Kırşehir ve Mustafa Kemal Atatürk

Kırşehir varoluşuyla birlikte bilinen 11 medeniyete ev sahipliği yapmış İç Anadolu Bozkırında makûs talihini bir türlü yenememiş. Osmanlı’ya asker yetiştirmiş. Sofiler şehri olmuş. Sancak olmuş.

Kırşehir ve Mustafa Kemal Atatürk
24 Aralık 2014 Çarşamba 10:29

Kırşehir ve Mustafa Kemal Atatürk

Kırşehir varoluşuyla birlikte bilinen 11 medeniyete ev sahipliği yapmış İç Anadolu Bozkırında makûs talihini bir türlü yenememiş. Osmanlı’ya asker yetiştirmiş. Sofiler şehri olmuş. Sancak olmuş. Sancağa bağlanmış.  Vilayet olmuş, tekrar ilçe olmuş. Gelenek ve göreneklerine bağlı, Tebere, Abdal diyecek kadar alçak gönüllü bir garip Türkmen şehridir. Kendisine kendisini anlatma fırsatını asla vermemişler. Ahlak biliminin kurucusu Ahi Evran-ı Veliyi bize yıllarca bir perdelik piyes olarak yutturmuşlar. Biz bununla oyalanmışız. Bizleri hep başkaları anlatmış. Onlar yazmış. Onlar çizmiş. Onlar söylemiş. Bizler ‘öyleyse doğrudur’ demişiz.

Hitit döneminde Aquae Saravenas, Roma döneminde Parnassos, Bizans döneminde “Makissos ve Jüstinaopolis”, Türk hâkimiyetinden sonra ise “Kır-şehri”  daha sonra Gülşehri adı ile anıldığı bilinmektedir. 

1520 yılında Zülkadiriye Eyâleti, Bozok Sancağı’na bağlı “Kaza”, 1530 yılında Karaman Eyaleti Niğde Sancağı’na bağlı “Kaza”, 1870 yılında Ankara Vilayetine bağlı “Sancak”, 1924 yılında Kırşehir adıyla “Vilayet”, olduğu salname ve vesikalarda belirtilmiştir.

1867 yılında bucak, 1869 yılında ilçe, 1870 yılında Sancak olmuş, Avanos, Keskin, Mecidiye (Çiçekdağı) Kırşehir’e bağlanmış. 1921 yılında bağımsız mutasarrıflık, 1924 yılında İl olmuşuz. Mustafa Kemal Atatürk’ün emirleriyle bir kuru yük gemisine isim olmuşuz. [Yıllar sonra bu geminin fotoğrafını bir Tehcirle Kırşehir’den ayrılan Ermeni tarafından Napoli (İtalya) limanında çekilmiş. Bu fotoğraf bendeydi. 2009 yılında Kırşehir valiliğine hediye ettim…] Hacıbektaş ve daha sonra ilçe olan, Kozaklı, Topaklı ve Kaman’da Kırşehir’e bağlanmış.

Siyasetçi 20 Temmuz 1954 yılında oy alamadığı, Tarihi kökleri çok derinlerde olan Mustafa Kemal Atatürk’ün emir ve direktifleriyle il olmuş şehri önce ilçe yapmış. Köyden ilçeye, ilçeden vilayete dönüştürülmüş olan Nevşehir’e bağlamışlardır.

Onlar Mucur’u, Hacıbektaş’ı, Avanos’u Kırşehir’in elinden almakla kalmamışlar. Kendisini de köyden ilçe, ilçeden şehir yapılmış tarihi dahi olmayan bir ilçeye tarihini yağmalayarak. Müzesinin içi boşaltılarak, Ahi Evran-ı Velinin kütüphanesi, Cacabey medresesinin içi siyasetçilerin desteğiyle yağmalanarak bağlanmıştır. Bir daha bu şehre dönmemiştir. 11 medeniyete ev sahipliği yapmış 5 bin yıllık bir şehrin müzesi bunun için çok zayıf. Nevşehir müzesiyle kıyas dahi yapmak mümkün değil. Biz beş bin yıllık bir şehiriz. Onlar 60 yıllık şehir. Kıyası siz yapın.

