Hep aynı...

2016 yılı dünyada ve ülkemizde birçok acılarla geçti.

Hep aynı...

Hep aynı...

2016 yılı dünyada ve ülkemizde birçok acılarla geçti.
Şehirlerimizin meydanlarına, haince tuzaklar kuruldu, canlı bombalar patlatıldı, masum canlar öldü, anneler, babalar evlat acısıyla, çocuklar yetim, kadınlar dul kaldı.
Sınır ötesi çatışmalarda birçok askerimiz hain tuzaklara hedef oldu. 
Sınır komşumuz Irak’ta kan, zülüm, gözyaşı hiç eksik olmadı.
Suriye’de iç savaş devem ediyor, Rus bombaları Halep ve birçok şehri yok etti.
Irak bataklığında, Suriye bombalarında kaçanlar Türkiye sığındı.
Kamplar, çadırlar, şehirler her gün yeni göç alıyor.
Gelen göç dalgalarına Türkiye ev sahipliği yapıyor.
Türkiye’de iller Müslüman kardeşlerine sahip çıkıyor ülkede göçmen değil muhacirsiniz diyor.
Ülkeyi karıştırmak, kardeş savaşları çıkarmak, Irak, Suriye gibi yapmak isteyen dış ve onun uzantısı iç hain terör 2016 yılda da durmadı.
Dağlarda barınamayan, halkta istediği desteği alamayan PKK ve onun uzantısı PYD, YPG, İŞİT ve FETÖŞ ülke genelinde halkın arasında canlı bomba oldular.
Şehirlere inen terör eylemleriyle nerede, ne zaman ölüm bizi bulacak, korku içinde bekler olduk. 
Hainlerin tuzağı insanları Sultanahmet, Kızılay, İstiklal, Havalimanı, Diyarbakır, Beşiktaş, Kayseri’de patladı. 
Asker, polis, kadın, erkek, çocuk ayrım gözetmeksizin canlı bombalara hedef oldu.
Cemaatin başını çektiği Amerika menşeli bir 15 Temmuz darbe günü gördük Kırşehir’de.
Halkın üzerinde tanklar salındı, hava bombalar yağdı, birçok insanın canına mal oldu. 
Türkiye tek vücut oldu. 
Kırşehir Meydanı darbeye karşı durdu.
Cemaat 15 Temmuz gecesi ihanetin en ağır ve en acı senaryosunu yazanlara parmak ısırtacak bir başrol oynadı. 
Hiç bitmeyen komplo teorileri, üzerimizde planlanan yeni senaryolar, yanı başımızda Suriye’de yaşanan katliamlar, kıyıya vuran cesetler.
Katilerine âşık olup rüyasına kapılan Müslümanlar Avrupa kapılarında gördükleri zülüm.
Acımasızca mazlum kadınlara çocuklara yapılan zulümler, katliamlar.
Şehir meydanlarında sevgilisi tarafından öldürülen körpe canlar.
Aladağ’da içimizi yaka yaka giden gencecik bedenler.
Barınaklarda tecavüze uğrayan masun çocuklar.
Görevleri başında haince bir pusuda evlatlarını yetim bırakan askerler, polisler, kaymakamlar; her birinde alt üst olduğumuz nicesini yaşadık. 
En temel ihtiyacımız olan güvenlik duygusu belki de hiç bu kadar örselenmemişti. 
Sonuçları da ağır oldu elbette. 
Hepimiz kendimizi bir önceki yıldan daha mutsuz, daha öfkeli, daha tahammülsüz hisseder olduk.
Geçen bir yıldan sonra acılar, zulümler çabuk unutuluyor.
Yaşarken neler gördük ve görmeye de devam ediyoruz.
Allah’a dayalı olmayan bir dünyada ne zülüm biter ne terör.
Müslümanlar siyasi hayatlarında Kuran’ı terk ettiler sonları mezhep ve kardeş kavgaları oldu.
Yine Müslümanlar ticari, sanayi, ilmi hayatlarında Kuran’ı terk ettiler emperyalist devletlere köle oldular.
İnsanların ve Müslüman olanların Allah’ın kitabında uzak yaşadıkları dünyada zalimlerin zulmü eksik olmaz.
Doyumsuz insanların hükmettiği bir dünyada ne zaman kendimize geleceğiz dersiniz.
Yeni bir yılla ayak bastık, hayırlara vesile olsun diyelim.
Dünyada Müslümanlar kendilerine gelsin, kardeş olduklarını bilisin, zalimlerin, şeytan dostlarının zulümleri, katliamları son bulsun.
Allah’tan duamız bu olsun.
 

Etiketler; #Hep aynı...
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.