Etrafımızda iki yüzlü insanlar yok mu?

Bazı ortamlar da eleştiriler çok acımasız oluyor.

Etrafımızda iki yüzlü insanlar yok mu?

Etrafımızda iki yüzlü insanlar yok mu?

Bazı ortamlar da eleştiriler çok acımasız oluyor.

Sevgide de aynı şekilde çok abartılı davranılıyor.

Bir türlü ortası bulunmuyor.

Geçen gün bir dostumda dinlediğim bir olay  “seçim çalışmaları sırasın bir işyerini ziyaret bulunduk içeride birkaç esnaf arkadaş oturmaktaydı, bizleri gördüklerinde ayağa katlılar yer gösterdiler memnuniyetlerini bildirdiler, çay, kahve ikram etmek istediler oyumuz size deyip uğurladıktan sonra arkamızda orada bulunan bir esnaf arkadaş da ağza alınmayacak sözü duyduğum geri döndüm, sende hiç utanma yok mu, içerde nasıldın, çıkınca nasıl oldun dediğimde utandı kızardı bir söz söylemedi”.

Bu tür konuşmalara hepimiz birçok ortamlarda şahit oluyoruz.

Siyasi parti adayları seçim süresince seçmenlerini ziyaretlerde bulunuyor kendini tanıtıyor, seçmenin sorunlarını dinliyor çözüm sunmaya çalışıyor.

Seçmenlerin bir kısmında siyasetçilere karşı iki davranış biçimi sergilediğini görüyorsunuz.

Birincisi… 

Milletvekili adaylarını gördüğünde asla hürmette kusur etmiyor, karşılayıp uğurluyor, izzet ikramdan geri durmuyor.

İltifatlarda sınır tanımıyor.

Sen şöylesin, böylesin seçilmiş en iyi vekilsin Kırşehir seninle yükselecek, senin çağ atlayacak, seninle örnek il olacak yalakalıkları diz boyu.

Bu ve buna benzer davranışlara sadece bu seçimde görmüyoruz her seçimde bu tür konuşmalara şahit oluyoruz.

İkincisi ise.

Seçilmekte olan adayla hakkında olumsuz kanaatleri olanlar var.

Bunlar gelen adayların yüzlerine değil arkalarında dile getirirler.

Onların hazır bulunmadığı meclislerde, ayaküstü sohbetlerde seçeceklerine karşı yeterince kibar ve saygılı olmuyorlar.

Haklı haksız çok eleştirirler.

Eleştirme hakları elbette olacak, yeryüzünde kusursuz, hatasız kul yok.

Kusursuz kul arıyorsanız kabirlerde yatıyor.

Yaşayan çalışan, üreten her kulun yanlışları olacak.

Bu yanlışlarını her daim yüzlerine vurmak değil.

Hakkı ve adaletli söylemek gerekiyorsa bunu da üslubuyla sağdan soldan her ortamda değil.

Karşılık bir araya gelindiğinde yüzüne karşı denmeli.

Arkasında yapılan her cümle gıybet oluyor.

Gıybet edende, dinleyende, taşıyan aynı suça ortak oluyor.

Dinimizde gıybet etmek haram.

Bunun bilincinde olunmalı.

Seçilenle seçen ilişkilerindeki sorunlu alanlar dikkatimi çekmiştir hep, başta da söylediğim gibi. 

Bizde gelenek olmuş ya sınırsız sevgi yahut insafsızca eleştiri. Hakkın terazisinin bir kefesine kusurları, diğerine güzelliklerini koyup tartmıyoruz.

Eleştiride sınır tanımayız.

Sevgi dede aynı sınır tanımıyoruz.

Sevgide ve nefrette gözlerimizi kapıyoruz, kalbimiz kitliyoruz vicdan mahkememizi kapatıyoruz.

Nefsimizle hareket ediyoruz.

Bu iyi değil…

Güzel ve sağlıklı olan davranış, her konuda adaletli olan.

Adalet terazisini iyi tutan.

Dostlarımıza en büyük hediyemiz, onların yanlışlarını, hatalarını, kusurlarını kırmadan üzmeden yüzlerine söylemek, üslubunca ve edebince uyarmak.

Yüzüne söylemediğimiz şeyleri, arkasından söylemek, gıybet.

Hak etmişlerse övgüyü de esirgememeliyiz hem yüzüne karşı, hem gıyabında.

Dostlarımızı uyarmak boynumuzun borcu elbette. Bizler bu borcumuzu en güzel şekilde dile getirmeliyiz.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.