Hoş geldin Makissos...

Araştırmacı-yazar Mustafa Bağ, Makissos Termal Otel ile ilgili son derece anlamlı ve güzel bir yazı hazırladı...

Hoş geldin Makissos...

Araştırmacı-yazar Mustafa Bağ, Makissos Termal Otel ile ilgili son derece anlamlı ve güzel bir yazı hazırladı...

İşte o yazı ve Mustafa Bağ'ın kaleminden dökülenler:

Akbayır’da kurulan ve adını Tarihten alınan Makissos ilk sınavını başarıyla verdi. Ben bu ismi taşıyan yapıya otel demiyorum. Bunun içindir ki Makissos Hitit güneşinde bir şehrinin adıdır. Bir uygarlığın parçası olan bugün adı Kırşehir olan bu şehrin tarihinde ki adıdır Makissos. Diğer adı da. Parnassos Akuova Sarevena, Kırşehri…  Malkoçlar, Oğuzlar Tarihi günümüze taşıdılar. Sıra Parnassos’u, Akuova Sarevena’yı, Kırşehrin’i taşıyacak güzel ve yürekli insanlarda.  İnanın bu yatırım diğer yatırımcıları da cesaretlendirecektir. Kazanan Kırşehir olacaktır. Atıl olan Karakurt. Karakurt mitolojik hikâyesiyle tarihe mal olmuş bir tedavi merkezi. Bu bölgeyi adıyla çok daha ünlü kılmak çokta zor olmasa. Her şey bu şehrin düşüncesinde başlıyor ve bitiyor.

Göz dolduran, kamaştıran modern mimarisiyle Makissos bu şehrin gururu oldu. Tanıtım rehberlerinde. Kentsel afişlerde sembol olacak mimarisiyle parlayan bir yıldız. Hep diyorum ya! İstihdam yaratmak. İlk etapta bu otelde iş bulan personel sayısı 200 kişi. Bu rakam ileride belki de çok daha fazlada artacaktır. Çalışanların sosyal güvence içinde olmaları çok önemli. Çalışanlardan birkaç kişiyle sohbet ettim. Hemen, hemen hepsi bu şehrin çocukları. Antalya’dan gelenler dahi var. Herkes çok mutlu. Sabaha kadar heyecandan hiç uyumadıklarını söyleyenler vardı içlerinde. Bir geri dönüşüm projesi gibiydi gördüklerim.

Makissos’a gittiğim gün 31 Mart 2013 bu otelde konaklayan Mali Müşavirler ve Muhasebeciler odası ile ADD Genel merkezi ve Kırşehir temsilcilerinin yemekleri vardı. Ayrıca Japon iki aile gördüm. Otel önünde aracımı park edecek yer bulamadım. Sadece o günkü bağlanan yatak sayısı 150. Kısaca 75 oda. Resmi açılışı yapılmamış. Tanıtımı yapılmamış bir yapı. SPAM ve termal havuzları, jakuzileri ve konforlu odaları, geniş ve ferah iç mekân. Bu bir farkındalık. 520 yatağa sahip bu çağdaş yapının mutfak ürünlerinde ki çeşitliliği mükemmeldi. Beyaz et, kırmızı et çeşitleri, tatlı ürünleri salatalar soğuk sıcak yemekler. Muhteşem kahvaltı menüsü. Ben dolaştığım 49 ülke ve yurtiçinde (5) yıldızlı oteller dâhil bunca zengin mutfağa sahip bir otelde hiç konaklamadım.

