banner245

Markaya değil, insanlığına bak...

Yöneticilik yapmak toplum yararına yapılan fedakarlık isteyen bir iştir.Toplumun birlikte yaşaması için asıl olan ortak işlerini kamu adına yapmak, gönüllü olarak sorumluluk üstlenmektir.

Markaya değil, insanlığına bak...

Markaya değil, insanlığına bak...


Yöneticilik yapmak toplum yararına yapılan fedakarlık isteyen bir iştir.Toplumun birlikte yaşaması için asıl olan ortak işlerini kamu adına yapmak, gönüllü olarak sorumluluk üstlenmektir.

Bu nedenle bu sorumluluğa girenler kendini aşan ,toplumsal bilinci  ve kamusal sorumluluğu gelişmiş kişilerin olması gerektiğini biliyoruz..

Bireysel çıkarlarını bir kenara bırakarak ,bilgisini zamanını ve tecrübesini kamu yararı için harcamaya çalışan kişiler olmalarını da boyunlar borcu olarak görmelerini her zaman istiyoruz. 
Özel sektörde olsun devlet kurumlarında olsun iş gücüne ihtiyaç duyulan alanlarda ve kurumdaki verimi artırmak için çeşitli görevlerde çalıştırılmak üzere, yönetici, müdür, birim sorumluları gibi pek çok alanda işinin erbabı tecrübeli elemanlar tercih edilmelidir. 

Lakin bu yönetici ve çalışanlar istihdam edilirken yakışıklı mı, güzel mi, boyu posu yerinde mi diye kimseye hak etmeyeceği görevler verilmemelidir. Haa verilirse ne olur? Görevini yaparken kendi şahsi çıkarlarını gözetir, verim alınacağı yerde çalışma koşullarını zorlaştırır ve orada idareci olmaktan çıkıp idare edilen bir konuma gelir. 

İşler sarpa sarar, onarılması zor hasarlar açılır, çalışanlar kutuplaşır, gergin, mutsuz bir çalışma ortamı oluşur. Şu bir gerçek ki yönetim biçimi bir ekip işidir. 

Yöneticilerin başarılı olabilmesi için kendi ekiplerini oluşturmaları gayet normaldir. Günümüzde devlet içerisinde birçok illegal yapı halen temizlenememiştir. 

Örneğin kamu hizmeti veren bir kurumda devlet karşıtı bir yapılanma varsa ve biz vaktimizi bu yapıya harcarken asıl vazifemizi  
de aksatmadan yürütmeliyiz. Haa bu yapılarla mücadele etmeyecek miyiz? 

Tabiî ki kim devletimize zarar veriyorsa, devlet karşıtı illegal bir yapıyı destekliyorsa bunların elenmesi ve temizlenmesi gerekir. 

Yani bir organ kangren olmuşsa bütün vücudu sarmadan o organı kesip atmalıyız ki geri kalan zararı engellemiş olalım.  

Artık duygularımızı bir kenara koyup devletimizin yanında olmak hepimizin ortak vazifesidir.  Gelişen ve güçlenen ülkemizde artık liyakatli, işinin erbabı ve yaptığı işin sorumluluğunda olan kaliteli yöneticiler tercih edilmelidir. 

Devlet ve kurum çıkarlarını kendi çıkarlarına alet edip menfaatlerini düşünen ‘Ben konumumu koruyayım da ne olursa olsun.’ diyen insanların arkasından gidilmemelidir. Artık silkinelim ve kendimize gelelim. 

Bu vatan, bu devlet, hepimizin. Kim  taş üstüne taş koyarsa Allah ondan razı olsun. Kim de devleti zarara uğratıyor veya devletin karşısında ise Allah’ın gazabı üzerine olsun.

Başka ne denir...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
pars - 4 yıl önce
helal abi kalemine saglık. kurumlarda idarecilerden çok müdürler var yıllarını meslege adamış adamlar dururken adam kılıklıları tepeden atarlar daha sonrada nerde yanlış yaptık diye dövünür dururlar olan yine çalışana vede halkımıza olur