FETÖ'nün İmam-Hatip Lisesi planı...

İmam-Hatipler kapatılınca yada Üniversite yasağı gelince muhafazakara kesim FETÖ'ye yaklaştı

FETÖ'nün İmam-Hatip Lisesi planı...

FETÖ'nün İmam-Hatip Lisesi planı...
İmam-Hatipler kapatılınca meydan FETÖ'ye kaldı
İmam-Hatipler kapatılınca yada Üniversite yasağı gelince muhafazakara kesim FETÖ'ye yaklaştı


Tabi bu düşünce bende yeni hakim oldu...

Şöyle bir baktım ve azıcık araştırınca İmam-Hatip Ortaokulu yada Liselerinden geçmiş öğrencilerin, FETÖ'ye katılım oranının çok ama çok olduğunu gördüm. 

Çünkü, İmam-Hatip'de eğitim alan öğrenci, tek cemaatin cami cemaati olduğunu ve bu şarlatanlara inanılmaması gerektiğini görüp, bunu yeri geldiğinde söyleyen isimler oldu...
Öyle ki; 80'den 94-95 yılına kadar İmam-Hatip Orta ve Liselerinde dini eğitimin yanında müspet ilimlerin de verildiğini ben de bir İmam-Hatipli olarak biliyorum. Çünkü benim de 7 yıl eğitim gördüğüm Kırşehir İmam-Hatip Lisesi'nde Kuran'ı Kerim, Hitabet, Tefsir, Akaid, Kelam ve Arapçı derslerinin yanında Fizik, Kimya, Fen, Matematik, Biyoloji, Fen-Edebiyat, Tarih ve Müzik dersleri verilirdi. 

Hatta müzik derslerinde Kuran'ı Kerim okunurken yapılan makamlar, yada ezan okunurken verilen makamların hangi makam olduğu, hangi nota ile okunabildiği öğretilirdi. 

Hiç unutmam Kuantum Fiziği ve açısal momentumları, fermiyonlar ve kesinleri öğrenirdik... Fizik dersinden çıkıp okulun sarı-lacivert boyalı camisine geçer burada minbere çıkar hutbe okurduk. 

Hutbe okumayan, vaaz vermeyen, namaz kıldırmayan dersten kalırdı... Bir yanda Fizik, Kimya dersleri görürken; diğer yanda şimdiki Ak Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yarımcısı ve Kırşehir Milletvekili Hacı Turan Hocamız, Akaid dersinde bize İsa-Mesih, Baba-Oğul-Kutsal Ruhu anlatırdı...

'Molla' lakaplı Bekir Atak Hoca, Mısır'da İslam İlimleri ve fen bilimleri üzerine eğitim veren El-Ezher Üniversitesi'nde aldığı Arapça ve Kuran'ı Kerim okurken uygulanması gereken tevcid kurallarını en üst seviyede anlatırdı...

Din Kültürü derslerimize Nebi Güdük hoca girer; Peygamber efendimizin hayatını, İslam dininin, mezhepleri, peygamberleri, Kuran'ı Kerim'in inişini; tek cemaatin cami cemaati olduğunu, son Peygamberin ve Allah'ın (C.C.) emir ve yasaklarının çağrısını yapan son müjdeleyicinin Hz. Muhammet Mustafa olduğunu; onun dışında kim varsa şirk ve şarlatan olduğunu anlatırdı.

Yani din, adam gibi anlatılır; doğru kanaldan iletilirdi... 

Tabi bu kadar iyi bir eğitim sistemi ve İmam-Hatip Liselerinde ki Üniversite kazanma oranı, FETÖ'yü rahatsız etti bize göre...

Çünkü; 80 ila 95 yılları arasında İmam-Hatip Liselerinden mezun olanlar kesinlikle ve kesinlikle yüzde 95 oranında ya doktor, mühendis ya da yargı mensubu oluyordu...

Ki öyle oldu ve bunun örnekleri çok...

İmam-Hatiplerin bu başarısı özellikle muhafazakar kesimi bu yöne çekerken; köylü-kentli muhafazakar tüm aileler çocuklarını İmam-Hatip Ortaokulu ve Lisesi'ne gönderdi.
 
İmam-Hatipler öyle ilgili örmeye başladı ki kendi bünyelerinde yurtlar ve yemekhaneler oluştu. Böylelikle hem  din eğitim hem müspet ilimlerin en üt seviyede verildiği İmam-Hatiplere yardımlar akmaya başladı. 

Zekat, fitre ve daha birçok yardımlar İmam-Hatiplere gelir; öğrencilere dağıtılırdı. 

Tabi bu durum kimin işine gelmedi... Ekranlarda  sümüğünü sile sile ağlayarak din tacirliği yapan FETÖ'nün işine gelmedi...

 Şimdi ben düşünüyorum da bizim İmam-Hatiplerin de kapatılmasının altında kesinlikle FETÖ var...

Çünkü, İmam-Hatip öğrencilerine 95 yılından sonra kat sayı uygulaması ile Üniversite yolu kapanırken; bu beraberinde İmam-Hatiplere olan ilgiyi de en dibe vurdurdu. Üniversiteye giremeyen öğrenciler, birer birer okuldan alınırken; muhafazakar aileler de çocuklarını bu okullara yazdırmamaya başladı. 