Bu yapı artık Kırşehir’in. Hiç kimse bu yapıyı sırtına sarıp, sarmalayıp bu şehrin dışına taşıyamaz. Bu eser bizim. Hep diyoruz ya. Kırşehir’de eşimizle, misafirlerimizle gidebilecek. Yemek yiyecek bir yer yok diye. İşte size muhteşem temiz pırıl, pırıl bir mekân. 20nci katta muhteşem manzara eşliğinde içilecek bir Türk kahvesiyle teras kat. İsterseniz kenti seyredin. İsterseniz ormanlık alanı. Gökyüzünden yeryüzüne kuşbakışı seyir mükemmel. Batan güneşi. Doğan yeni günü kucaklamak ya da uğurlamak. Yeni doğan günle Tarih sayfalarında Makissos olarak bilinen bu Hitit şehrine Günaydın demek için.  Dileğim bu tür yatırımların artması. Kırşehir’den başlayan göçlerin azalması. Asgariye düşmesi.
Bu Makissos’un görünen yüzü. Masamdan izlediğim çok hoş ve güzel olan bir görüntüyü de sizlerle paylaşmak istiyorum. Personelin heyecanı. Sessizliği ve kibarlığı kıyafetlerinin pırıl, pırıl olması. El yüz tuvaletleri ve güler yüzleri gerçekten bu şehrin alışılmışlıklarının dışında bir olgu. İnsanların yüzü gülüyor. Zira bu gençlerin bir işi var Makissos’ta.
Evime dönmek için hareketlendiğimde bana eşlik eden, Makissos’a emek veren inşaatı süresince hep orada koştururken gördüğüm. Tasarım mühendisleri ve çalışanlar. Bana söyledikleri muhteşem bir söz var. “Biz Görevimizi tamamladık. Yakında Kırşehir’den ayrılacağız. Bu otel Kırşehir’in. Umarım sahip çıkarsınız…” Ben şahsıma düşen her şeyi yapmaya hazırım. En azından KIR-ÇED’in yurt içi ve dışı projelerinde Makissos’un broşürlerini tanıtım rehberlerimize filmlerimize ekleyebilirim. Fahri elçiliğini yaparım. Misafirlerimle ziyarete gelebilir, konaklarım. Korurum. İnsanlığa hizmet eden bir yapıtı da asla sahipleriyle değil işlevselliği ile öne çıkartmaya da özen gösteririm. Sahipleri bugün varlar. Yarın yoklar. Şu iyi biline ki. Bu devasa yatırımı yapan, hayata geçiren o muhteşem insanlar varlarını yoklarını bu otel için. Bu doğdukları şehir için hiç çekinmeden harcadılar. Sıra bizde.

Bir Kırşehirli olarak özlediğimiz. Bizde neden yok dediğimiz bu yapıt bana göre. Bir Kırşehir sevdalısının hep görmek istediği bir gelişme. Kırşehir’i sevmek. Şehrine hizmetle olur. Yatırımla olur.

Yatırımcı görevini yaptı. Bu otele gidecek yol yok. Kim yapacak bu yolu? Hiç kimse yanlış anlayıp yanlış yorumlamasın. Valilik konutuna giden yolu üç kez asfaltlayıp yapan anlayış. Bu yatırımı çok daha fazla önemseyecek. Önemsemek mecburiyetinde. Bu yol konuta giden yoldan çok daha önemli. Bunun içindir ki; hiç vakit kaybetmeden kolları sıvayıp işe koyulmalı. Özel konut ve sitelere uzanan yollara gösterilen özen misliyle bu bölgeye aktarılmalı. TOKİ; elini çabuk tutup bölgede ki işini bir an önce bitirip, çevre düzenlemesini tamamlayıp şantiye görünümünden çıkmalı. Karayolları temsilcileri hamasi söylevlerden vazgeçip yılan hikâyesine dönen çevre yolunu askıdan indirmeli. Üniversite yolu, Çukur çayır yolu ivedilikle ıslah edilmeli. Ben ulaşımı çok önemsiyorum. Şehir merkezine 5 dakikalık mesafede olan bir alana gelmek 20 dakika sürüyorsa. Bu kente yön verenler bir iyice düşünmeli.

Valiye iş düşüyor. Milletvekillerine, Belediye başkanına, Encümen ve Meclis üyelerine iş düşüyor. Siyasi partilerinin il temsilcilerine… Muhtarlara. Bu milletin her yaştan bireyine iş düşüyor. Oda başkanlarına, Meslek kuruluşlarına, Derneklere İş düşüyor. Bu şehrin havasını soluyan, suyunu içip karnını doyuran herkesimden herkese iş düşüyor. Petlas’a, Şeker Fabrikasına, Üniversiteye iş düşüyor. Jandarma komutanına, Emniyet Müdürüne, Bankalara, PMYO İş düşüyor. Akaryakıt istasyonlarına. Hastaneye. Hepimize Kırşehir’in kasaba olmadığını anlatacak bu yapıya sahip çıkarak anlatması gerekiyor. Bu şehirde Kasaba otelciliği yapanlara iş düşüyor. Geçmişte Kırşehir’in beldesi olan Kozaklı nasıl sıyrıldıysa kasaba anlayışından. Bizde onların telaş ve heyecanı ile sıyrılıp çıkmalıyız Dünya’ya. Bunun içindir ki İş düşüyor hepimize.

