Omura'ya 'Yükselen Güneş Nişanı ' verildi

Japonya, Kırşehir'deki Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Başkanı Dr. Omura'ya, "Altın ve Gümüş Işıklar, Yükselen Güneş Nişanı" verdi.

Omura'ya 'Yükselen Güneş Nişanı ' verildi

Omura'ya 'Yükselen Güneş Nişanı ' verildi

Japonya, Kırşehir'deki Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Başkanı Dr. Omura'ya, "Altın ve Gümüş Işıklar, Yükselen Güneş Nişanı" verdi.

Japonya, Kırşehir'deki Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Başkanı Dr. Sachihiro Omura'ya, 30 yılı aşkın süredir çalışmalarını yürüttüğü Türkiye ile ülkesi arasındaki dostluk ilişkilerine yaptığı katkılar nedeniyle "Altın ve Gümüş Işıklar, Yükselen Güneş Nişanı" verdi.
Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Hiroshi Oka'nın ev sahipliğinde düzenlenen davete, Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Murat Ateş, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mahmut Kocameşe, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu, Kırşehir Valisi Necati Şentürk, Dışişleri Bakanlığı Doğu Asya Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kıvanç, Ankara'da görev yapan çok sayıda diplomat ve gazeteci katıldı.
Törende konuşan Büyükelçi Oka, Japonya devlet nişanına layık görülen Dr. Omura'nın, 1985'ten bu yana Kaman Kalehöyük, Yassıhöyük ve Büklükale'de kazı çalışmalarına önderlik ederek Anadolu'nun yaklaşık 4 bin yıllık kültür kronolojisini hazırladığını belirtti.
Büyükelçi Oka, Omura'nın Kırşehir'in Kaman ilçesindeki Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü'nde arkeolojik çalışmaların yanı sıra, bölge halkının ve genç araştırmacıların eğitimi, çocuklara arkeolojiyi sevdirecek faaliyetlerin yürütülmesi ile de ilgilendiğini vurguladı.
Oka'nın konuşmasının ardından, Omura'ya verilen devlet nişanına ilişkin berat metni okundu ve devlet nişanı rozeti takdim edildi.
Kendisine verilen devlet nişanı dolayısıyla büyük onur duyduğunu dile getiren Omura, Türkiye'ye ilk defa 1971'de geldiğini aktararak, "Bundan 45 yıl önce Türkiye hükümetinden burs alarak geldiğim Türkiye'de en büyük hedefim arkeolojik kazı çalışmalarına katılmaktı." diye konuştu.
"Japonya’ya karşı bütün dünya düşman olsa Türkiye düşman olmaz. "
Dr. Omura konuşmasına şöyle devam etti:
"Biz Kırşehir bölgesinde 1500 tane kazı bölgesi tespit ettik. Bu bölgede 10 bin senelik tarih var. 10 bin senelik tarih dünya tarihidir, sadece Japonya’nın tarihi değil. Yunanistan’da da var, İran’da da var. Fakat Anadolu bambaşka. Bunu bilmek lazım. Bunun merkezinde kazı yapmak Prens Mikasa’nın fikriydi. Yani bize altın para lazım değildi. 1986 yılında Prens Mikasa’nın gelmesiyle kazı çalışmaları başladı. Kazı çalışmalarına sembolik bir kum tepesi yapıp, sembolik olarak kazacaktık. Prens Mikasa geldi ve sembolik kum tepesini kazmaya başladı ve hemen eser çıkmaya başladı. Çok büyük bir şanstı bu. Kazma işini yavaş yavaş yapmak lazım. Japon ve Türk arkadaşlar ile 10-12 metre aşağı doğru kazdık. Bu süreçte 3 bin senelik kültür, en az 30 şekil tesbit ettik. Aşağılara doğru indiğimizde sürekli farklı şekiller tespit ettik onun için Anadolu bir başka. Özellikle Kırşehir bir başkadır. En az 10 bin sene burada tarih var. İnşallah insanların oturduğu yere kadar ineceğiz. Fakat şimdiye kadar 32 sene geçti daha 70 sene daha lazım. Benden sonraki arkadaşlar bunu yapacaktır. Dünya tarihinde demir 3200 sene önce kullanılmış, dünya tarihinde böyle yazıyor. Fakat Kaman’da 4300 sene önce demir kullanıldığını görüyoruz. Demir çıkmaya başladı. Bu bambaşka bir olay. Bunu bilmek zorundayız biz. 70 senede hedefimize ulaşacağımızı düşünüyoruz. Arkeolojik kazılarımıza 1986 yılında bir prefabrik kamp kurarak başladık. 1989 yılında Japon Bahçesi yapmaya başladık 1993 yılında açılışını yaptık. Açılışa Prens Mikasa da geldi. Sonbahar’da bu bahçemizi görmenizi isteriz. O kadar güzel gerçekten. 1998 yılında Prens Mikasa geldi ve Anadolu Arkeoloji Enstitüsünü açtı. Biz bundan sonra bütün işlerimizi gençlerimize bırakmak zorundayız. Bunun için kamptan ziyade enstitüye ihtiyaç vardı. Çıkan malzemeleri, eserleri sergilemek ve Türkiye’ye bırakmak zorundayız. Bilgi’nin de Türkiye’de kalması lazım. Onun için gençlerimize bırakmamız lazım. Ondan sonra arkeoloji ileriye gider. Ben her cumartesi günü çocuklara ders veriyorum. 1- 1,5 Saat ciddi şekilde ders vermek lazım. Hem Türk öğrencilere hem yabancı öğrencilere. Yalnız seramik değil hayvan kemiği de olsa, insan kemiği de olsa onun üzerinde uzman olmak lazım. Onun için ders vermek lazım. Kazının bulunduğu alanda ders vermek lazım. Çıkan malzemelerden örneklerle ders vermek lazım. Çocuklarımıza ciddi şekilde anlatmamız lazım. Çocuklarımız gerçekten çok önemli ve değerli. Japonya’nın her tarafında enstitümüzü anlattım ders verdim. O Başbakandı Sn. Recep Tayyip Erdoğan enstitümüzün açılışını yaptı. Tahsin Hocamız ile çalışmalarımıza devam ettik. Bize bütün kitaplarını bıraktı. Sonra Prenses Akiko geldi ve Müze’mizi açtı. Arkeologlar olarak bulduğumuz eserlerimizin sergilenmesi bizim için önemlidir. İşte onun için Müze’miz bizim için çok önemlidir. Geçen sene sadece Mayıs ayında müze ve bahçemize 10 bin ziyaretçimiz gelmiş. Bu kadar güzel işin gerçekleşmesinde en çok çalışma arkadaşlarımıza, Kaman halkına ve tüm Türkiye’ye teşekkür etmek lazım. Şunu da özellikle belirtmek isterim ki Japonya’ya karşı bütün dünya düşman olsa Türkiye Japonya’ya karşı düşman olmaz. Hepinize çok teşekkür ediyorum" dedi.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.