Eşini sekreter yaparsan...

Bu tür atamalar Türkiye’de ilk defa oluyormuş gibi.

Eşini sekreter yaparsan...

Eşini sekreter yaparsan...

Bu tür atamalar Türkiye’de ilk defa oluyormuş gibi.
Günlerdir basında inmiyor.
Televizyon kanallarına gündem oluyor, ağızdan ağza dolaşıyor.
Neymiş Pamukkale üniversitesi rektörü eşini sekreter yapmış.
Yapar kardeşim size mi danışacak.
Bu ülkede kimler eşinin, oğlunun, kızının, damadının, bacanağının, kaynının atamalarını yapmadı mı?
Pamukkale Rektör yapmış çok mu?
Koskoca rektör.
Üniversite bünyesinde on binlerce örgenciye örnek olacak.
Örgenciler gün gelecek mezun olacaklar, ülkenin yönetiminde yer alacaklar, o zaman rektörlerini örnek alacaklar.
Örneklik nasıl olur yaşayarak olunur.
Rektör hocaları da maşallah yaşayarak örgencilerine en güzel örnek olmuş durumda. 
Ben eli beş yaşına geldim, Kırşehir’de birçok iktidarlara, askeri cuntalara şahit oldum, sizlerde olmuşsunuzdur.
O günden bu güne kadarda iktidarda olup da eşini, dostunu, yakını işe almayan memur, amir, bürokrat yapmayan var mıydı?
Atmış, yetmişli, seksenli, doksanlı yıllarda başbakanlık yapmışların en yakınları en yüksek makamlara laik görülmüştü.
Yine o yıllarda bakan yakınları, seçilmiş vekil yakınları,  atanmışların yakınları ehil olduklarından değil yakını olduklarından dolayı makamları işgal etmişlerdi.
Bugün neden olmasın.
Her değişen iktidarın kendi eşine, dostuna, yandaşına, kardeşine en yüksek makamlara taşıdıklarına çok şahit olduk.
Olmaya da devam ediyoruz bu ülkede ne ilk, nede son olacak.
Bu tür olaylara Türkiye’de ilk defa oluyormuş gibi bakıyoruz.
Rektörün haber şu..
Pamukkale Üniversitesi Rektörü imam hatipte öğretmenlik yapan eşini üniversite bünyesindeki İslam Enstitüsü’ne ‘sekreter’ olarak atadı. 
Sekreter derken yani telefona bakan, randevuları takip eten sekreter değil..
İslam Enstitüsü’nü bilfiil yönetecek sekreter oluyor..
Sizin anlayacağız enstitüyü o çekip çevirecek ..
Yetenekli demek ki hoca hanım.
Rektör hoca eşini İslam Enstitüsü’ne sekreter olarak atayınca belikli, birileri rahatsız olmuş.
Hoca belki zamansız atamış etrafını dost bilmişti haberin sızacağını bilemedi.
Türkiye’nin gündemi oldu.
Rektör ne yapsın atadığı eşi, basın yazıyor.
Medya hocam atamanız çok etik olmadı dese de, rektör bey açıklama yapma gereği hissediyor.
Rektör hoca atamayı şöyle savunuyor: 
“Atamayı eşim olduğu için yapmadım. İlahiyatla ilgili konularda yetkin olduğu için yaptım. Eşim iki yıllık ilahiyat ön lisans mezunudur. Ayrıca dört yıllık lisanstan da son sınıfta iki dersi kaldı. İlahiyattan da mezun olacak. Kesinlikle eşime sıfırdan bir iş sağlama olayı değildir. Tepkiler geleceğini biliyordum ama bunları göğüsleyerek ‘Bu atamayı yapmalıyım’dedim ve atamayı gerçekleştirdim.”
Bakın hoca hanım mezun bile değil, son sınıfta iki dersi varmış.
Denizlide bu kadar yetenekli konunun uzmanı yokmuş demek ki.
Ne yapsın hoca kendine yakın birisi varken dışarıda hocamı arasın.
Denizlinin horozu erken öttü rektör hocanın ataması ortaya çıktı.
Gizlenecek gibi değil artık mızrak çuvala sığmıyor.
Rektör baskıya dayanamadı bak senide koltuğunda ederiz diye yükseklerde ses gelince hanımın atamasını ve memuriyetini de durdurduğunun açıklaması geldi.
Bu tür atamalar bu ülkede ne ilk ne de son olacak.
Seçilmişler, atanmışlar makama oturunca ilk işleri yakınlarına kıyakçılık değil mi?
İlimiz Kırşehir’de bile bu tür atamalara çok şahit olduk olacağız da.
Bunlara alışık bir toplum olduk artık çokta garip gelmiyor.
Ahbap çavuş ilişkisi var oldukça bu tür atamalara kayırmalara alışacağız.
Bu toplum nelere alışmadı ki, buna mı alışmayacak.
Bir gün sonra gündemden çıkacak ve unutulacak.
Bir başkaları yeni günden olacak.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.