Arkadaşlarınızla bu otele geldiniz. Birkaç kadeh içki yudumladınız. Evinize dönmek istediğinizde size bir şoför veriyorlar aracınızı o kullanıyor. Hayır derseniz size taksi çağırmıyorlar. Sizi Makissos’un bir aracıyla gideceğiniz yere bırakıyorlar, ertesi günü siz tekrar alıp otele getiriyorlar. Kısaca size sadece hizmet sunmuyorlar. Can ve mal emniyetinizde koruyorlar. Bu anlayış dahi bir farkındalık.

Makissos bu şehirde görsel güzelliğinin yanı sıra hizmet anlayışıyla da farkındalık yaratmıştır. Bu şehre bir Katma değer katmıştır. Getirisiyle bu şehre katkı yapacaktır. Bu şehirde ki işsizlik oranının asgariye indirilmesine katkı sağlayacaktır. Öyleyse hepimize iş düşüyor. Memuruna, işçisine, amelesine iş düşüyor. Hiç kimse benim yetkim dışında mazeretine sığınamaz. Hiç. Kimse bana ne diyemez. Bu şehirde kurda, kuşa iş düşüyor. Makissos Kırşehir’in tarihten gelen adı. Kısaca Makissos Kırşehir demek. Makissos biz demek. Bunun en güzel örneğini Kırşehir Mali Müşavirler ve Muhasebeciler odası başkanı arkadaşlarıyla birlikte gelecek misafirleri için Makissos personeliyle çalışıp salon hazırlayarak oluşturdular. Bu çalışma. Bu anlayış ve davranış, bu eseri kanıksamaktır. Sahiplenmektir. “Bu Bizim.” diyebilmektir.

Hiç kimse. Yetkili, etkili. Yetkisiz, etkisiz kasım, kasım kasılmak yerine. Yetkisiyle. Göreviyle. İdeolojik düşünmeden elini uzatabilmeli. Onlar geldiler. Yatırımlarını yaptılar. Görevlerini tamamladılar. Sıra bakkalda, kasapta, fırıncı da, markette, şarküteride, pastacıda… Postacıda. Onlar Kırşehir’in Kayseri ile Ankara arasına sıkışmadığını ispat ettiler. Sıra bizde.
Bakın şunu da açıkça ifade etmek istiyorum. Bu bir reklam yazısı değil. Bir duygu yazısı. Bu bir sözleşme yazısı değil. Destek olma yazısı. Bu sıradan değil. Gerçeğin vurgusunun olduğu yazı. Ben bu otelin geciken inşası için eleştiri yazıları da yazdım. Oysa bu yatırım bir sivil yatırımdı. Olumsuzlukları yine yazarım. Gördüğüm manzaradan çok etkilendiğimi de yazmak mecburiyetindeyim. Kendimi mecbur hissettim.

Hoş geldin Makissos.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin DURAN - 6 yıl önce
kırşehire kimler hzmet ederse etsin getirenlerden sebep olanlardan hepsin allah razı olsun işte milliyetçilik bu bu otel bu şehrin bir markasıdır.kırşehir daha güzel olacak
Avatar
Mevlüt Demirel - 6 yıl önce
bu güzel kirsehirimize, hizmetlerini esirgemeyen, sayin kiymetli hemserilerimizden allah gani gani razi olsun. yatirimlarinin devami gelir insallah. bütün kirsehrimize ve kirsehirlilere samimi selamlarimla.
Avatar
Ali Kil - 5 yıl önce
Hotel'e bir tur re da rna sı mecburi olarak katıldım ...işin doğrusu kır şehirle bu kadar kaliteli olabilecek bir yeri bir araya getiremiyorum düm ...bütün eksikliklerine rağmen ...emeği geçenlere teşekürler mükemmel bir eser ...yaşatılması öksüz bırakılmaması gerekir ...