banner245

Hesaplar yarım kalmamalı...

Memleket isterim; Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun. Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Hesaplar yarım kalmamalı...

Hesaplar yarım kalmamalı...

Memleket isterim; Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun. Kış günü herkesin evi barkı olsun. Memleket isterim; yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun. Olursa bir şikâyet ecelden gelen ölümden olsun. (Cahit Sıtkı Tarancı)

Söze güzel başlayalım istedim. Bu yazımda sevgiye, saygıya, bozulan dünyaya ve insanlığa değineceğim.

 Malum 2018 yılı, başta ilimiz olmak üzere, ne ülkemize ne de dünyaya pekte iyi gelmedi.

  . Öte yandan ülkemizdeki ekonomik sıkıntıların yanı sıra olaylar, kavgalar, cinayetler, çocuk istismarları, hırsızlık, gasp vb. yüzlerce haber sıkıntılarımızı katbekat arttırıyor. Bu gibi sorunların başında öncelikle işsizliğin hepimizi olumsuz bir şekilde etkilediğini biliyoruz. Şuan sadece bir milyondan fazla üniversiteli okulu bitirmiş işsiz ve iş arıyor. Tarım ve hayvancılıkta yapılan yanlış politikaların üreticiyi olumsuz yönde etkilemesi de ayrıca hepimizi zor duruma sokmuştur. Artık bir yerden başlamak zorundayız bu memleket bizim, atalarımız bu vatanı canı ve kanı ile korumuşlar. Onların kemikleri sızlıyordur.

   Hani derler ya “Adımız çıkmış 9’a, inmez 8’e” diye tamda öyle bir zamanda yaşamanın gerçekten duyarlı insanlar adına çok zor olduğunu biliyorum. Hepimiz konuşunca mangalda kül bırakmayız, memleket meselelerini çok tartışırız, çokbilmişlik taslar işimize gelmeyince yavaşça oradan kaçarız.  

   Özellikle anne ve babaları daha bilinçli olmaya davet ediyorum. Bir çocuğun eğitimi anne kucağında başlar. Çocuklarımızın kalbine; kini, nefreti değil, sevgiyi, saygıyı, merhameti nakşetmeliler. 

  Öte yandan yöneticilerimizin de büyük yükümlülükleri var. Başta eğitim ve etik ahlak kurallarına önem vermeleri, bunun yanında asayiş konusunda en ince ayrıntılara kadar hesaplamaları lazım. Okullardaki başıboşluk almış başını gidiyorken…

  Böylesine ne yaşamak, ne de yaşatmak çok zor.

  Şunun altını özellikle çizmek isterim, birileri bu durumlara aldırış etmeyebilir, ancak biz gerçekten çok mutsuz, umutsuz ve huzursuzuz!..

Bence herkes kendine şu soruyu bir an için sormalı: “ ben şu an bulunduğum ortamda, çocukluğumda olduğu gibi bir mutluluğu, huzuru en son ne zaman yaşadım?”…

            Değerli okurlarım, sokağa çıktığınızda lütfen çevrenizdeki insanların yüzlerine göz ucunuzla bir bakın. Mutsuzluklarının, streslerinin yüzlerine nasıl yansıdığını maalesef göreceksiniz. Saygının, sevginin,  atalarımızdan kalan örf ve adetlerin, gelenek ve göreneklerimizin, gerek internet bağımlılığı, gerekse abuk sabuk TV programlarıyla vakumlanarak yok edildiği bir ortamda nasıl mutlu olabiliriz ki? Çarpık ilişkilerin bilinç altlarına normal bir şey gibi işlendiği, kaba ve küfürbaz mafyavari tavırların büyümüşlük, hatta dolandırıcılık ve siyasi vasıflarla elde edilen koltuklarla insanların yönetilmeye çalışıldığı bir ortamda mutluluk ve huzurdan nasıl bahsedilebilir ki… 

            Vatan millet Sakarya edasıyla öne çıkmaya çalışan fakat Sakarya’nın haritadaki yerini dahi bilmeyen, Allah Allah deyipte caminin yolunu dahi bilmeyen, Atamızdan dem vurup, dâhili ve harici bedbahtların kölesi olan insanlardan yorulduk. Çünkü bu insanlar geleceğimizi ve mutluluğumuzu çaldı ve çalmaya devam ediyor. Artık çocuklarımızın geleceği için, eşi benzeri olmayan bu vatanımız için gözlüklerimizi değiştirerek insanların maskelerinin arkasındaki yüzleri görme vaktidir…

  
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.