İnsanı İnsan yapan değerleridir

İnsanı insan yapan  özgürlük, eşitlik,  barış, dürüstlük, kardeşlik, adalet, sevgi, saygı, anlayış, hoşgörü, dayanışma ve yardımlaşma gibi değerlerdir. Karşındakinin yerine kendini koyarak anlamaya çalışmaktır insanlık. Saygıyla ve sevgiyle bakmaktır herkese,  hiçbir kusur aramamaktır.

İnsanı İnsan yapan değerleridir

İnsanı İnsan yapan değerleridir

İnsanı insan yapan  özgürlük, eşitlik,  barış, dürüstlük, kardeşlik, adalet, sevgi, saygı, anlayış, hoşgörü, dayanışma ve yardımlaşma gibi değerlerdir. Karşındakinin yerine kendini koyarak anlamaya çalışmaktır insanlık. Saygıyla ve sevgiyle bakmaktır herkese,  hiçbir kusur aramamaktır. Aslında bunları yapmak hiç de zor değildir. Hem zor olsa ne olacak? Önemli olan bu hayatta zoru başarmak değil midir? Emin olun, zoru başarmak kadar haz verici bir şey yoktur.  

    İnsanlığın özünde bencillik olmasına rağmen bunu toplumsal hayatta ön plana çıkarmaması gerekir. Toplum halinde yaşayan bireyler olarak önceliğin “ben” olması halinde toplumsal birlikten söz etmek mümkün değildir.  Bencillikten ziyade ruhumuzla bir olup, nefsimize, duygularımıza sahip olduğumuz ve “biz” kavramını bütün ruhumuzla yaşadığımız takdirde diğer bireylerin haklarını dikkate almış oluruz. Bizi insan yapan özümüzdür. Bu özün içinde doğal olarak yukarıda saydığımız değerler bulunur ancak bazıları bu değerlerden uzaklaştıkça insanlıktan da uzaklaşırlar. Bu nedenle insan kalabilmek için mümkün olduğunca değerlerimize sahip çıkmak, her ne şart içinde olursak olalım bu değerleri korumak zorundayız. 

İnsan olarak değerlerine sahip çıkamayanlar, içindeki kötülük tohumlarının yeşerdiği ve hatta kök saldığı kimselerdir. İnsanın doğasında bulunan kötülük kavramı yukarıda saydığımız insani değerlerle dört bir yandan çevrilmiş vaziyette bloke durumdadır. Ne zaman bu değerler zarar görmeye, yıpranmaya, aşınmaya ve yok olmaya  başlarsa kötülük de dışarı çıkmak ve harekete geçmek için fırsat yakalamış olacaktır. Dolayısıyla kötülüğe bu fırsatı verenler kendi değerlerine sahip çıkamayanlardır. Bu gibi kimselere maalesef insan diyemiyoruz. Hayat koşullarının çok zor olduğunu bir dünyada zaten zor olan bu şartları, muhatabına kötü davranarak, onun haklarını gasp ederek, ona karşı adaletli ve dürüst davranmayarak daha da zorlaştırmamak gerekir.

Şunu da belirtmek isterim: Birtakım manevi değerleri asla yok etmemeliyiz. Bu değerleri yok etmek demek insanlığın yok olması demektir. Anneler günü veya babalar günü hemen hepimiz hediyeler almaya koşarız, sanki hediye alınca onları çok mu mutlu etmiş oluyoruz? Sen atanı, hediyeyle değil; ölene kadar göstereceğin sevgi, saygı ve ilgin ile sevindir. Bayramlarda tatil yapacağına ananın babanın elini öp ki, hayırlı bir evlat olduğun belli olsun. Yoksa içi beni, dışı eli yakar hesabı. 

Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev hayattır. Bu nedenle bir lokma ekmek için şerefini ayaklar altına almaya, bir anlık zevk için namusunu kirletmeye, bir zamanlık mevki için ayakaltı öpmeye, günlük menfaatleri için faziletini karartmaya değmez.

Yaşanabilir bir toplum için insani değerlerin hepsi çok önemlidir. İnsanlık bu değerlerle yücelir. Kim sevginin, saygının, hoşgörünün olmadığı bir toplumda yaşamak ister? Bunu düşünerek hareket etmeli, birlikte yaşadığımız insanların da en bizim kadar haklarının olduğunu hiçbir zaman akıldan çıkarmamalıyız. İnsanca yaşamak istiyorsak insanca davranmalıyız. 
Hepiniz sağlıcakla kalın.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.