O tarihlerde Nevşehir’den Kırşehir’e, 25 kamyon Kırşehir’in içini boşaltmak için gelmiş olan bu kamyonların başında DP Gençlik kolları Başkanı Esat Kıratlıoğlu vardır. Hamallara verdiği talimat: “Üzerinde Kırşehir Vilayeti yazan çöp tenekelerini dahi kamyonlara yükleyeceksiniz.” Belki de Dünya tarihinde ilk ve tek olan bu vaka ile aynı ülkeye dâhil iki yerleşim biriminin aynı ırka mensup kişilerle yağmalatılması vardır. Bunu Kırşehir yaşamıştır.

Çiçekdağı Yozgat’a verilirken. Kaman Ankara’ya bağlanmış. 1 Temmuz 1957'de aynı iktidar Kırşehir’i tekrar vilayet yapmış. Üç yıl sonra yanlıştan dönmüşler ama Kırşehir her tarafından budanmış olarak yeniden vilayet ilan edilmiş. Avanos, Hacıbektaş, Kozaklı, Topaklı, Keskin elinden alınmış. Yağmalatılmış içi boşaltılmış Kırşehir bu ölü yılarda tarihinin en büyük göçünü vermiş. Gidenler bir daha geri dönmemişlerdir.

Nevşehir her yıl 20 Temmuz 1954 günü vilayet olmanın yıl dönümlerini kutlarken Kırşehir bu tarihte ezikliğini yaşar.

Hicri takvim sayfaları ‘1 Rebîulâhir 1338 Yevmu’l-Erbi‘ā’ göstermektedir. 26 Aralık 1925'te miladi takvimin kabul edilip, alaturka saat yerine Batı'da kullanılan alafranga saatin kabul edilmesiyle birlikte bu tarih 24 Aralık 1919 Çarşamba günü olacaktır.

Yevmu’l-Erbi‘ā’ (Çarşamba) Kırşehir’de çok önemli bir gündür. Kurtuluş meşalesini Samsun’da yakan Mustafa Kemal Kırşehir’e geliyor. Kırşehir’de hava çok soğuk olup karla karışık yağmur yağmaktadır. Kırşehir o tarihte mutasarrıflıktır. Mutasarrıf yoktur yerine vekâlet eden yardımcısı vardır. Karşılama komitesi hazırlanır. Hazırlıklar tamamlanır. Uzun bekleyiş Kılıççı köprüsü çevresinde başlar.
Mustafa Kemal Atatürk’ü atlı ve yaya olarak Kılıççı köprüsünde büyük heyecanla bekleyen kalabalık Mustafa Kemal’in aracının önünde koşturan atlının bağırmasıyla irkilir. “Geliyor, geliyor” coşkulu kalabalığın heyecanına mazhar olan Mustafa kemal aracından iner ve halkı selamlar halkla beraber çamur deryası olan bu yolda yürürken halkın tezahüratına dayanamaz Mecidiye Camisini geçtikten sonra yolun kenarında bulunan boş bir arsada durur bir kaya parçasının üzerine çıkar ve halka ilk hitabını burada yapar.

“Efendiler heyecan ve coşkunuzu anlıyorum. Lakin hava çok soğuk şartlar müsait değil. Çocuklar üşüyor. Sizler üşüyorsunuz. Sizleri soğuk bir günde çıplak bir vaziyette burada tutamam. Gönlüm buna razı olmaz.” Dediğinde halk alkışlarla bağırır. “Kurtar bizi Kemal.” Buradan şehir meydanına “(Kapucu Mehmet Paşa Camisi yanı) kadar halkla birlikte yürürler. Gerisi malumlarınız.

Kırşehirliler, Mustafa Kemal Atatürk’ün 24 Aralık 1919 Çarşamba günü (95 yıl sonra 24 Aralık günü yine bir Çarşamba gününe denk geldi.) Kırşehir’e gelişlerinin anısına Yenice Mahallede O’nun ayak izlerini taşıyan boş bir alana 1929 yılında kerpiçten üç derslikli bir okul yapar ve adına “Cumhuriyet” derler. Daha sonra bu isim “GAZİ”ye dönüşür…

Bu okul 2008 yılında 79 yıl sonra “Depreme Dayanıksız” bahanesiyle Yer ile yeksan (temeline kadar yok etmek) edildi.