Tabi FETÖ'nün oyunu tuttu ve İmam-Hatipler birer birer kapandı. İmam-Hatipler birer birer kapanırken; FETÖ'nen dershaneleri ve özel okulları, kolejleri ardı ardına açılmaya başladı. 

Bir yandan İmam-Hatip Liselerini kapattıran bu yapı, aynı anda " Din eğitim verilen okullar kapanıyor. Ama biz dinimizi öğretmek için durmayacağız. Okullar, dershaneler açacağız " diyerek muhafazakar kesimi yanına çekmeyi başardı. 

Yani mayasında iki yüzlülük ve ihanet olan bu yapı, bir yanda İmam-Hatipleri kapattırırken; diğer yanda kendilerini ' Dine sahip çıkan' yapı olarak gösterip; muhafazakar ailelerin çocuklarını kaptı. Sadece çocuklarını almakla kalmayıp; himmet adı altında milletin parasına çöktü. 

Tabi bu ihanet şebekesinin okullarında, dershanelerinde yetişenler; İmam-Hatip Liselerinde yetişenlerin yerini alıp bu ülkeye hakim, savcı, doktor, polis, asker olup; FETÖ'nün emirlerini yerine getirerek ülkeyi ele geçirmeye çalıştı, milletin üzerine tankla, uçakla geldi...

Öyle ki; Üniversitelere başörtüsü ile alınmama tezgahının bile altında bana göre FETÖ var... 

YÖK ve yargının içerisine kadar giren bu yapı, bu milletin türbanlı çocuklarını da Üniversitelere aldırmayıp; önce türbanı yırttırıp sonra türban meselesinin savunuculuğunu yapan yapı olarak önümüze çıktı. 

Cemaatin medyasında türbana ve dine sahip çıkan yapının cemaat olduğu algısı yapılarak; milyonlarca kişiden gazete aboneliği, himmet ve birçok oluşum altında para toplandı. 

Yani milletin dini duygularıyla oynanıp; doğru bilgilerin verildiği İmam-Hatipler kapatılırken; diğer yanda da türbanlı kızlarımız Üniversitelere bu hainlerin talimatıyla alınmadı. 
Ekranın önünde türbanı başından zorla alınan muhafazakar ailelerin kızları, türban meselesinin güya savunuculuğunu yaptığına inandığı bu hain yapının pençesine düştü... 
Muhafazakar ailelerin kızları ABLA olurken; erkek çocukları da önce ŞAKİT sonra ABİ oldu... Daha çok bağlılığını bildirenler de İMAM oldu. 

Plan tamamdı ve ABLALAR, ABİLER, ŞAKİTLER; İL, İLÇE, KURUM, STK İMAMLARI devleti ve Vatanı ele geçirmek için hazırdı. 

Hepsine bylock yüklendi. Şifreleri verildi. Ablaların, Abilerin, Şakitlerin, imamların emir alacakları, istihbarat paylaşacakları iletişim ağı da hazırdı...

Yani 95'li yıllarda İmam-Hatip Liselerinin kapatılması ile başlayan süreç, meyvesini vermişti... 

Din eğitimini doğru yerden almayan bu ülkenin çocuklarının beyinleri satın alındı. Kimisi kopyayla general oldu, kimisi hakim, savcı... 

Kimisi polis olurken; kimisi de İşadamı...

Yargıyı, Emniyeti, Askeri ele geçiren bu ihanet çetesi, diğer yanda kurduğu TUSKON, KAHİAD gibi dernek, vakıf ve birliklerle sermayeyi de ele geçirdi...

Öyle ki; Pensilvanyadan gelen bir talimat dinen fetva kabul edilip; anında uygulanmaya alındı. Hatta şantaj amaçlı bazı siyasilerin koynuna sokulan ablalara ' Sizlerde bedeninizle cihat yapıyorsunuz' denilerek, şerefsizlikte çıta yükseltildi...

Yani bir İmam-Hatip kapatıldı... Bin FETÖCÜ ibne ortaya çıktı...

Bir İmam-Hatip, Dünya'ya bedeldi... Aslında İmam-Hatipler bu güzel ülkenin köşe taşıydı... 95'de kapatılan İmam-Hatip Liselerinin ahı, 15 Temmuz'da nüksetti...

Ve FETÖ, kendi kurduğu tuzakta boğulup; yerle yeksan oldu...

Bu yazımı 15 Temmuz öncesi yazsam kim inanırdı, kim okurdu...! 

Bu yazımı 15 Temmuz'dan önce yazsaydım Allah bilir hangi FETÖCÜ savcının iddianamesi ile kim bilir hangi FETÖCÜ hakimin yargılaması ile cezaevine girmiştim..!

Onun için İmam-Hatip diye geçmeyin... İmam-Hatipli sağlam olur... Uygulamasa da her daim aldığı din eğitimini, gidip bir FETÖCÜNÜN kapısında kul olmaz... Hain olmaz...
Vatanına, Bayrağına ihanet etmez...

Allah'ını bilir, Kitabını bilir, Peygamberini bilir...

İmanından şüphe olmaz, sağlamdır... Kimisinin ameli ( Benim gibi :) ) zayıf olsa da abdestin şüphesi olmaz...
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.