banner245

Liyakat yok, sadakat çok...

Kırşehir’in  yıllarca iş bilmez, torpille  yükselmiş insanlar tarafından yönetilmiş olması nedeniyle liyakat mı yoksa sadakat mı ? sorusu hep kafaları karıştırmaktadır.

Liyakat yok, sadakat çok...

Liyakat yok, sadakat çok...

Kırşehir’in  yıllarca iş bilmez, torpille  yükselmiş insanlar tarafından yönetilmiş olması nedeniyle liyakat mı yoksa sadakat mı ? sorusu hep kafaları karıştırmaktadır.

Yıllarca genel müdür, müdür, müfettiş, uzman, başkanım… diye kararlar alan, kararlar veren ve çok büyük işler yapıyormuş gibi sürekli sosyal medyada gündem yapıp günlerini gün eden bu liyakatsız insanların yarattığı tahribatın hiç de küçümsenecek kadar az olduğunu düşünmüyorum. Oysa şehrimizde işinin ehli olup memlekete birçok iş gücü katacak insanımız var ki anlatamam. Ama biz burada yapılan torpilin tamamen yalakalıkların sonucu olduğunu ve bazı kişilerin koltuk ve masaları sadece işgal ettiklerini biliyoruz. Bu liyakatsiz kişilerin altında çalışmak zorunda kalan çalışanların ve kurumların zarar görmesinin tamamen halkımıza yansımış olması bence şehrimizin geleceğini tehlike altına almaktadır.

Her bir liyakatsiz kişi aslında insanlarımızın geleceğe dair inancını kemiren birer kemirgen gibidir. Bu yüzden yurdun dört bir yanında milyonlarca insan, maalesef dürüst olanın, namuslu olanın, yalan söylemeyenin asla başarılı olamayacağına inanıyor. Oluşturulan bu algıda nesilden nesile istemeden aktarılmak zorunda kalıyor. Böylece liyakat yerine sahibine sadakat öne çıkıyor. Hak etmenin değil biat etmenin önemli olduğu duygusu dalga dalga tüm yurda yayılıyor. Bu da çürümeyi hızlandırıyor her alanda. İşini bilmeyen liyakatsız ve sahibine sadık insanların yaşadığı lüks hayatları gören liyakatlılar kendileriyle çelişki yaşamaya başlıyorlar. Böylece her geçen gün aklı şeytanlığa çalışan insan türü çoğalmaya başlıyor. Yaşamın herhangi bir noktasında başlayan haksızlık, var olan sistemin topyekûn çökmesine sebep oluyor.

Zaten her şey çığırından çıkmış. Birilerinin, eskileri sürekli döndürüp tekrar benzer kurumların başına getirmeleri, o kurumların daha da zarar görmesini tetikliyor. Eskiden kalma hesaplaşmalar peşinde koşanlar bugüne kadar çalıştık bundan sonra yatma zamanı diyenler mi dersiniz? Yoksa alın terini ve fedakârlığı ortaya koyarak toplumumuz için çabalayan liyakat sahibi bireyler mi? Hani bir laf var ya eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı. Oysaki yağan nur değil de taş olarak başımıza yağıyor…. Sorun, doğru bildiğini yapmakta, doğru olanı değil…Ve yöneticilerin yaptığı emek hırsızlığı, mangalda kül bırakmayan edebiyat esnaflığı…
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.