Ömür, bir mevsim...

Bahar bitti, yaz gitti, sonbahar geride kalıyor, Kırşehir’e kış geldi yüksekler karı gördü.

Ömür, bir mevsim...

Ömür, bir mevsim...

Bahar bitti, yaz gitti, sonbahar geride kalıyor, Kırşehir’e kış geldi yüksekler karı gördü.
Üreticiler mahsullerini toprakla buluşturdular, mahsul ekim işlerini bitirdiler.
Sonbahar mevsimi biraz kurak geçiyor, çiftçi biraz tedirgin görünüyor.
Allah’tan umut kesilmez, ne dilerse o oluyor, onun için bize sabır ve dua etmek düşüyor.
Yaz günlerinde kalma sonbaharın güneşi azda olsa etkili oluyor.
Hafta sonu Kırşehir’de güzel bir hava vardı.
Avcılar kuşanmış yaban hayvanları peşindeler.
Mevsimin son ürünlerinden olan kırağı yemiş elmalar, ayvalar toplanıyor.
Pancarlar sökülüyor, tarlalar nadasa bırakılıyor.
Yapraklar dökülüyor etraf, gazel oluyor, çöpçüler topluyor.
Bağlar, bahçeler etrafa sararmış bir görünüm veriyor.
Ülkemizde her mevsimin güzelliği bir başka oluyor.
Mevsimin son güzelliği yerini kışa bırakıyor.
Kırşehirliler artık kışa gel diyor.
Kışın hazını almak istiyor.
Allah’a ne kadar şükretsek az bize, 2016 yılında baharı yaşattı, yazı gösterdi, sonbahara kavuşturdu, şimdide kışı bekliyoruz. 
Mevsimlerde insan ömrü gibi baharı, yazı, sonbaharı, kışı var.
Canlı baharın doğuyor, yazı yaşıyor, sonbaharı en güzel şekilde değerlendiriyor, ömrün son demleri kışı bekliyor.
İnsanın ömrü de bir yıl içerisinde gelişen mevsimler gibi.
Ömür bir yılda dört mevsimi andırmakta.
Baharın gelişiyle toprak yeniden suyu buluyor, yeryüzüne yeniden can geliyor.
İnsanın oluşumu da bir bedende su yürüyor, ete kemiğe bürünüyor, ana bedeninde can buluyor.
Doğum oluşumu gerçekleşip ana kucağında çiçek oluyor. 
İnsan dünyaya gözleri açan bahar mevsimi gibi, hayatın baharını yaşıyor.
Her tarafa gülücükler saçıyor.
Kokusuyla, rengiyle, cıvıltısıyla, uçuşuyla, koşuyla etrafa bir müzik oluyor.
Mevsimler nasıl yerinde durmuyorsa çocuk büyüyor genç oluyor.
Yaz geliyor gelişen beden hayat da yeni hedefler keşfediyor, gençliğin enerjisiyle dünyaya hükmediyor.
Ben varım diye her yerde olmak istiyor.
Mevsimi en güzel yaşamaya çalışıyor.
Güneş en tepede vuruyor, sıcaklar artıyor, her şey olgunlaşıyor meyveye duruyor.
Gençlik olgunlaşıyor, önünü görüyor.
Mevsim sonbahar dönüyor.
Seçilmiş oluyor, Bürokrat oluyor, fabrikatör oluyor, dünayı hep bana kalacak sanıyor, birden saçlar beyazlıyor emekli yaşı geliyor, oğlan, kız büyüyor onların derdi sarıyor.
Dallar gazel olup yapraklarını döküyor, insanın derisi yaşlanıyor, dişler takma oluyor, kalp tekliyor, tansiyon şeker yükseliyor. 
Ha bugün, ha yârin derken kış kapıya geliyor.
Ömürden bahar bitmiş, yaz gitmiş, sonbaharda bitmek üzereyken bedende yaşlılık belirtileri başlıyor, bel bükülüyor, bacaklar tutmuyor, göz görmüyor, kulak duymuyor, unutkanlık başlıyor geçmişe dönüp bir ah çekiyor.
Bacaklar çekmiyor el bastona düşüyor.
Bir köşede unutulmaya yüz tutuyor.
Ömür dediğin nedir ki diyor.
Dün gitti, bugün akşam oluyor, yârin var mı ki.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.