Haksızlıklar, yolsuzluklar karşısında susmayın...

“Haksızlık, yanlışlık ve yolsuzluk karşısında bilip de susan dilsiz şeytandır, Allah korusun” der.

Haksızlıklar, yolsuzluklar karşısında susmayın...

Haksızlıklar, yolsuzluklar karşısında susmayın...

Kırşehir Ak parti eski milletvekillerinden Abdullah çalışkan bey Facebook hesabında.
“Haksızlık, yanlışlık ve yolsuzluk karşısında bilip de susan dilsiz şeytandır, Allah korusun” der.
Bende bu söze sonuna kadar katılıyorum.
Çünkü bir Müslüman haksızlığın, adaletsizliğin, zulmün karşısında susmaz, susmamalıda.
Dünyada ve ülkemizde zulüm, haksızlık, yolsuzluk, adaletsizlik almış başını gidiyor.
Bugün Haksızlık yapanlara, zulüm edenlere karşı sesini çıkaran var mı? 
Nerede.
Sesini çıkaran dışlanıyor, horlanıyor, itilen kalkılan oluyor.
Sesini çıkarmayanlar baş tacı ediliyor, iktidarların nimetlerinde istifade ediyor. 
Hz. Muhammed (s.a.v ) “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” diyor.
Bu söz sadece dinimiz İslam’ın değil bütün adalet anlayışlarının omurgası değil mi?
Bundan birkaç yıl önce sayın cumhurbaşkanı mısır yöneticileri hakkında şu sözleri sarf etmişti.
"Mısır'daki darbe yönetimine şunu hatırlatmak istiyorum, tarihte hiçbir zalim zulümle abad olmamıştır. 
Mısır'ın darbeci yöneticilerinin, bu dünyanın kudretli gibi görünen firavunlarına dahi kalmadığını bilmeleri gerekir ki onlar bunu çok iyi bilirler. 
Er ya da geç bir Musa çıkar ve zulmün hesabını sorar.
Biz inandığımız doğruları söylemediğimiz sürece ayakta kalamayız. İnandığımız şeyleri söylemeye devam edeceğiz. 
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” demişti.
Geçmişte bu sözleri sayın cumhurbaşkanı Erdoğan söylemişti.
Haksızın karşısında hakkı haykırmak Müslüman’ın görevlerinden demişti.
Bugün haksızlık var, adaletli olun diyenleri, cumhurbaşkanın parti teşkilatı dışlıyor.
Bizi dışlasınlar, horlasınlar, teşkilata almasınlar sorun yok önemli olan hakkı üstün tutmak.
Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir.
Fakat itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı. 
"Haksizlik önünde eğilmeyiniz, çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz" der. (Hz. Ali r. a) 
Hz. Âdem’den bu yana peygamberler de daima zorba hükümdarlar ve zalimlerle savaştılar. 
Zalimlerin adı kâh Firavun, kâh Karun, kâh Nemrut, kâh Ebu Leheb, kâh Ebu Cehil oldu. 
Hepsi de kötülük çetesinin elebaşı olarak masum insanlara eziyet ettiler, saltanatlarını emek, kan ve gözyaşı üzerine kurdular. Zalimlerin zulmünü, haksızlığını, adaletsizliğini dün nasıl peygamberle haykırdıysa bugün takipçileri de aynı yolu izliyor. 
Hak yolu seçen hiçbir ümmet, zalime boyun eğmedi. 
Hak ve adalet uğruna gerekirse işkence çekti. 
En büyük bedeli de ödediler. 
Peygamber Efendimiz zamanında başlayan hak ve batıl mücadelesi yüz yıllarca devam etti. 
Bugün dünyada Müslümanlar üzerinde zulüm devam ediyor.
Zulmün adı aynı sadece zulüm edenlerin coğrafyası ve isimleri değişti.
Firavun, Karun, Nemrut, Ebu Cehil ve Yahudi zihniyetleri yaşıyor.
Dünyada zalimlerin zulmüne baş kaldıran sesiz kalmayan hakkı haykıran Müslümanlar işkence ve zülüm altında inliyor.
Zulümle kimse ayakta kalmıyor kalmayacakta yaşarken bunları gördük görmeye de devam ediyoruz.
Bizim görevimiz haksızlık karşısında dilsiz değil hakkın sesi ve dili olmalıyız.
Kırşehir’de zalime karşı dilsiz şeytan değil, peygamberlerin sesi, sözü, davranışları, duruşu olmalıyız.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.