“En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır. Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmendir. Bizim izleyeceğimiz eğitim siyasetinin temeli önce cehaleti yok etmektir. Diyebilirim ki, genel olarak tüm yurda okuma, yazma öğretmek, vatanını, milletini, dinini, dünyasını tanıyacak kadar coğrafya, tarih, din ve ahlak bilgisi vermek, dört işlemi öğretmek eğitim programımızın ilk hedefidir. Bir yandan cahilliği yok etmeye çalışırken öbür yandan da ülke çocuklarını toplumsal ve iktisadi yaşamda etkili ve yararlı duruma getirmek için gerekli olan ilk bilgileri pratik olarak verme yöntemi, eğitimimizin temel ilkesini oluşturmalıdır. Efendiler, uygar, çağdaş bir toplumun bilim ve kültür yolunda bu kadarla yetinemeyeceği kuşkusuzdur. Milletimizin gelişme dehası ve bundan ötürü layık olduğu uygarlık düzeyine çıkması doğal olarak yüksek meslekten insanlar yetiştirmek ve milli kültürümüzü yüceltmekle olanaklıdır.” Mustafa Kemal Atatürk 1926 meclis Konuşmaları…

O günlerde Kırşehir’in valilikçe haftada bir gün yayınlanan yerel bir gazetesi var. İsmi: “Kırşehir Resmi Gazete” Haftada bir gün arkalı önlü iki sayfa olarak yayınlanan ve sadece 100 adet basılan bu gazete o günün şartlarına göre siyah beyaz ve onlarca kelime, harf hatası olmasına rağmen dolu, dolu şirin siyasi yerel bir gazete olarak çıkıyor.

Devlet eliyle çıkartılan bu yerel gazeteden amaç öncelikle toplumu eğitmek. Devletin ulusalda ve yerelde işleyişini ilk ağızdan halka ulaştırmak. Okuryazar oranını yükseltmek. Okuma ve yazmayı özendirmek.
Geçmişten günümüze yansıyan ve geriye kalan o günlerin tanığı olan 10 Kanunusani (Kasım) 1929 tarihli bu gazeteden bir kesiti siz okuyucularımla paylaşmak istedim. Bu kesit çok önemli bir haber.
Kırşehir valisi Nazım Bey Yenice mahallede halk tarafından kerpiçle yapılan 3 derslikli İlkokul binasının açılışı için Mustafa Kemal Atatürk’ü telgraf metniyle Kırşehir’e davet eder. Bu süreçte kerpiç okulun adı Mustafa Kemal Atatürk ve Silah arkadaşlarının hatırasını yansıtması için adı “Gazi” olarak değişir.
O gün gelir çatar. Okul açılış yapılacaktır. Vali Nazım Bey Mustafa Kemal Atatürk’e davetiye telgrafı çeker. Telgraf metni ve gelen cevap aynı gazetede yayınlanır.

“Kırşehir Resmi Gazete” Manşet: ‘Gazi İlk mektebinin açılışı… Millet mekteplerinin küşadı münasebetiyle Reisicumhur hazretlerine vali beyefendi tarafından keşide edilen telgraf sureti.’
Davet Metni:

“Reisicümhur hazretlerine. Eseri irşatları bulunan millet mektepleri büyük bir şevk ve gururla vilayetin her tarafında küşat olundu. Bütün halk büyük bir sevinçle açtığınız bu nurlu irfan tarîkına koşmaktadırlar. Kalplerinden taşan hissi şükran ve minnetlerinin huzuru devletlerine is’adı temenniyatında bulunduklarını tazımatı mahsusamla arzeylerim efendim hazretleri. Kırşehir Valisi Nazım.”

Mustafa Kemal tarafından Telgrafa verilen cevap:
“Kırşehir Valisi Nazım Beye. Açılan millet Mekteplerine karşı muhterem halkın gösterdiği alaka ve rağbet bu büyük mücadelede muvaffakiyetimiz hakkındaki kat’i kanâtımızı takviye etmiştir. Cümlenize muvaffakiyetler dilerim. Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal.” 

