Hak, her yerde haktır

Şan, şöhret, makam, mevki, saltanat peşinde koşanların birçokları bugün kabirdeler.

Hak, her yerde haktır

Hak, her yerde haktır

Şan, şöhret, makam, mevki, saltanat peşinde koşanların birçokları bugün kabirdeler.
Zengin olacağım, falan makama geleceğim diye el, etek öpenler bugün zindanlarda gün saymaktalar.
Fakirin, yetimin hakiyle şöhret bulanlar, bugün hâkim önüne çıkmak için beklemekteler.
Dün sanıkları kendileri yargılarken, bugün sanık sandalyesinde yargılanmayı bekliyorlar.
Hayatın akışı bu gün her gün aynı yerde durmuyor.
Dün yükseklerde seyredenler buğun aşağılarda duruyor.
Feto cemaat hareketi birçok insanlarımız için örnek olmalı.
Kırşehirliler olarak cemaat hareketi öğüt almamız için yeterli değil mi?
"Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin! İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günah bir yolla yemek için o malları hâkimlere rüşvet olarak vermeyin!" (2/188).
Bu ayet Müslüman’ım diyenlere neyi hatırlatıyor.
Zengin olacağım, makamlara geleceğim diye haksız iş yapmayın, kulların hakkını çalmayın, yetimin malını yemeyin, haksız kazanç elde etmeyin diyor.
İnsanların mallarından bir kısmını haksızlıkla yemek için hâkimlere, yöneticilere devlet ve hükümet adamlarına rüşvet vermek ve bu suretle millete ve halka ait yerleri ve imkânları ele geçirmek, haksız kazanç yollarından biridir.
Binlerce genç geleceği için üniversite kapılarına gidecek salonlara alınacak, sorular çalınacak, bu kul hakkı değil mi?
Yine binlerce genç okul bitirmiş, iş, aş derdinde devlet kurumlarına girmek için salonlara gidecek sorular günler öncesin çalınmış olacak cemaat mensuplarına verilecek bu haksızlık kul hakkına girmiyor mu?
Haram olan bu davranış, aslında tüyü bitmedik yetim hakkı yemek demektir. 
Haksız kazanç insanlar için bütün kötülüklerin başıdır. 
İman ettiğini söyleyen ve ben Müslümanlardanım diyen herkes Kuran’ın hükümlerine uymak zorunda.
Haram; Allah'ın yapılmasını yasakladığı her şeydir; içki içmek, kumar oynamak, zina yapmak vs….
Bunlar domuz etini yemiyor, içki içmiyor, zina etmiyor, kumar oynamıyor haram diyor, kul hakkını yerken haram demiyor.
Yok, böyle bir Müslümanlık, kendimizi boş yere kandırmayalım.
Özellikle de kul hakkını gasp etmek; yani başkasının malına el koymak, göz dikmek, devletin makamını, malını, parasını çalmak, rüşvet almak ve daha birçokları…. 
Sosyal hayatın istikrarı, kardeşliğin sağlanması için kul hakkına saygılı olmak çok çok önemlidir. 
Bu nedenle de Allah’ın kendi takdirinde olan birçok günahı affettiği halde, kul hakkını düşünmemizi istiyor.
Ama tabii Müslüman her tür haramdan uzak durmak zorundadır…
Zira haram iş yapan bir insan için manevi tekâmül durur; ne yaparsa yapsın manevi yönden bir adım ilerleyemez. 
Her an gaflet, delalet, hatta ihanet içindedir. 
Haramla haşır neşir olan bir insan, haramdan uzaklaşmadığı sürece huzur bulamaz.
Öz fıtratına karşı yabancılaşır. 
Harama yaklaşan bir insan kul olmayı, kardeş olmayı, komşu olmayı, arkadaş olmayı, akraba olmayı aklına bile getirmez; sadece nefsini düşünür.
İnsan olma hasletlerinden çok uzaktır. 
Dostluk deyince çıkarı, arkadaşlık deyince menfaati aklına gelir. 
En yakın akrabalarını bile sadece başı dert de olunca hatırlar.
Nasıl Müslüman’ım diyen kumardan, zinadan, domuz etinden, içkiden uzak durmak zorundaysa, bir başkasının hakkını da korumak zorunda.
Müslüman abdeste, namaza, oruca, hacca gösterdiğimiz saygıyı kul hakkına da göstermek zorundayız.
Kul hakkı başka haklara benzemez haramlara yaklaşmayınız diyen Allah’ın sözüne uymalıyız, haramlara yaklaştığımızda kaybedenlerden oluruz utmayalım.
Hak her yerde haktır, bunun bilincinde olalım.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.