yurt dışına taşıyarak farkındalık yaratmayı başardım. 2873 yabancıyı bu şehirle buluşturarak, ülkemi ve şehrimi kültürel değerlerimi tanıttım anlattım. Derneğin yapısal özelliği içine gençlik kulübü, kadınlar kulübü proje koordinasyon ve akademik kurul kurdum. Bu şehrin İl Milli Eğitim Müdürlüğünün destekleriyle 76 projeyi hayat geçirdim. Dernek; uluslararası dernekler sıralamasına girdi. Brüksel’den ödül aldık. Kendi çocuklarımı, torunlarımı akrabalarımı kardeşlerimi, yeğenlerimi proje kapsamında yurt dışına götürmedim. Bu şehrin çocukları her zaman öncelikliydi ve öyle oldu. Her konuk ettiğim misafirimi Valimize, Belediye Başkanımıza ve Rektörümüze götürdüm.
Nevşehir havaalanı yolu projesini yapıp bakanlığa ve Kırşehir valiliğine sundum. Bu proje milletvekilimiz Mikail beyin dosyası içinde. Toklumen’e 85 dönümlük bir hatıra ormanı yaptım. Kervansaray dağlarına 125 bin meşe palamudu ektim. Kocabey kavaklığının ve uzantısında bulunan sazlık alanların korunması doğal hayata dönüştürülmesi gereken bu alanların milli park yapılması sürecini başlattım. Kırşehir Milletvekili Mikail Bey, kardeşim kadar çok sevdiğim eski milletvekilimiz Hacı Turan bu çalışmaların daha ötesine tanıklık etmiş ve destek vermiş kimliklerdir. Hatta Mikail beyin bizleri ziyaretinde söylediği ve şeref defterimize yazmış olduğu sözleri hala saklarım. “Mustafa abi imkân olsa da senin klonlasak. Sen bu şehrin abisisin” bir şehre abi olmak. Hiçte küçümsenecek bir tanım değildi. Bu sıfat bana bir siyasetçi tarafından verilmişti.
Bu şehrin Tarihi kentler birliğine alınması ve bu şehre Türkiye Sulak alanları kongresinin alınması. Turizm çalıştayı. Sadece bunlar mı? Türkiye’de 9 üniversitede Seyfe Gölü dosyasını açtım. Yurt dışında üç üniversitede ülkemi anlattım. Kırşehir’de 6 kez ulusal TV’lerle kültürel ve doğa belgeseli çektim. Kırşehir Kültür envanterini hazırladım. En son Kervansaray hanı aldım. Dünya kadar para harcadım. Yanımda kimse olmadı. Bir dayak yemediğim kaldı. Jandarma yetişmeseydi belki o dayakta olacaktı. 
Yurt dışında ve yurt içinde toplam 11 Kırşehir’de 7 fotoğraf sergisi açtım. Almanya’da açılan kültür fuarında Kırşehir’i tek başıma sergiledim. Valiliğin bana katkısı sadece 300 liraydı. Bunun en iyi tanığı Belediye Başkan yardımcısı Yaşar Sulu beydir. Kırşehir’in doğasını kayıt altına aldım. Belediye Başkanı Sayın Yaşar Bahçeci kalıcı ve yaygınlaştırma aşamasında en büyük desteği vererek bu emeği kitap haline dönüştürdü. Kırşehir kent rehberinde kullanılan onlarca fotoğraflar benim. Sicilya Meclis başkanı, Fransa Ulusal Meclis Başkanı, Kırım Meclis Başkanı tarafından kabul edildim. Burada yazamadığım yüzlerce faaliyetler. Bana verilen sertifika ve belgeler.  Kırşehir Anadolu öğretmen lisesine cebimden harcayarak yaptığım tarih köşesini gördünüz mü? Âşık Said’in mezarını ben yaptım. 22 dar gelirli başarılı öğrenciye 5 Haziran Dünya Çevre gününde 22 büyük boy bisiklet hediye ettim. Bu öğrencilerin hepsi şimdi üniversite öğrencisi. Haber 24 bana “Doğa Baba” diyorsa. Beni böyle tanıyorlarsa şu gerçek ki ben toplumda kabul görmüş bir kimliğim.
Sayın vali bu yazıyı okuyup okumadığınızı bilemem. Ancak kamu yararına olanlar mı, yoksa benim gibi kendisini topluma adamış insanlar mı? Bu kararı vermenizi ve seslendirmenizi arzu ederim. Ben protest bir kimliğim. Ne vatan, ne millet sevgimi hiç kimseyle tartışmam. Beni Kırşehir kamusu bilir. Kırsalında köylüsü bilir. Sarıyahşi kasabasında lakabım Kırşehir’in paşası. 
Sayın valim; ben zatıâlinize bir problemimin halli için geldim, ancak çözmediniz. “Bana keşke kamu yararına olsaydınız” demiştiniz. Kamu yararına olanlar ve bir tarafa benim derneğimi bir tarafa yükleyin. Size İl dernekler müdürümüz farkı aktarsın. Bizim faaliyetlerimize yıllara dayalı olarak en uzun tanığı basın Müdürümüz Osman Demir’dir. Osman Bey tanıklık ettiği tüm faaliyetlerimizin eğrisini de, doğrusunu da dobra, dobra söyleyecektir.
Doğruluk fıtratın, doğallığın ta kendisidir. Doğruluk, gerektiğinde, olması gerekenin, yani olanın kem küm demeden söylenmesi, ucu nereye dokunursa dokunsun, sözle ya da davranışla doğrulanarak ilanıdır. Bir oluşumun “doğru ya da yanlış” diye doğruluğunun onayıdır. Doğru söyleyenin rahatlaması, ağır bir yükün omzundan düşmesi, duyguların kaostan sıyrılması ve organların hafiflemesiyle muhatabın ikilemden kurtulmasıdır. 
Doğruluk ya da doğruyu söylemek bir dik duruştur, şuna buna yaranma ihtiyacı duymadan. Bir yiğitliktir, en insafsız tehditlere aldırmadan. Hayalde canlanan kaytarmaları telkin eden nefis ve şeytana karşı bir meydan okumadır. Sinsi isteklere rağmen büyük bir zaferdir. Nerede, kime karşı ve hangi durumda olursa olsun, doğru konuşmak; başka bir imada bulunmadan doğruyu söylemek ve doğru bir duruş sergilemek! 
Asıl pehlivanlık budur. Sayın valim…
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dogru - 2 yıl önce
mustafa abi yazdıkların cok dogru hatta eksik bile yazmıssın taklacı müdürler oldugu muddetce halkın calışmasını görmezlikten gelirler parayı veren düdügü öttürüyor yada parayı veren reklamını yaptırıyor