Kadın olmak…

Ataerkil denilen bu toplumda kadın olmak gerçekten zor!

Kadın olmak…

Kadın olmak


Ataerkil denilen bu toplumda kadın olmak gerçekten zor!

Anne mi olmak Ayşe mi olmak?

İşte bütün mesele burada kadın olmakta!

Ne var ki bütün kadınların hizmet ettiği durum aynıydı: İtaat…

Neydi bir kadının görevi ataerkil toplumda?

Evi toplayıp bulaşık yıkamak, çocuklarına bakmak, eşine itaat etmek, saygıda kusursuz davranmak…

Kısacası kadın olmanın getirdiği tüm sorumluluklar ‘KADIN’ denilen canlıda mevcuttu.

Kadın olmak cesaret, güç, irade ve daha fazlasını gerektirir.

İşin özüyle kadın olmak emek gerektirir. Gerçek bir kadın olmak her yiğidin harcı değildir. Kadın olmanın hakkını herkes veremez.  

Kadın aslında erkeğin tamamlayıcısıdır. Burada sizlere Nazım Hikmet’in güzel bir şiirinden kesit vereceğim: “Kimi der ki hamur yoğuran, kimi der ki çocuk doğuran. Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal. O benim kollarım, bacaklarım, başımdır. Yavrum, annem, karım, kız kardeşim, hayat arkadaşımdır.” Ama erkek bunu hiçbir zaman kabullenmez. Ya da kabullenmek pek işine gelmez. Erkeğin kendi çapında oluşturduğu kaba ve ağır bir profil vardır. Çünkü kadın ondan korksun ister. Kaba davranarak güç gösterisinde bulunur. Çünkü bir gün çıkıp gitmesin diye. İşte bu noktada erkeği ayrılma korkusu sarar. Bastırır ve susturur kadını. Aslında o kadından korkar bu yüzden kendinde öyle bir profil oluşturma gereğinde hisseder. Ne kadının ilgisini kaybetmek ister ne de ona bir ilgi vermek… 

Daha iyisini de bulamazsa onunla devam etmek…

Erkek, hep susturur ve bastırır kadını… 

Öyle ki erkeğin egemen olduğu bu toplumda kadın olmak güçtür aslında.

Örneğin Kırşehir’de kadın erkeğin yanında değil de bir adım gerisinde yürür. Yürürken eşinin koluna giremez çünkü erkek bunu kendine yediremez. El tutmak ta nedir? Burada bile kadın hep geriye itilmiştir aslında. Kadının bir adı yoktur. Toplumumuzda ‘pişt, hey, avrat, hop’ ya da ‘O’ dur kadının adı. Kadın bir şey bilmez. Konuşmazsın “Bir şey bilmiyor, dilini mi yuttun” derler, konuşursun “Çok konuşuyor, dilin yine uzadı, vıdı vıdı yapma” derler.

Toplumda dışlanmışlığın ve garipliğin sembolüdür kadın esasında. Kadın bir şey bilmez, saçı uzun aklı kısadır. Kadın olmak suçtur bu hayatta… Hayatta tutunabilmek için kendi ayakları üzerinde duran kadınlar aslında o uzun saçları bu mücadelede süpürge ederler. 

Erkekler “Kadınlar okuyup da ne olacak” derler. Ama eşleri rahatsızlandığında da kadın doktor baksın isterler eşlerine. Çelişkinin bu kadarı da fazla… Şöyle bir bakacak olursak kadınlar erkeklerin yapabildiği her işin üstesinden rahatlıkla geliyor. Hatta bazı durumlarda erkeklerin yaptığı işlerde kadınlar daha başarılı oluyor. Yani kadınlar ellerinin hamuruyla birçok işin üstesinden rahatlıkla, kolay bir şekilde çıkabiliyorlar. Hayatta birçok rolü olan kadınlar, erkeklerden farklı olarak bu rollerinden dolayı olaylara farklı ve geniş açıdan bakma fırsatına sahipler. Erkeklerin bazı noktalarda düşünemediği aklına gelmeyen şeyleri kadınlar düşünür ve hayata geçirmek için bir adım atarlar. Attıkları bu adım esasta onların başarıya çıkmasında bir merdiven rolü üstlenir. İşte kadınların bu kadar başarılı olmasındaki sebepte budur. İşte burada “Kadınlar okuyup da ne olacak” diyen erkekler aslında kadınların kendilerinden daha başarılı olmasını istemedikleri için okutma eğiliminde bulunmuyorlar.

Bir de “Adam gibi adam” deriz ama “Kadın gibi kadın” demeyiz öyle değil mi? 
Erkek olmak doğuştandır adam olmak ise karakter meselesi… 
Burada da ayrımcılığın hayatımızda ne denli yer aldığını görüyoruz. 
Oysa ki ne demiş Hemşehrimiz Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş: “Kadın insandır, biz erkekler ise insanoğlu.” Sadece bununla da kalmamış yine eklemiş Bozlak Ustası: “İki büyük nimetim var, biri anam biri yârim.” Üstad Neşet Ertaş, bu sözleriyle kadının toplumdaki önemine değinip, kadının toplumdaki yerine çok güzel bir vurgu yapmıştır.
Aslında doğurganlığı sembolize eden ana kelimesini o kadar çok kullanırız ki…
Anavatan, Anayasa, Anadolu ve daha fazlası ile ananın yani kadının her konuda sahiplenme, yüceltme özelliğinin olduğunun çok güzel bir örneğidir.
Hayatta bu kadar yer tutmuşken kadının aşağılanması hor görülmesi niye diye sorarım?
Erkekler altın da kadınlar tunç mu?

Etiketler; #Kadın olmak…
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.