Millet bıktı, sizler bıkmadınız

Bu millet, “Şu giderse bu gelir” kurnazlığından bıktı. Çakmalar gidecek yerine işin ehli liyakat sahibi insanlar elbette gelecek, korkunun ecele faydası yok. Devletin omurgasını oluşturan kurumları yıpratan, işine sahip çıkmayan, liyakat sahibi olmayan insanlara seslenmek boynumun borcu olsa gerek diye düşünüyorum.

Millet bıktı, sizler bıkmadınız

Millet bıktı, sizler bıkmadınız

Bu millet, “Şu giderse bu gelir” kurnazlığından bıktı. Çakmalar gidecek yerine işin ehli liyakat sahibi insanlar elbette gelecek, korkunun ecele faydası yok. Devletin omurgasını oluşturan kurumları yıpratan, işine sahip çıkmayan, liyakat sahibi olmayan insanlara seslenmek boynumun borcu olsa gerek diye düşünüyorum.

            Sizler o kurumların başına getirilirken, sizi o makamlara getirenler acaba hiç düşündü mü? Bu insanlar idareciliğin ağırlığını kaldırabilecek vasıflarda mı, kendini yetiştirmiş işinin ehli, farkındalık yaratan bir kişi mi? Yoksa ahbap dost ilişkisiyle, sallabaşını al maaşını düşüncesiyle getirilen insanlar mı?

            Değerli okurlarım, ülkemizin ekonomisi dar boğaza girmiş, tarım ve hayvancılıktaki sorunlarımız giderek artmış, kurumlardaki israf artmış, eğitim sistemimiz yapboz tahtasına dönmüştür.

Yukarıda bahsettiğim ve sayamayacağım bir sürü olayın sorumluluğunu sadece devletin sırtına yükleyeceğinize, bomboş oturup sosyal medya fenomeni olacağınıza işlerinizi takip edip şu memlekete Allah rızası ve gelecek nesiller için çaba sarf etseniz daha doğru olmaz mı? Yaptığınız işte bir samimiyet, bir gönül bağı koyabiliyorsanız, bu millete ve insanlığa her daim faydanız dokunacaktır.

İnsanoğlu ne yaparsa yapsın önce vicdanını sorgulayacak. Vicdanın olmadığı yerde vurgunculuk da olur, hırsızlık da. Bu manada olaylara bakınca görüyoruz ki, toplumun vicdanlı insanlara ve liyakatli yöneticilere ihtiyacı var.

Çalışan üreten toplum olmalıyız ki, geleceğimiz aydınlık olsun. Oturduğu makamları kuru kuruya işgal edenler yüzünden geri gidiyoruz. Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği 2023 ve 2071 hedeflerine ulaşabilmemiz için amiri, memuru, işçisi, esnafı yanı topyekûn milletiyle çok çalışmamız lazım. Bırakın geri gitmeyi yerimizde saymaya dahi tahammülümüz yok artık.

Fırsatçılık almış başını gidiyor. Kıt kanaat geçinen insanımız varken bu fırsatçılık neyin nesi? Fiyatlar alakasız yere yükselmiş. Ne hikmetse üretici hala aynı fiyattan satarken aracılar üzerine eklemiş de eklemiş. Devlet nereye kadar denetleyecek kardeşim. Biraz da insanın içinde olacak vicdanında olacak, el insaf. Fakiri fukarayı yalnız devlet mi gözetecek? Hani komşuluk, hani eş dost, hani insanlık?  Fırsatçılık Müslümanlığın neresinde onu da anlamış değilim. Sadece dilimizde değil, alışverişimizde, çalışma hayatımızda yani kısacası hayatımızın her anında Müslüman gibi yaşamalıyız.

 “Devlet malı deniz yemeyen keriz” düşüncesiyle ile yola çıkarak bir yerlere varmayız. Bu devlet hepimizin ve hepimiz aynı geminin içindeyiz. Dolayısıyla gemi batarsa içindekiler de batacak! Öyleyse aklımızı başımıza alalım. Size bel bağlayanların, sizden medet umanların yerine kendinizi koyup düşünün. Nasıl sizler kendinizi keriz yerine koydurtmak, pahalı malları almak istemiyorsanız, sizler de halkı keriz yerine koymayacaksınız. Sözün özü, kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız, muhatabınıza da o şekilde davranmalısınız.
Hakkı MAHLUT
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.