Rahmetli annem bu okulun 3ncü sınıfından 1935 yılında, ben 1963 yılında kızım 1983 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün izlerini taşıyan bu okulun 5nci sınıfından mezun olduk. Bu okul 2008 yılında depreme dayanıksız bahanesiyle yıkıldı. Yıkımdan önce okula ait devasa bahçe daraltıldı. Bu okula ait arşiv yok edildi. Bu okula yapılan muamele aklıma  Kırşehir’in ilçe yapıldığında yağmalanması olaylarını getirdi.

Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci yıkılan Gazi İlkokulu ile ilgili benimle birkaç kez görüştü. “Mustafa abi o arsayı talan ettirmeyeceğim. Aziz Atatürk’ün hatırasını yaşatacağım…” Sözünü verdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün üzerine çıkarak halka hitaben konuşma yaptığı kaya parçasını temsilen granit getirtti. Granit seçimine Belediye Başkan yardımcısı Veli Şahin ile birlikte gittik.  Graniti seçme şerefini bana verdikleri için kendilerine minnettarım. Başkan bahçeci 2008 yılında yıkılan “Gazi” adını taşıyan bu ilkokulun arsasına yeniden 2012 yılında “Gazi” adıyla tekrar can verdi.

Başkan Yaşar Bahçeci Gazi İlk Okulun arsasının talan edilmesine izin vermediği gibi, o alanı Kırşehirliye iade etti.  Kırşehir’in en güzel parkını bu alana yaptı adını da “GAZİ” parkı dedi. Parkın açılış günü konuşmasında “Bu parkın yapılmasında bilgi ve fikirlerini bizlerle paylaşan Kırşehir’in abisi Mustafa abiye teşekkür ederim.” Demişti. Bu sözler bizlere bir teselli ve ödül oldu.

Talana izin vermedi. Bu bir basiret. Bu sahiplenmek. İleri görüşlülük. Hizmet üretmek. Şehri ve halkı ciddiye almaktır. Milletin değerlerine sahiplenmektir.

Mustafa Kemal Atatürk 95 yıl sonra Kurtuluş Meşalesi ile dün Mucur’daydı bugün Kırşehir’de olacak. Bir gece Kırşehir’de kalacak olan Mustafa Kemal Atatürk Kaman üzerinden Ankara’ya geçecektir. Yoğun kar yağışı Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunu önce Sofular köyünde, sonra Beynam köyü çıkışında kesecek ve Mustafa kemal Atatürk bu köyde bir gece köy imamının evinde misafir edilecektir. Ertesi günü Kaman’da yapacağı kısa konaklamanın ardından Ankara’ya 2 gün gecikmeli olarak geçecek kendisini Ankaralılar Dikmen sırtlarında Seymenlerle karşılanacaktır. Geleneksel olan Harbiye koşusu artık 5 yıldır yapılmıyor. Harp Okulunun salonunda yapılan geleneksel öğrenci yoklamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün yaka numarası ‘1283’ okunduğunda bütün öğrenciler artık “İÇİMİZDE” diye bağırmıyorlar.

Kaman ilçesi Mustafa Kemal Atatürk’ün 26 Aralık 1919 günü kullandığı yola “Atatürk Caddesi” adını veriyor. Yıllar sonra 2006’da Kaman’ın ana caddesinde üzerinde Atatürk Caddesi” ibaresi yazılı paslı saç levha sökülecek ve bu caddeye ışıldaklı bir levhayla “Türkler hırsız ve rüşvetçidir.” diyen Japonların Prensleri olan “Prens Mikasa Caddesi” ismi verilecektir. Bu şehre yapılan talandan, milli değerlerin yıkılmasından hiç kimse rahatsızlık duymuyorsa geriye ne söylemek kalıyor ki!
Yarın Kurtuluş meşalesi bu şehirde yanacak. Çok mu önemli. Halk özgürlüğü ve çağdaşlığını siyasetçinin iki dudağının arasına bırakmışsa.

Hoş Geldin Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.